Dışişleri Bakanı Mevlüt  Çavuşoğlu, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Uruguay'da kendisini protesto eden Ermeni göstericilere "BOZKURT" işaretiyle karşılık verdi. Bugün Türk ve dünya basınında özellikle Ermenistan’da oldukça fazla yer alan bu görüntü bize geçmişi hatırlattı. 20 yıldır hemen hemen yılda en az 5 sefer Ermenistan’a giden bir Türk milliyetçisi olarak her gidişimizde bozkurt işareti yaparak resim çekilmişliğimiz vardır. Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi ve Ermenistan‘ı 200 yıllık rus hegemonyasında kurtulup bölgeden normalleşmesini sağlamak adına yapılması gerekenler konusunda ciddi anlamda çalışmalar yaptığımızın söz konusudur. Fakat bu süreçte maalesef şu an Türkiye Ermenistan ilişkileri geliştirme aşamasında ön plana çıkmaya çalışan bir çok akademisyen devlet adamı politikacı yazar çizer vs ozamanlar bizim bu faaliyetlerimizi görmezlikten gelip hatta kapalı kapılar ardında  bizim Ermeni ajanı Olduğumuza dair ileri geri laflar ediyorlardı. A be salak adamlar sizin hastalığınız bizi hiç bir zaman enterese etmedi biz neyi ne için yaptığımızı çok iyi biliriz. Şimdi geldiğimiz noktada Türkiye bir mecburiyet olarak gelişmeleri görüp Güney Kafkasya da etkili olabilmek için kesinlikle ve kesinlikle Ermenistan ile barışmanın şart olduğunu görmüş durumda.13 Eylül 2021 tarihli yazımızda Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi için neler yapılması gerektiğini ana başlıklarla izah etmiştik. Tabi bölge ile ilgili çalışanların en büyük sıkıntısı gelişmeleri önceden gördüğü için bu gelişmeler olduğunda ben demiştim biz demiştik sözünü kullanmak zorunda kalmasıdır. Ermenistan konusunda yanlız kalmanın acısını hep çekmişizdir. Şimdi Türkiye’nin dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu gitmiş olduğu resmî Bir ziyarette Uruguay Ermeni diyaspora toplumu tarafından protesto edilince zırhlı arabasını içerisinde ve korumaların eşliğinde kendisini protesto eden bu topluma karşı bozkurt işareti yapmıştır. Keşke Sayın Çavuşoğlu bu işareti orada değil daha bir çok yerde yapabilseydi. Çavuşoğlu‘n un orada yapması gereken bozkurt işareti değil arabasından inip Ermeni toplumu ile kesinlikle konuşmalıydı. Evet belki 5 dakika Çavuşoğlu protesto  edilecek yüksek sesle Bağırılacak hatta belki küfür bile duyacaktı. 5 dakikadan sonra bu Ermeni toplumu Çavuşoğlu dinlemek zorunda kalacaktı. Tabii bizim devlet adamlarımız özellikle dış işleri yetkilileri geçmiş soğuk savaş dönemdeki Nato Varşova rekabet ve çekişmesinde en büyük zararı gördükleri ve Ermeni terör adı altında bu iki grubun istihbarat örgütleri tarafından Türk diplomatlara  bir çok ölümlerle karşı karşıya kaldıkları eylemler yüzünden psikolojileri darmadağınıktır. İşte Çavuşoğlu bu psikolojik ruh halini bozkurt işareti yaparak reflekse dönüştürmuştur. Biz yıllardır hem rus basınına hem de Ermenistan basınında yapmış olduğumuz açıklamalarda Bozkurtlar diye bir terör örgütü olmadığını Türk milliyetçilerinin Türkiye Ermenistan ilişkilerinin düzelmesi konusunda en somut adımlar attığını açık ve net bir şekilde izah ve ifade etmiştik. Şimdi ayıkla pirincin taşını. Çavuşoğlu gibi Türkiye’nin en uzun 2. dışişleri bakanlığı yapmış Bir tecrübeye sahip dışişleri bakanının bu hareketi yapması belki ruh ve gururumuzu okşamış olabilir ama netice itibari ile Türk milliyetçilerinin dış politika tasavvuruna ciddi anlamda darbe vurmuştur. Biz Çavuşoğlu hakkında sürekli olumlu düşündük hatta Rusya Ukrayna krizi nde Türkiye’de Çavuşoğlunun dışında kimsenin konuşmaması gerektiğini defalarca söyledik. Çünkü Çavuşoğlu almış olduğu eğitim ve tecrübe ile dış politikada Türkiye’de en etkin kişi idi. Hatta bunu möntrö meselesinde boşboğaz şekilde konuşan bir devlet yetkilisine karşı açık bir şekilde söylemiştik. Türkiye Ermenistan ilişkileri güney Kafkasya’da Türkiye ve Türk dünyasını menfaati açısından bir an önce hiçbir şartta gerek duymadan kesinlikle düzeltilmelidir. 