Aile;  bir kadın ve erkeğin yasalarla belirlenmiş medeni kanununlar çerçevesinde  evliliklerinde hiç bir engel görünemeyen neticesinde şahitlerin huzurunda  yapilan nikah akdi ile resmileştirilen daha sonra kan bağına dayanan  anne ,baba, çocuklardan oluşan toplumun en küçük  yapı taşıdır.Ülkemizde erkek ve kadın sadece bir kişiyle resmi olarak evli olabilirler.  Anadolu'nun bazı kesimlerinde erkeklerin birden fazla bayanla imam nikahı ile evli oldukları görünmektedir.

Ülkemiz de ve Avrupada  nikah dışı birlikteliklerle oluşan milyonlarca aile yapısı vardır.

Aile bireyin ve toplumun fonksiyonlarında en temel öğedir.Bireyin yaşamında çok önemli bir yer tutan temel ihtiyaclarımız  olan  beslenme,barınma, yaşama, eğitim, bakım, sevgi ihtiyacı, duygusal değişim,piskolojik gelişim, kültürel değerleri kazanma gibi temel ihtiyaçların karşılandığı yerdir. İnançların,ahlaki davranışların , yardımlaşma ve dayanışma, paylaşma gibi maddi ve manevi değerlerimizin aşılandığı yerdir. Bireyleri sevgi ve şefkatla toplumsal hayata hazırlayan bir okuldur.

Aile kurumunun en önemli niteliği sevgi, saygı, hoşgörü odaklı bir ilişkiler dünyası olmasıdır.

Aile bireylerinin huzurlu bir ortamda yetişmesi toplum adına çok önem arz etmektedir.

Çünkü aileler toplumun yansımasıdır.

Aile ve toplum arasındaki ilişkiyi:

"Aile bir ocaktır.

Orada pişen şeyler ya toplumu zehirler ya da şifa olur." sözüyle  doğru ifade etmiş oluruz.

Aile bireylerinin kendini en çok güvende hissettiği kendine ve diğer bireylere sevgi duymasını,kimlik kazanması, kişilik gelişimini,sosyal becerileri geliştirmesini ve topluma adaptasyon sürecine olanaklı hale getiren kurumdur.

Ailedeki her birey duygu ve düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmelidir.

Sınırları kapalı yeterince sağlıklı  iletişimin olmadığı duygu ve düşüncelerini rahat ifade edemeyen her bireyin kendi dünyasını yaşadığı bir aile yapısında,zamanla bireylerde farklı sıkıntılar oluşmaya başlar.Bu sıkıntılar arasında depresyon, endişe ve huzursuzluklar  düşmanlık duyguları, suçluluk hisleri gibi  duygulara çok sık rastlanır.

Bunun dışında sınırları açık iletişimin rahat olduğu

Ve aile bireylerinin kendilerini rahatça ifade edebildiği ailelerde iyi niyet , karşılıklı anlayış ve işbirliği,ortakdüşünceler,birbiri için fedakarlık, birbirine saygı sevgi ve samimiyet, geleceğe güven  ile bakma hâkimdir.Aile içi iletişim gayet açık ve nettir.

18.yy da sanayi devrimi ile başlayan daha sonra 20.yy postmodernizm etkisi ile

Aile yapılarında devrim niteliğinde gelişmeler değişimler meydana gelmiştir.modern toplumlarda tarihsel  süreç içinde insan topluluklarında yaşam biçimlerinde ve Aİle yapılarındaki değişim, teknolojik gelişimin kitle iletişim alanlarına yansımasıyla medya ve kitle iletişim araçları hayatımızın her alanına etki ettiği gibi aile yapımızda da büyük güce sahiptir.modern çağın bir gerçeği olan medya, sanal alem, internet ve teknoloji dünyası toplumun her mecrasına etki ettiği gibi aİleyapısınıda etkilemiştir.

Bilgiye ve arzulanan dünyada yaşanan her türlü olaya anında ulaşma ve paylaşma düşüncesi insanı teknolojiye mahkum etmektedir. Günlük hayatımızda zamanımızın büyük kısmını sosyal medya (Facebook, Twitter, Instagram vs.) da geçiyoruz.

Teknoloji internet bağımlılığı çocuğun,gencin , yetişkinin, fiziksel, psikolojik, Sosyal ve bilişsel gelişimini olumsuz etkiliyor.Bu bağımlılık önce bireyi bireyden aileyi ve aileden tüm toplumu etkisi altına alarak toplumun çökmesine zemin hazırlamaktır.

Aile yapımıza ve toplumun bütünlüğüne,zarar veren her türlü tehlikelere karşı sanal alemin cazibesin den kurtulup, Reel dünyanın gerçekliğini farkına varmak gerekir. Bireylerin ahlaki ,ruhsal ve psikolojik çöküntülerini önlemek, daha  bilgili , düşünen , araştıran sorgulayabilen donanımlı bireyler  inşa edebilmek için öncelikle Sağlıklı bir aile içi iletişim olmalıdır.

Bu sağlıklı iletişim  bireyin kişilik gelişiminde, kişisel, sosyal ve mesleki yaşamında başarı elde etmesini sağlamaktadır.

Aile bireyleri arasındaki iletişimi arttırmak için akşam toplantıları yapılmalı, ev ve kişisel konular hakkında konuşulmalı, herkes fikrini açıkça söylemeli, günlük ya da haftalık faaliyetler yapılmalı, aile bireyleri empati kurarak hareket etmeli ve birbirlerine saygı göstermeyi de ihmal etmemelidir. Ailedeki  her bireye değerli olduğunu,saygı gösterildiğini hissettirilmelidir.

Ailede korku değil sevgi hakim olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki !!

"TOPLUMUN REFAHI AİLEDEN GEÇER."