"Okur-yazar-yaşar" insanların zamanından, okur dahi olunmayan zamanlara...

Gelişmiş teknolojinin muattal ve miskin bıraktığı insanlığın kendini kendinden yoksun bıraktıkça, maddi konforunun artmasına rağmen; düşünce dünyasının yerle yeksân olmasının ardında yatan en mühim sebep, bir meşguliyetinin olmaması;  kısaca modern dünyanın bunalımı… Durmaksızın dönen dünyada, bir an bile işleyişine ara vermeyen evren içinde durgunluğun insana getirisi ancak hüsran ve ziyan olur. Evren ile bağını kopartmış, hayatını iş mesaisi dışında televizyonlara, sosyal platformlara mahkûm etmiş ve benliğine nüfuz eden tembelliğin pençesinde maddî-manevî hastalıklar içinde olan insana Ebubekir Razî, reçete hükmünde “Meşguliyetten daha iyi bir tedavi yoktur.”  diyor. Zihinsel, bedensel meşguliyet bir tedavi hükmündedir. Zihnin meşguliyeti düşünce, bedenin meşguliyeti üretme ve çalışma ile mümkün olabilir.

Tüketim  çılgınlığı içinde üretim yoksunuyuz. Metaların ithaline alıştırıldıkça, tefekkür dünyamız ithal fikirlere mahal oldu. Bu böyle devam ettiği için gelişmek de bizler için muhal oldu. Kadim öğretilerimizde yer alan ''az ye-az uyu-az konuş'' temel unsurları yerini, zevk imparatorluğunun inşasına çalışan; zıttı bir yaşam tarzına bıraktı. İnşâ ve ihyâ eden bir medeniyet iken imhâ ve ifnâ eden bir medeniyete nasıl dönüştük? Âdeta aklımız çarmıha gerildi, araçların gönüllü kölesi olduk, düşünmüyor, üretmiyor; sadece tüketim çılgınlığı içinde hareketsiz sabit noktada ömür tüketiyoruz.

Meşguliyet gerek bizlere, var olduğumuz evren içerisinde eşref-i mahlukât olabilmenin hakkını  izhar edebilmek için,  ''Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul!” (İnşirah/7) ayetine muhatap tefekkür, tezekkür ve tedebbür sahibi olabilmek için…

Meşguliyet insanı gereksiz işlerden alıkoyar, içinde bulunduğunuz olumsuz duygu dünyasına var olma fırsatı vermez. Zihni meşguliyet; tefekkür üzere yola çıkarır, bedensel meşguliyet; hem sosyal, hemde üretken bir birey olmanıza katkı sağlar. Başarıya imza atmış insanlar her zaman meşguliyet sahibiydiler. Mes’uliyet bilinci, meşguliyet bilinci ile birliktelik arz ederdi çünkü… Sadece bilkuvve bir yaşam değil, razı olduğumuz; hem bilfiil, hem bilkuvve kemâle ermenin mertebesine ulaşmak için çalışacağız...