07.03.2021, 15:13

ARI BESLEMENİN BAL KALİTESİNE ETKİSİ VAR MIDIR?

Bu soruya cevap vermeden önce balın bir tanımını sorgulayalım; Türk Gıda Kodeksi bal tebliğine göre bal; bitki nektarlarının, bitkilerin canlı kısımlarının salgılarının veya bitkilerin canlı kısımları üzerinde yaşayan bitki emici böceklerin salgılarının bal arısı tarafından toplandıktan sonra kendine özgü maddelerle birleştirerek değişikliğe uğrattığı, su içeriğini düşürdüğü ve petekte depolayarak olgunlaştırdığı doğal ürünüdür. Arıcılık ve arı ürünleri sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir öğesi olarak önemini ortaya koymaktadır. Nitekim bal, içeriği itibarıyla birçok besin maddesini yapısında bulundurması yanında antibikrobiyel, antiparaziter işlevi yanında doğal antibiyotik etkisiyle ön plana çıkmaktadır.

Bal aromatik ve visköz bir madde olup insan tüketimi için çok değerli bir gıdadır. Balın yapısına bakıldığında; %80 şeker, %17 su ve %3’lük kısmıda mineral maddeler, amino asitler, renk maddeleri, vitamin ve enzimlerden oluşmaktadır.Ballar üretim veya elde edildiği kaynağa göre sınıflandırılır. Bu anlamda üretim açısından süzme ve petek bal, kaynağına görede çiçek balı ve salgı balı olarak adlandırılabilir. Salgı balı çam, meşe, kayın, ladin gibi orman ağaçları üzerinde yaşayan böceklerin salgıladığı tatlı salgıların arılar tarafından toplanmasıyla elde edilir. Çiçek balı ise bitkilerin çiçeklerinde bulunan nektarın arılar tarafından toplanmasıyla oluşur.

Balın üretimine ve kaynağına göre elde edilmesinin yanında asıl önemli olan ilaç kalıntısı içermemesi, tahşişli şeker benzeri maddeler katılmaması, belli düzeyde enzim ve fenonik bileşikler içermesi ile kalitesini ortaya koymaktadır. Balda en önemli sorun üretimin piyasanın ihtiyaç duyduğu miktarın altında kaldığında ucuz ve farklı şekerlerle tağşişe uğramasıdır. Bu durumda bal bir sağlık unsuru olmaktan çıkıp insanlık için çok tehlikeli bir gıda haline gelmektedir. Arı ürünleri ile ilgili en önemli sorunlarından biriside son yıllarda hızla artan ve hızla piyasaya sürülen bal, propolis, arı sütü, polen, su bazlı propolisv.b karışım ürünleridir. Ayrıca bu ürünlerin insanlara binbir derde şifa olarak sunulmasıda ayrı bir problemdir. Oysa bireylerin yaş, cinsiyet, hastalık durumu, bal ürünlerine vücudun verdiği yanıt ve söz konusu bu ürünlerindeki fenolik bileşik ve flavonoid gibi biyoaktif bileşiklerin düzeylerine göre karışımlar ve bunların optimizasyonu önem kazanmaktadır. Ayrıca bala kaynaklık eden coğrafyadaki ekolojik ve bitki çeşitliliği, nektar toplama esnasında ürünün ne kadar sürede toplandığı, ürünün nasıl temizlendiği ve havalandırıldığı, içerisine ürün konan kabın özelliği ve ne şekilde ne kadar muhafaza edildiği gibi pek çok faktör kalite parametrelerini etkilemektedir.

Sonuçta kaynağına, toplama tekniğine ve arının davranışına göre elde edilen ürünün kalite parametrelerinde önemli düzeyde farklılıklar meydana gelmektedir. Bu anlamda arıcılıkta sadece üretim teknikleri üzerinde yoğunlaşmamak, aynı zamanda bu çok önemli ürünlerin muhafasından insan tüketimine sunulması aşamasına kadar geçen pekçok sürecin uzmanlık gerektirdiği unutulmamalıdır.

