13.06.2021, 21:49

Aramızdaki Casus ve Gelincikler Ne Yapıyorlar?

Geçtiğimiz haftaki köşe yazımda “Emperyal Devletlerin Değişmeyen Türkiye Korkusu” üzerinde durmuştum. Başta İngiltere olmak üzere, tüm emperyalist devletlerin Türkiye’nin güçlenmesinden büyük bir rahatsızlık duyduklarını anekdotlarla aktarmıştım.

Bu haftaki yazımda ise, yine İngilizlerin düşüncesinden hareketle, bu devletlerin “Güçlü Türkiye” korkusunun asıl sebebine biraz daha açıklık getirmek istiyorum.

 Şunu net olarak bilmeliyiz ki, bugün güçlü bir İngiltere’den bahsediyorsak bunun temel nedeni, son derece bilgili ve ülkesine gönülden bağlı insanlarının çok olmasıdır.

Geçmişten günümüze geçen süreçte, İngiltere için her yerde büyük bir özveri ile çalışan binlerce ajan ve casusun var olmasıdır. Osmanlı Devleti’nin son döneminde, yıkıcı etkinlikleri ile bildiğimiz pek çok ismi bu anlamda değerlendirebiliriz.

Örneğin, bir Arabistanlı Lawrens vardır. Lawrens gibi Osmanlı İmparatorluğunun her yerine dağılmış, yerel kıyafetler giyen, yerel dillerde konuşan ve İslam dininin gereklerini aksatmadan yerine getiren yüzlerce belki binlerce ajandan bahsedebiliriz. Arabistan için; Thomas Edward Lawrens, Irak için; Gertruth Bell ve Yemen için; G. Wyman Bury gibi özel yetiştirilmiş daha nice isimleri söyleyebiliriz.

Bugün de yine aynı şekilde, son derece nitelikli diyebileceğimiz pek çok ajan, bizlerden biriymiş gibi içimizde dolaşmakta, hatta devlet kademelerinde en üst seviye­lerde yer almayı başarabilmektedir. Türklüğün ve İslamiyet’in birleştirici bütünleştirici tüm değerlerinin yok edilmesi için stratejiler geliştirmektedir. Bütün bunlar olurken biz neden sessiz kalıyoruz veya etkin bir mücadele yürütemiyoruz? Bize engel olan şey ne diye de pek çok soru ile karşılaşmamız mümkündür.

Bütün bu sorulara vereceğimiz cevaplar, bizim ülkemizin güçlenmesinden rahatsızlık duyan veya duyacak olan güçlere karşı nasıl bir davranış içinde bulunmamız gerektiğini de belirleyecektir.

Bu nedenle, Birinci Dünya Savaşı’ndan günümüze emperyal devletlerin bizi güçsüz bırakmak için geliştirdikleri stratejilerin içerikleri ve izledikleri yöntemler üzerinde kısaca da olsa durmanın faydalı olacağını kanaatindeyim.

Çünkü Birinci Dünya Savaşı’nın belirleyicisi ve yönlendiricisi durumunda olan İngilizlerin değişmeyen bir Türkiye korkusu olduğu bilinmektedir. Hem savaş sırasında hem de savaştan sonra bu korku ile yaşamışlardır.

 Savaşın başlamasıyla birlikte, Pan-İslam düşüncesinin canlanmasının kendileri için ne kadar tehlikeli bir durum oluşturabileceğini görmüşlerdir. Bu nedenle de her fırsattan istifade ederek, Pan-İslam düşüncesinin kendi sömürü alanları içerisinde gelişmemesi için çok etkin istihbarat, propaganda ve casusluk faaliyeti içerisinde olmuşlardır.

Bugün için de değişen bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Emperyalist ve sömürgeci düşünceye sahip tüm ülkeler, Türkiye’nin güçlenmesinden ve işgalleri altındaki bu bölgelerde varlık göstermesinden büyük bir rahatsızlık duymaktalar.

Bu nedenle hep Türklerden önce hareket ederek, Türk-İslam coğrafyasını işgal hedefinde birleşmekteler. Bunu yaparken de geçmişte kullandıkları aynı yöntem ve stratejiyi uygulamaktalar. Değişen tek şey işin içine gelişmiş teknolojilerin de dâhil olmasıdır.

