BÖRDÜBET

‘’Sanırım normal değil bu adam! Baksana ağaçlarla konuşuyor!’’ diyenler oluyordur ardımda dedi kodumu yapanlar! Ne yapayım, ‘Toprak Dede’ lakaplı merhum Hayrettin Karaca gibi doğa dostlarından öğrendim ben ‘karşılıksız fedakarlık’ yapan ağaçlara sarılmayı, onlarla dertleşmeyi.

Yine öyle sıradan bir gün konuşup hal hatırlarını sormuştum diktiğim yüzlerce fidana (belki de büyüdüklerini göremediğim binlerce meşe palamudu ve tohumlara) yaptığım gibi iki sevimli sedir çamına. Okşamıştım sipsivri uçlu, ibre yaprakları olan minikleri. İşte o akşam bir çığlık duydum, kulakları sağır edercesine Bördübet’ten etrafa yayılan.

‘Kuş Yatağı’ demek olanBördübet (BirdsBed) (Marmaris’e bağlı) mevkiinden yükseliyordu kuş çığlıkları! Kimi kuşlar yuvadaki yavrularını terk etmediği için yanarken çığlık çığlığa idi; kaplumbağalar, sürüngenler, böcekler ve diğer hayvanlar da kaçamadıkları için. Ayaklarından toprağa gömülü ve hiç kaçamayacak olan ağaçların çığlıklarını kaç kişi duydu bugüne kadar acaba? Birçok hayvan dost kaçamamıştı yangından, ama (Marmaris Belediye Başkanının ‘’Yüzde doksan sabotaj!’’ söyleminden yola çıkarak ve gerçekten sabotaj ise) ormanı hiç acımadan yakan ‘hayvan(lar)’ kaçmıştı!

Gece görüşü olmadığı için hava kararınca ancak elli dakika kadar yangına müdahale edebilmişti Haziran ayının 21’inde Marmaris’te çıkan yangına uçaklar. Daha üzerinden bir yıl bile geçmemişti kül olan binlerce hektar ormanlarımızın üzerinden. Neden gece görüşü olan yangın söndürme uçağımız yok, ya da kiralanmadı?!

Neden ormanlarımızı sabotajlara karşı daha sıkı bir şekilde koruyamıyoruz?

Geçen yıl kül olduktan sonra ormanlara girişi yasak etmiştik. Bu yasak süresiz olmalı. Orman vasfı olan yerlere özel izin haricinde hiçbir şekilde giriş yapılmamalı!

Maliyeti ne olursa olsun ormanlık bölgelerde yangın ihtimalini artıran ve yangın çıktığında yayılmasına en önemli sebep olan kozalaklar ve yapraklar –özellikle yaz girmeden- belirli aralıklarla iş makinelerinin de yardımı ile temizlenmeli. O yapraklardan belki selüloz elde edilip kağıt sanayinde vs. de kullanılabileceği için ihale ile de verilebilir temizlik işi.

Dronelarla mı olur, kamera sistemi ile mi olur, SİHA’larla mı olur bilemiyorum; sürekli gözetim altında tutulmalıdır ormanlık alanlar. Bir ormanın oluşumu için onlarca yıla ihtiyaç olduğunu tekrar hatırlatmaya gerek yok sanırım.

Yanan ormanlar tekrar ağaçlandırılmalı mı yoksa kendi haline bırakılıp kendi kendini yenilemesi için kendi haline mi bırakılmalı ormanlar, bununla ilgili ivedi olarak bir çalıştay düzenlenmelidir.

Geçen yıl yazmıştım, tekrar yazayım; orman yakanlara en sert ceza, yani İDAM cezası verilmeli!

BÖRDÜBET’E

Derdinde değilim yanıp kül olurken ormanlar

Ağaç kovuklarındaki altın değerinde çam balının.

İçimi acıtır onlar çığlık atar iken;

Derdine yanarım,

Doğaya ve insana hizmet eden arının

Oksijen veren orman ağacının dalının.

Çığlık çığlığa iken yangında kuşlar,

Benim gözüme nasıl uyku girsin?!

Ne olur sahip çıkalım Bördübet’lere,

Kül yatağı olmasın!     H.K.