Arıdan optimum düzeyde verim alınabilmesi için öncelikle gereksinim duyduğu protein, karbonhidrat, mineral ve vitamin gibi besin maddelerinin sağlanması gereklidir. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Bu sorunun cevabı öncelikle ergin bal arılarının ve diğer arıların temel enerji kaynağı karbonhidratlar yani şekerlerin karşılanması gerekir. Arılar ihtiyaçları olan karbonhidratları, bal özü (nektar) ve bitki üzerinde yaşayan bazı böceklerin salgıladığı tatlı gıda (salgı balı) kaynaklarından sağlarlar. Arıların yiyecek kaynaklarının miktarı ve kalitesi yetersiz olduğu zamanlarda ise karbonhidratlar başta olmak üzere yukarıda sözünü ettiğimiz besin maddelerini karşılamak için etrafında bulunan bitki veya benzeri maddelerle beslenmeye çalışırlar ki bu durumda balın kalitesinde düşme söz konusu olabilir. Ergin arılar hayatlarını sadece karbonhidrat tüketerek sürdürebilirler. Ancak larvalar ve gelişme çağındaki arıların büyümesi, dokuların, kasların ve salgı organlarının gelişebilmesi için mutlaka polene yani proteine ihtiyaçları vardır. Polen, proteince zengin bir besin maddesi olup, arıların protein, vitamin, yağ ve mineral madde ihtiyaçlarını karşılayan doğal bir gıdadır. Bu ifadeden de anlaşıldığı gibi arının yetersiz polen alması veya alamaması balın kalitesini olumsuz yönde etkileyecektir.

İyi kaliteli bir bal alabilmek için ne yapılmalıdır? Bu sorunun cevabı öncelikle kovan içerisinde yavru üretimi ve buna bağlı olarak koloninin (arıların) gelişmesi için yeterince bal ve polen bulunmasıdır. Burada önemli bir kriter şudur; yılın hiçbir döneminde kovandaki bal miktarı 10 kilogramın altına düşmemelidir. Eğer bu değerlerin altına inilirse, koloni yeterince beslenemez ve ciddi problemler yaşanır. Bu nedenle arıcılıkta yapılan kontrollerle eğer arının gelişimine topladığı gıdalar yeterli gelmiyorsa ek besleme yapılmasında yarar vardır.

Ek besleme materyalleri; Bal, polen, perga, yağsız süt tozu, arı keki, su ve pudra şekeridir. Ek besleme materyali olarak bal kullanılacaksa; balıntemiz, kaliteli, kaynağı belli, hastalıksız koloni ve peteklerden alınan ve fermantasyona (ekşime) uğramamış olmasına özen gösterilmelidir. Şeker kullanılacaksa; rafine edilmiş, pancar ve kamıştan elde edilen şeker değerlendirilmelidir, Çeşitli kimyasal maddelerle karıştırılmış, boyanmış, pekmez şekeri, kahve renkli şekerler ve nişasta karışımı şekerlerin kullanılması sakıncalıdır. Bu materyallerin kullanılması arılarda bir takım sindirim bozukluklarına neden olur ve hastalıklara yol açar.Polen kullanılacaksa; bunun nemsiz, taze, küflenmemiş, fermantasyona uğramamış, kaynağı bilinen ve hastalıksız kolonilerden alınan polen olmalıdır. Polen bulunmadığı durumda yerine yağsız soya unu ve yağsız süttozu kullanılabilir.Perga kullanılacaksa; nitelikli, hastalıklardan ari ve yeterli düzeyde olması istenir. Perga daha çok kraliçe arılar için hazırlanan bir arı gıdasıdır. Kraliçe arılar perga ile uzun süre yasabilme şansına sahip olurlar. Arılara verilecek suyun temiz ve nitelikli olmasına özen gösterilmelidir.