Bizim açımızdan tüm ayrıntılarına kadar bilinmesi gereken bu yöntemlerin neler olduğunu yine bir İngiliz istihbaratçının, George Wyman Bury (Şeyh Abdullah Mansur)’un anlatımlarından aktarmak istiyorum.

George Wyman Bury (1874-1920), hayatının 25 yılını Arap dünyasının Fas, Aden, Somali ve Mısır gibi farklı yerlerinde ge­çirmiş, İngiliz doğa bilimci, kâşif ve istihbarat ajanıdır. Görevi esnasında tanınmasını sağlayan çeşitli kitaplar yazmıştır.

Bunlar arasında 1920 yılın­da ölmeden önce yazdığı ve Türkçeye de çevirisi yapılmış olan “Panislamizm (Pan-Islam)” isimli kitabı son derece önemli bilgileri içermektedir.

Uzun yıllar Aden ve Arabistan bölgesinde başarıyla görev yapmasına rağmen, Aden bölgesindeki görevi esnasında yapılan bir taşıma ihalesinde, aldığı hediye nedeniyle 1904’te devlet görevinden çıkarılmıştır.  

Daha sonra kendisinin uzun uğraşları sonucu Yemen bölgesinde tekrar görevlendirilmiştir. Yemen’deki görevi esnasında kendisini Müslüman olmuş bir İngiliz doğa bilimcisi olarak göstererek, asıl niyet ve maksadını gizlemiştir.

Aslında Osmanlı coğrafyasında görevlendirilen tüm casuslarda bu durum görülmektedir. Daha önce Stratajejik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi için kaleme aldığım “Birinci Dünya Savaşı’nda Casusluk Okulları, Casusluk Uygulamaları ve Osmanlı Devleti’nin Casusluğu Önleme Faaliyetleri” isimli makalemde çok ayrıntılı bir şekilde değindiğim bu çalışmaların bir kısmını, G.Wyman Bury’in Türkçeye çevrilen kitabından bazı alıntılamalarla aktarmak istiyorum:

George Wyman Bury Birinci Dünya Savaşı’nda kendilerini rahatsız eden Panislamizm düşüncesi ile nasıl mücadele ettiklerini ve işbirlikçilerini şu şekilde anlatmaktadır:

Biz İngilizler, Pan-İslam hareketi sinsi ve çok tehlikeli kabul ediyorduk ve köküne inerek, yayılmasını önlemeye çalışmaktaydık. Kanal Seferi durulduktan sonra Kahire’ye atanarak, Pan-İslam ile mücadeleyle görevlendirilmiştim. Bizim görevimiz bu hareketin aklını kullanan Müslümanlarca kabul edilmediğini halka göstermekti. Yanımdaki ortağım çok tutucu bir Hintli Müslüman’dı.

İkimiz de İngiliz Hint melezi bir binbaşı kumandasında C.I.D. denilen ve benim şimdiye kadar gördüğüm en cesur adamlardan oluşan birlikte görev almaktaydık. Bir de “gelincik” dediğimiz ve şüphelilerle çalışan casuslar vardı. İyi kontrol edil­diklerinde bu adamlara bir yere kadar güvenebilirdiniz.

Kanal muharebelerinde biz bu “gelinciklerden” pek çoğu ile Türklerin hareketlerini haber vermeleri konusunda çalışmıştık. Bu adam­lar istihbarat işlerini yaparken biz de onları uçaklarımızdan gözetlemekteydik. Kısa süre içinde bu Sina yerlilerinin kendi casus teşkilatım kurduklarını fark etmiştik.

 Bu adamlar, Türk tarafında çalışan gelinciklerle belli zamanlarda belli yerlerde buluşarak haber alışverişi yapıyorlardı. Bu sayede gelincikler riskli işlere girmiyor ve kendilerini öldürmekten çekinmeyen Sina Bedevilerinden uzak kalıyorlardı.

