19.02.2021, 19:07

Abdülhamid “Kızıl Sultan” mı, İttihatçılar “Hürriyet Kahramanı” mı? Siyasi Söylemde Tarih Problemi.

Matematik profesörü bir arkadaşım tarihe çok meraklı. İkide bir bana yazılar, videolar bulup gönderiyor.

Son gönderdiği, rahmetli Turgut Özal’ın bir videosu. Rahmetli Özal ilkokulda okurken ders kitabında Sultan II. Abdülhamid için “Kızıl Sultan” diye yazıldığını, bunu dedesine okuduğunu, Sultan Hamid dönemini görmüş olan dedesi ise bu bilgilerin külliyen yalan olduğunu söylemiş. Özal dedesine “kitaptan daha mı iyi bileceksin!” diye tepki göstermiş. 

Daha sonraki hayatında, yurtiçinde ve yurtdışında okuduğu kaynakların da etkisiyle dedesinin haklı olduğunu anlamış.

“1908’den 1918’e kadar koskoca imparatorluğu bozuk para gibi harcamış İttihatçılar ‘Hürriyet Kahramanı’, neredeyse tek bir karış toprak kaybetmemiş Sultan Abdülhamid ‘Kızıl Sultan’, öyle mi?” diye tepki gösteriyor rahmetli Özal, konuşmasında. Ve dinleyiciler onu alkışlıyor.

Daha bir gün önce bir fizikprofesörü komşumla yürüyüş yaptık. O da tarih konularına çok meraklı. Bu merakını gidermek için özellikle ve yalnızca Necip Fazıl Kısakürek, Kadir Mısıroğlu ve Mustafa Armağan’ın yazdıklarını okumuş, videolarını seyretmiş.

O da bana “Atatürk İngilizlerle anlaşmış, Türkiye Cumhuriyetini öyle kurmuş diyorlar, doğru mu?” diye soruyor. Bu söylemin arkasında, aslında bir Kurtuluş Savaşının olmadığı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeyi İngilizlere sattığı ithamı var.

Bu sıraladığım üç örnek gibi ve bunun çok daha fazlasını gündelik hayatımızda, siyaset veya kültür hayatımızda etkili olan kişilerden de günlük olarak duyuyoruz.

İşin aslına bakacak olursanız, Sultan Abdülhamid, Jön Türkler konusunda veya Kurtuluş Savaşı konusunda o kadar çok yazılmış bilimsel eser var ki burada bir açıklama yapmaya bile gerek yok.

Ama sözünü ettiğim arkadaşların bu bilimsel literatürü okuma imkanı yok. Okumaya kalksalar ya anlamazlar, ya da sıkılarak ikinci sayfaya geçmeden bırakırlar. Ya bir siyasetçiden, ya da bir şairden veya popüler tarihçiden okudukları yalan yanlış bilgilerle donatılmış zihinleri.

Ben burada bu bilimsel literatürü özetleyerek ve arkadaşlarımın da anlayacağı kısalıkta ve sadelikte görüşlerimi yazmak istiyorum.