Ballı petek yoksa bal ve pudra şekerinden yapılan kek hazırlanarak verilmelidir.Her kovanda 3-4 çerçeve polen olması kuluçka çalışmasının istenilen düzeyde yürütülmesini sağlayacaktır.Polenin yetersiz olması durumunda önceki yıldantoplanmış ve kurutulmamış olan polen bir miktar pudra şekeri ile karıştırılıp hamur yapılarak saklanır ve gerektiğinde kolonilere verilir.Kekler her kovana 250-3.000 g arasında verilebilir. Yaklaşık 3 kg kek bir koloninin 2-3 haftalık besin gereksinimini karşılayabilmektedir.Şurup vermeye başlamadan önce arılar mümkün olduğunca sıkıştırılmalıdır.Şurup ve kek akşamüzeri verilmesi tercih edilir. Arıcılıkta en çok kullanılan arı besinleri kek ve şuruptur.

Arıcılıkta besleme niçin yapılır? Bu soruya verilecek doğru cevap; arının gıdasının yetersiz olduğu zamanda,ek gıda temini, ana arıyı yumurtlamaya teşvik etmek ve kolonilerde gelişmeyi hızlandırmaktır. Bu ifadeden de anlaşılacağı gibi eğer bitki örtüsü arıcılık yapılan bölge veya alanda yetersiz ise arının eksik kalan gıdasının mutlaka karşılanması gerekir. Aksi takdirde balın kalitesi olumsuz yönde etkilenecektir. Bir başka ifade ile gıdanın yetersiz olduğu durumlarda arıcılıkta iyi bir hasat için, 42 günlük bir besleme periyodu gereklidir. Arıların ister balları olsun, isterse olmasın, uygun çevre şartlarında kendi doğal besin maddelerine uygun yemlerle beslenerek, hem açlıktan ölmeleri önlenmeli hem de koloniyi güçlendirilerek esas nektar akımına kuvvetli kadrolarla girmeleri sağlamalıdır. Nektar akımı mevsiminde, nektarı toplayan işçi arı sayısı ne kadar fazla olursa, kovana taşınan nektar o kadar fazla ve elde edilen bal da o oranda yüksek olur. Böylece koloniler; kısa süreli nektar akımından, diğerlerine göre, daha fazla yararlanacakları için yüksek verim sağlarlar.

Bu ifadeden de anlaşılacağı gibi kaliteli bir bal elde etmek için arının besin maddeleri ihtiyacını karşılamak yeterli olacaktır. Bunun için arıcılık yapılan alan veya bölgenin bitki örtüsü çok önemlidir. Eğer bitki örtüsü yetersiz ise yukarıda belirtildiği gibi mutlaka ek besin vererek arının yeterince beslenmesi sağlanmalıdır. Bal kalitesinde dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise; balın üretimine asıl önemli olan ilaç kalıntısı içermemesi, tahşişli şeker benzeri maddeler katılmaması, belli düzeyde enzim ve fenolik bileşikler içermesidir. Balda en önemli sorun yazımızın başında da belirtildiği gibi üretimin piyasanın ihtiyaç duyduğu miktarın altında kaldığında bunu karşılamak için ucuz ve farklı şekerlerle tağşişe uğramasıdır. Diğer bir ifade ile neredeyse arı olmadan bal üretimin yapıldığı görülmekte ve böylesi ürünler insan sağlığını da ciddi anlamda tehdit ederek çok tehlikeli bir gıda haline gelmektedir. Peki bu durumda ne yapacağız? Balın kalitesini bakarak anlayabilirmiyiz? Balın kalitesi ancak yapılacak bir takım analizlerle ortaya konulabilir. Dışardan bakarak balın rengine kıvamına vb bu bal çok kalitelidir veya kalitesizdir demek çok iddialı bir yaklaşım olur. Bu durumda piyasada mevcut ballarda kalitenin sorgulanması için Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili birimleri tarafından yapılmış analiz değerleri irdelenebilir. Sağlıcakla kalınız…..

Yorumlar (0)
banner331
11
orta şiddetli yağmur
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 19 Nisan 2021
İmsak 04:39
Güneş 06:12
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:54
Yatsı 21:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@