23 Nisan törenleri büyük bir coşkuyla kutlanırken egemenlik kayıtsız şartsız milletindır ifadesi alabildiğine heyecanla kutlanırken yurtdışında Türkçe yüksek öğretimin YÖK tarafından yasaklanması coşkuya bir kara leke olarak sürekli baskı yapmaktadır. Bir taraftan siz bağımsızlık ulusal egemenlik hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu ifadesinin anlamını kutlarken diğer taraftan kendi küçük menfaatleriniz için Türkçeyi yasaklatacaksınız bu çelişki çok uzun sürmeyecek. Aynı şekilde Çavuşoğlu da Türkiye Ermenistan ilişkilerini düzeltme konusunda vermiş olduğu mücadelede Uruguay’da bu bozkurt işaretini yaparak belki gururumuzu okşadı ama netice itibari ile şimdiye kadar ki yanlış algının üzerine 100 yıl daha sürecek korkunç bir algının oluşmasına sebebiyet verdi. Biz devlet yetkililerinin ve siyasilerin zaman zaman sıkıştıklarında bozkurt işareti yaptığına şahit olmuştuk. Ama bir dış misyon yetkilisinin böyle basit bir olay karşısında psikolojisini darmadağın olarak bozkurt işaretini arkasına saklanması pratik açısından yanlış ama Türk milliyetçilerinin dünya siyasetinde ki etkisinin ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından son derece dikkate şayandır. Ama Türk milliyetçileri artık kendi dış politikalarını soğukkanlılık ile ortaya koymak zorunda olduğunun zamanının geldiğini görmüş olmalılar. Türk milliyetçilerinin efsane lideri başbuğ Alparslan Türkeş’in Ermeni meselesinde ortaya koymuş olduğu feraseti bugün göstermek zorundayız. Geçen günlerde Ermenistan başbakanı  Paşinyan Rusya’ya yapmış olduğu mecburi bir ziyaretten sonra politikalarında değişim olduğunu görmek 44 günlük karabağ Savaşı ndan bugüne hem Azerbaycan’ın hem de Türkiye’nin fırsatı kaçırmak üzere olduğunu göstermesi açısından son derece önemli ve etkili bir olaydır. Evet burada özellikle 24 Nisan günü Ermenilere sövmek çok basit ve bayağı bir durumdur. Ama 200 yıllık Ermeniler üzerindeki rus etki baskısını kırma fırsatı kaçtığı gibi Rusya’nın Güney Kafkasya üzerinden Türkistan coğrafyasındaki Türk devletlerinı kontrol altına alma stratejisi bundan sonra da artarak devam edecektir. Bu Türkiye açısından çok olumlu bir olay değil hele Azerbaycan açısından hiç de değil. Ama Rusya Azerbaycan üzerinden Türk dış politikasını Güney Kafkasya da adım atamaz hale getirdikten sonra ve Putin’in Paşinyanın ayağına çağırıp ona dağlık karabağ konusundaki tutumundan vazgeç dedikten sonra Türkiye’nin eli kolu bağlanmış. İşte Çavuşoğlu belki de bu çaresizlik içerisinde bozkurt işaretini sarılarak olayı Hamasete çekerek bir çözümleme yapmak niyetini ortaya koymuş olabilir. Türk milliyetçilerinin Türkiye Ermenistan ilişkilerindeki tavrı ve tarzı rahmetli başbuğun tavrı ve tarzının dışında olamaz oda Güney Kafkasya da bir an önce barışın tesis edilmesidir. Bizim Ermenistan’ın başkenti Revanda  ve hemen hemen her yerinde Bozkurt işareti yapmamız başka şeydir Çavuşoğlu’nun darmadağın piskolojide  zırhlı arabasını içerisinde bozkurt işareti yapması çok ayrı şeydir.