Mükemmel bir istihba­rat hattı kurmuşlardı ancak bizim daha önce “Büyük Oyunu” oynadığımızı bilmiyorlardı. Yolladığımız casusların gidiş geliş sürelerini ölçüyor ve bu adamları birbirinin peşine gözcü ola­rak takıyorduk. Tabii casuslar kontrol noktalarında defalarca üst aramasından geçiyorlardı. Bu adamları Türklere götürüp onlardan getirecekleri mesajları kabul etmeme hakları yoktu.

Bu casuslar mesaj teslimatı için harika bir yol bulmuşlardı. Saç­larını tıraş ediyor ve mesajı kafalarına yazdırıyorlar ve saçları uzayınca yolculuklarına çıkıyorlardı. Bizim gibi İngilizlere zor gelse de bazılarımız bu yöntemi sadece denemek amacıyla ken­dimize de uygulamıştık.

 Sonuç çok rahatsız edici bulunmuştu, Yaptıklarından büyük gurur duyan bu casusların hızlı dönüş­leri veya gurur duymadan anlattıkları hikâyeler onlardan şüphelenilmesine neden olurdu. Bazen bu adamları denemek için düşmanı harekete geçirecek bir mesaj karşı tarafa gönderilirdi.

 Aramızdaki bazı milliyetçi İngilizler bu adamların sonunda bir av partisi yaparak gebertmeyi önermişlerdi ancak bu mermi ziyan olurdu. Bu adamların bir işlevleri vardı ve kendileri de şüpheli olduklarını biliyorlardı. Gelincikler, karşı tarafı yanıltmak için kullanılan değerli varlıklarımızdı.

 Karşı taraf da bunları aynı şekilde kullanmaktaydı. Biz gizli servis üyeleri, yaşamımızı böyle adamların taşıdıkları haberler içinde doğrular, yanlış veya yalan olanlardan ayırarak kazanırız...”

George Wyman Bury’in bu ifadelerinden de anlaşılacağı üzere günümüzde yine aynı akılla hareket eden bir emperyal düşünce hâkim.  Bizim attığımız her adımı gözetleyen binlerce casus ve içimizden devşirilmiş gelincik bulunmaktadır.

Geçmişte Türkiye korkusu ile hareket eden, bu emperyalist ve sömürgeci düşünce Türkiye’nin etkin bir şekilde kendisini hissettirmesinden dolayı büyük bir endişe ve rahatsızlık duymaktadır.

Sonuç olarak; Güçlü Türkiye idealinin gerçekleşmesi için öncelikli olarak, tarihten gelen bu Türk düşmanlığı ve korkusunun bilincinde olmamız gerekir.

Her fırsatta Türklüğü boğmak ve Türk coğrafyalarını işgal etmek isteyen bu emperyal düşüncenin içimizde yerleştirdiği casus ve gelinciklerin farkında olmalıyız. Onların oyunlarını bozabilecek bilgi ve stratejik akılla hareket etmeliyiz.

Bizim içimize yerleştirdikleri bu casus ve gelinciklere, Yüce ATATÜRK’ün; “Vatana ihanetin nedeni olmaz! Er ya da geç bedeli olur.” tarihi sözüyle, içine düştükleri hıyanetten biran önce vazgeçerek, devletimizin ve milletimizin birliği için tek yürek olmaları uyarısında bulunuyorum.

 Bu casus ve gelincikleri yetiştirip, besleyen güçlere de yine aynı uyarıyı yapıyorum: “hiçbir düşünce veya güç bizim istiklal haklarımızdan, milli birlik ve beka kararlılığımızdan üstün olmayacaktır.  Devletimizi, milletimizi tüm uğraşılarınıza rağmen, ilelebet yaşatacağız ve koruyacağız.”

Bu vesileyle diyorum ki, Tanrı Türk’e yar olsun, milletimiz var olsun, Türkiye büyüyüp Turan olsun inşallah…

Yorumlar (2)
DEMİR Yımaz 2 ay önce
CİHANGİR TEKCAN 2 ay önce
Altına her türlü imzamı atarım. Tebrikler...
banner331
33
açık
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 29 Temmuz 2021
İmsak 04:02
Güneş 05:49
Öğle 13:16
İkindi 17:11
Akşam 20:32
Yatsı 22:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@