Yeni dünya düzeninin kurgulandığı günümüzde Afganistan ile başlayan değişim hareketi Kazakistan ile seyir alıp Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş süreci ile büyük ölçüde olumsuz etkiler ile dünya siyasetini etkilemiştir. 

Bir sonraki aşamada balkanlarda çıkacak bir tansiyon atmosferi hedeflendiği takdirde şuan söylemde destek verilen Ukrayna’ ya eylemsel destek verilmesi adına balkanlar üzerinden batılı ülkeler çatışma sürecine çekilmesi hedefleniyor.

Özellikle Rusya ile Çin arasındaki derin bağlardan rahatsız olan ABD ve İngiltere olası bir Çin ile gerçekleşecek fikir çatışması veya politika uyuşmazlığında Uygurlular kartını öne sürecektir. Böyle bir süreçte Türk dünyasının da çatışma sürecine girerek sahaya dâhil edilmesi hedefleniyor. ABD’ nin Uygur kartı ile uygulayacağı hamle doğrultusunda çok boyutlu hedefler arzu ediliyor. 

Önce Türkiye ve Çin arasındaki ikili diplomasi ve ticaret işbirliğinin zedelenmesi ile Avrasya projesi olarak adlandırılan bir kuşak bir yol olarak seyir alan süreçten zarar etmesi hedefleniyor. Aynı zamanda medya ve sosyal medya ile Türkiye Çin’ e karşı Uygurluları savunmadı tezi ile mevcut hükümetin millet nezdinde yıpratılması sağlanması için gözlemler yapılıyor.

Her iki olumsuz süreçten etkilenmemek için devletimizin hassas bir şekilde adım atması gerekiyor. Dikkat etmemiz gereken husus Çin ve Uygurlular arasındaki sorun çatışma metotları ile çözüme ulaşmaz. 

Aksine süreç olumsuz bir şekilde ilerler ve bu olumsuz süreçler en çok Türkiye’yi endişeye sevk eder. Uygur ve Çin arasında çözüm için diplomasi ve lobi faaliyetlerinin artması gerekiyor. Bu hususta İsrail lobisinin çalışmaları hassas bir şekilde incelenmelidir.

İsrail toprak ve nüfus olarak küçük bir ülke olmasına rağmen dünya siyasetinde etkin bir güce sahiptir. Çünkü batılı ülkelerde görev yapan üst düzey asker, bürokrat, diplomat, gazeteci, ekonomist, basın ve medya temsilcilerine sahiptir. Bu alanlarda etkin ve uzman kişiler aracılığı ile batılı ülkelerin sinir damarlarına sirayet ederek karar verici mercileri etkileyecek konuma erişmişlerdir.

Kendi ülkeleri veya millet bütünlükleri lehine geliştirdikleri politikalar ile gücüne güç katarken aleyhte gelişen veya gelişebilecek politikalara karşı lobi aracılığı ile karşı koyacak stratejiler uyguluyorlar. Bu anlamda izledikleri yol haritası İsrail lobisine zaman ve masraf kaybını önlüyor. 

Uygur lobisi şuan maalesef batılı ülkelerin elinde görünüyor. Bu anlamda seyir halinde olan bir lobi çalışması maalesef batılı ülkelerin politikalarına kazanım sağlayacak şekilde ilerler. Ortaya çözüm politikası yerine sadece akılda kalmayan drama süreçlerini ortaya koyar.

Gelecek zaman evresinde Uygurlular üzerinden tansiyon yükseltilip kutuplaşma artırılarak çatışmalar yeniden Asya kıtasına çevrilecektir. Bu süreçte ülkemiz adına geleceğe objektif bakarak olasılık teorisine göre tezler geliştirip önleyici politikalar hazırlanmalıdır.