  1. Sultan Abdülhamid “Kızıl Sultan” değildir. Tersine İmparatorluğu kurtarmak için olağanüstü bir gayret göstermiştir. Büyük reformlar yapmış, önemli askeri ve sivil okullar açmış, İmparatorluğun ayakta kalması için olağanüstü derecede diplomasiye önem vermiştir.
  2. Sultan Abdülhamid döneminde bir karış bile toprak kaybedilmedi iddiası büyük bir yalandır. Sultan Hamid döneminde yaşanan Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonunda Edirne dışındaki Balkan toprakları kaybedilmiş, İngiltere’nin araya girmesiyle birlikte kaybedilen toprakların bir kısmı tekrar reform yapma şartıyla Osmanlı’ya bırakılmıştır. Sultan Abdülhamid döneminde kaybedilen topraklar Romanya’nın Karadeniz Bölgesi (Dobruca), Bulgaristan’ın neredeyse tamamı, Sırbistan’ın Niş ve güney bölgesi, Karadağ’ın yarısı, Yunanistan’ın Tesalya bölgesi, Kars, Ardahan, Batum, Artvin gibi bölgeler; ayrıca Sırbistan, Romanya ve Karadağ bağımsızlık ilan etmiştir. İngiltere Mısır ve Kıbrıs’ı almıştır. Girit’ten Osmanlı ordusu çekilmiş, Makedonya diye adlandırılan bölgede özel bir yönetim oluşturulmak zorunda kalınmıştır.
  3. 93 Harbine Sultan Abdülhamid girmek istemiyordu, Midhat Paşa onu savaşa girmeye zorladı söylemi de Midhat Paşa’ya iftiradır. Savaş kararının verildiği zaman Midhat Paşa çoktan azledilmiş ve İstanbul’dan uzaklaştırılmıştı. Sadrazam; padişahın kendi atadığı ve güvendiği bir bürokrattı ve padişaha “Eğer savaşa girmezsen, korktu derler, biraderin Sultan Murad’ı tekrar başa geçirmeye çalışırlar” mealinde telkinlerde bulunuyordu. Dışişleri Bakanı Safvet Paşa’nın muhalefetine rağmen büyük güçlere rest çekilerek savaşa girilmiştir. Özetle savaşa girme iradesi ve sorumluluğu doğrudan Sultan’a aittir. Başka seçeneği var mıydı, ayrıca tartışılması gereken bir sorudur.
  4. İttihatçılar 1908’de anayasanın ilanı, mebuslar meclisinin açılması, çok partili sistemin kurulmasını sağlamaları nedeniyle “hürriyet” kahramanlarıdır. İmparatorluktan Cumhuriyete geçişte hem yapmış oldukları reformlar, hem de Kurtuluş Savaşını örgütleyecek insan potansiyelinin yetişmesinde büyük katkıları vardır. Hepsi Sultan Abdülhamid gibi vatanperverdir ve bu uğurda canlarını vermekten çekinmemişlerdir. Çoğunluğu şehit olarak ölmüştür.
  5. Birinci Dünya Savaşına girişte tüm hükümet sorumluluğunun İttihatçılarda olduğu doğrudur. İmparatorluğun varlığını ve birliğini koruma konusunda başarılı olamadıkları, kalan Balkan toprakları ve Arap coğrafyasının kaybedilmesinin onların zamanında gerçekleştiği doğrudur. Bununla birlikte, Birinci Dünya Savaşına girmemek gibi bir seçeneklerinin olup olmadığı ayrıca tartışılması gereken bir konudur.
  6. Mustafa Kemal ve ekibi tam bağımsızlıkçı bir hareket başlatmışlardır. İngilizlerle değil SSCB ile iyi ilişkiler kurarak İngilizlere (ve onların öne sürdüğü Yunan ordusuna) karşı büyük bir savaş vermişlerdir. Ülkede kontrolü sağlamak ve işgalcileri “milli sınırlar”dan çıkarmak konusunda tavizsiz ve oldukça sert bir politika izlemişlerdir. Sonuçta başarılı olmuşlardır. Bu başarı onlara kimse tarafından hediye edilmemiştir. Hem içerdeki muhalefeti hem de dışardaki düşmanlarını eze eze bu başarıyı elde etmişlerdir. Elbette ki kurduğu rejim ve daha sonra takip ettiği siyaset dönem dönem değerlendirilip tartışılabilir.İslami hassasiyetleri olduğunu iddia eden kimselerin Mustafa Kemal’e bu kadar kolay iftira atmaması beklenir. Çünkü iftira İslam’ın en büyük yasaklarındandır.

Son olarak, Abdülhamidci, İttihatçı tartışması günümüze kadar devam etmiştir. Özellikle iktidar-muhalefet rekabetinde söylem olarak önemli bir işleve sahiptir. Bu nedenle tarihçiler ne yazarsa yazsın, hangi eserleri ve belgeleri ortaya koyarlarsa koysunlar, siyasi ajandası olanların söylemi değişmeyecektir.

Çünkü tarih siyasi söylemin araçlarından biridir. Seçmeni mobilize eder ve oy davranışını etkiler. Bu nedenle hangi söylem daha etkili olacaksa o söylem tercih edilmektedir.

En etkili söylemler de siyah ve beyaz zıtlığını veren söylemlerdir. Maalesef…

Yorumlar (4)
Selahattin GEMİCİ 1 hafta önce
Sevgili Mehmet Hocam, ben de diğer arkadaşların gibi tarihe çok meraklıyım. Taa İlkokuldan belki aileden beri. Tarihi bilgi derinleştikçe ister istemez ideolojik doktrinlerin etkisi ile olsa gerek düşünce ve eylem biçimi de değişmektedir. Tıpkı sizin işaret buyurduğunuz gibi tarih, tarih olmaktan çıkıyor, siyasetin temel malzemelerinden biri haline gelebiliyor. Durum böyle olunca da toplumsal ayrışmalar kaçınılmaz oluyor. Her ne olursa bu durum tarih bilmenin önemini ortadan kaldırmadığı gibi aksine onu daha da önemli hale getirmektedir. Doğruluğu konusunda çok fazla bilgim yok lakin tarihçilerden hep duyduğum bir söz vardır..."Batıda tarih bilmeyeni devletin başına getirmezler" diye. Belki Trump istisna olabilir!... Abdülhamit Meselesi konusundaki kanatlerinize katılıyorum.
Selam ve Sevgiler.
Adnan Atalay 1 hafta önce
Kalemine sağlık hocam. Okuduğum kitaplarla örtüşen bilgiler versin.
TEŞEKKÜR ederim.
Hakan Özdemir 1 hafta önce
Güzel ve doyurucu bir özet vermişsiniz hocam.
Tarihçilere tarih anlatan/öğretenlerden siz de muzdaripsiniz muhtemelen...
Adem Demir 6 gün önce
Okumayı sevmeyen bizler için, okunabilecek uzunlukta ve herkesin anlayabileceği bir özet olmuş. Kaleminize sağlık sayın hocam...
banner331
5
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 01 Mart 2021
İmsak 06:07
Güneş 07:32
Öğle 13:21
İkindi 16:28
Akşam 19:01
Yatsı 20:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 23 24
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 26 50
3. Leicester City 26 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 24 40
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 24 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 26 33
14. Southampton 25 30
15. Burnley 26 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 26 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@