Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde (AİÇÜ) Dünya Fikri Mülkiyet Günü çerçevesinde üretici düşüncenin yansıması olan fikri emeğin önemini vurgulamak maksadıyla “Dünya Fikri Mülkiyet Günü” Paneli gerçekleştirildi.

Gözden kaçırmayın

Corendon Airlines Tahtalı Run to Sky ödül töreniyle sona erdi Corendon Airlines Tahtalı Run to Sky ödül töreniyle sona erdi

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde (AİÇÜ) Dünya Fikri Mülkiyet Günü çerçevesinde üretici düşüncenin yansıması olan fikri emeğin önemini vurgulamak maksadıyla “Dünya Fikri Mülkiyet Günü” Paneli gerçekleştirildi.

AİÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Günseli Çeçen Konferans Salonu’nda gerçekleşen panele, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı. “Dünya Fikri Mülkiyet Günü” panelinin moderatör ve panelisti olan İİBF Dekanı Prof. Dr. İdiris Demirel ‘Fikri Mülkiyet: Felsefi ve Eleştirel Yaklaşım’ başlıklı konuşmasında felsefi bir bakış açısıyla düşünüldüğünde günümüzde bir meta haline gelen fikri mülkiyetin, özel mülkiyet, telif hakkı ve kapitalizm ile ilişkili olduğunu belirtti. Prof. Dr. Demirel, çok geniş bir alanı kapsayan fikri mülkiyete örnek olarak Coğrafi İşaretli malların da girdiğini, bu bağlamda Ağrı’da Abdigör Köftesinin coğrafi işaretli ürünler arasında yer almasının ürünün telif hakkının korunmasını sağladığını söyledi.

‘Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Hukuku ve Türkiye’ konulu sunumunda Dr. Öğr. Üyesi Emrullah Ataseven, eserlerin meydana gelmesiyle oluşan doğal bir durum olan ve 1709’da İngiliz Parlamentosu tarafından kabul edilen kanunla eser sahibinin korunmasını sağlayan telif hakkı ile ilgili Türkiye’de de önemli gelişmelerin olduğunu fakat Avrupa Birliği tarafından kabul edilebilir düzeyde olmadığını belirtti.

‘Che Guevera’dan Neşet Ertaş’a, Güncel Fikri Mülkiyet Sorunları’ konulu sunumunda Dr. Öğr. Üyesi Halil Akkurt, fikri mülkiyet hakkının kullanımını Che Guevara’nın dünyaca ünlü fotoğrafı ve ünlü halk ozanı Neşet Ertaş’ın eserleri üzerinden örneklendirerek, eserlere yönelik telif hakkının 70 yılla sınırlı olduğunu, bu sürenin sonunda eserlerin sınırsız bir şekilde çoğaltımının yapılabildiğini ve buna en iyi örneğin Küçük Prens kitabının olduğunu söyledi.

Panel, soru cevap bölümü ile sona erdi.