31.10.2021, 13:14

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ANGOLA, TOGO VE NİJERYA SEHAYATİ: AMAÇLAR VE OLASILIKLAR

Bilindiği üzere 2002 sonrası dönemde Türkiye birçok Sahraaltı Afrika ülkesiyle siyasi, askeri, ekonomik ve sosyo-kültürel alanda imzaladığı anlaşmalarla ilişkilerini geliştirmiştir. 2002’de iktidara geldiğinde Afrika’da 12 büyükelçilik varken AK Parti Hükümeti yakın zamanda açmayı planladığı Togo ve Gine Bissau Büyükelçilikleriyle bu sayıyı 2021 yılında 44 yapmayı hedeflemektedir. Diğer yandan Türkiye’nin kıta ülkeleriyle yaklaşık olarak 26 milyar dolarlık bir ticaret hacmi bulunmaktadır. Doğrudan yatırımları arttırmaya çalışan Türkiye yakın dönemde Somali’de 50 milyon dolar harcayarak inşa ettiği askeri üs ile kıtadaki askeri varlığının uluslararası barış gibi operasyonlarla ile sınırlı kalmayacağının sinyalini vermişti.
 
Türkiye’nin Afrika politikasının önemli siyasi, ekonomik ve sosyokültürel amaçları vardır. Öncelikle gelişmekte olan Türk ekonomisi için Afrika kıtası hem hammadde hem de pazar açısından muazzam olanaklara sahip. Bilhassa son yıllarda hızla gelişen Türk Savunma sanayi açısından sürekli siyasi ve askeri krizlerle, iç savaş ve terörizm tehditleriyle mücadele içerisinde olan Afrika ülkeleri büyük önem taşımaktadır. Öyle ki 2021 yılının ilk beş ayında Türk Savunma ve havacılık sanayii 1 milyar 120 milyon dolar değerinde ihracat yaptı. Yine aynı sektördeki istatistiklere baktığımız zaman Afrika kıtasına yönelik satışlarda yıllık bazda 11 kat artış olduğunu görebiliyoruz.
 
Diğer yandan hem Kuzey hem de Sahraaltı Afrika ülkeleri sadece aralarında geliştirilecek ikili ilişkiler açısından değil Türk dış politikasında düğüm haline gelen bazı meselelerde de Türkiye’ye güç kazandırabilme açısından da önemlidir. Örneğin Libya ve Doğu Akdeniz meselelerinde Fransa ve Mısır, Libya ve Doğu Akdeniz’de petrol meselelerinde Afrika’daki bazı kabile reislerini kendi tezlerini desteklemeye ikna etmeye çalışmıştır. Türkiye de buna karşın Tuareg liderleri gibi bölgede etkinlik sahibi kimi aktörlerle etkileşime geçmiştir. Yani özetle; Afrika’da uzun yıllardır Batı sömürüsü altında ezilmiş, hala neokolonyal politikalara karşı direnen ancak zengin kaynaklarla muazzam gelişme potansiyeline sahip kıta devletleriyle kazan-kazan prensibi temelinde kurulacak ikili ilişkiler her iki taraf için büyük fayda sağlayacaktır. Böylece uzun yıllar boyunca Türk dış politikası kapsamında ihmal edilen Afrika kıtasını son dönemde geliştirilen politikalar ile Türkiye’nin uluslararası sistemde yükselen bir güç olmasına önemli katkılar sağlayabilecek stratejik bir bölge olarak değerlendirmek mümkündür. Yine benzer şekilde FETÖ ile mücadele konusunda da birçok Afrika ülkesinin Türkiye’ye verdiği desteğin de öneminden de kıtayla ilişkilerin geliştirilmesinin olumlu bir sonucu olarak görebiliriz.
 
17 Ekim’de başlayıp 4 gün süren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Angola, Togo ve Nijerya seyahati büyük öneme haizdir. Her üç ülkede de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevkidaşları Buhari, Gnassingbé ve Lourenço ile ikili görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerde Türkiye ve bu ülkeler arasında yeni iş birliği alanları geliştirilip, mevcut ikili ticaret hacminin arttırılmasına yönelik somut adımlar atılması hedeflenmiştir. Örneğin Angola ile 176 milyon dolar olan ikili ticaret hacmimiz 500 milyona, Nijerya ile 754 milyon dolar olan ticaret hacmi ise 1 milyar dolara yükseltilmek istemektedir. Her üç ülkede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile seyahat eden Türk iş insanları, düzenlenen iş forumlarında yerel iş insanları ile temaslarda bulunarak potansiyel yatırım projelerini masaya yatırdı. Yapılan bu çalışmaların 21-22 Ekim’de düzenlenen olan “Türkiye-Afrika 3. Ekonomi ve İş Forumu” ile 17-18 Aralık’ta gerçekleşecek “3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi” hazırlıkları için de büyük anlama sahip olduğunu söyleyebiliriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu 4 günlük seyahati sadece ekonomik değil siyasi ve askeri alanda da birtakım misyonlara sahiptir. Öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gittiği 3 Afrika ülkesinde Türk devletinin 2017’den beri uluslararası arenada kapsamlı olarak sürdürdüğü FETÖ terör örgütü ile mücadelesine yönelik bazı temaslarda bulunacağı beklenmekte. Bilindiği üzere Togo’da yakın zamanda kapatılan, FETÖ’ye ait bir okul vardı. Bu olumlu gelişmenin ardından bu seyahatler kapsamında Togo’da Maarif Vakfına ait yeni okulların açılmasına yönelik adımlar atılması beklenmektedir.
 
Diğer yandan seyahatin amaçları arasında medyada belirtilmeyen ancak dikkate alınması gereken bir husus daha olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaret edeceği Nijerya ile ilgili üzerinde hassasiyetle durulması gereken bazı unsurlar var. Bilindiği üzere Nijerya Afrika’nın en büyük ekonomik ve siyasi güçlerinden birisi. Sahip olduğu yer altı kaynaklarıyla da muazzam bir potansiyele sahip. Ancak diğer yandan ülke çok uzun zamandır silahlı çeteler ve selefi cihadist terör örgütleriyle mücadele etmekte. Yakın zamanda bu ülke ve çevresinde etkili olan Boko Haram terör örgütünde bazı yapısal değişimler yaşanmış ve DAEŞ’e bağlı olan ISWAP  ve ISGS terör örgütleri bölgede güç kazanmıştır. Hatta öyle ki Afrika’da kaybettiği güç ve itibarını geri kazanmaya çabalayan Fransız Cumhurbaşkanı MAcron da bu örgütlerle mücadelesine hız vermişti. 16 Eylül’de ise Macron, Fransız güçlerinin  ISGS (Islamic State in the Greater Sahara-Büyük Sahra’daki İslam Devleti) Lideri Adnan Abu Walid Al-Sahrawi’yi öldürdüğü haberini Twitter hesabından duyurdu. Bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin Nijerya ile ilişkilerinde terörle mücadele hususunda da temaslara girmesi birçok açıdan önemlidir. Öncelikle Afrika’da güçlenen Türkiye’nin varlığından rahatsız olan bazı Batılı aktörler tarafından öne sürülen “Türkiye’nin radikal/selefi terör örgütlerini desteklediği” yaftası Sahraltında Türk unsurlarca desteklenen etkili terörle mücadele programlarıyla bertaraf edilebilir. Türkiye’nin bu terörle mücadele çabası hem Ankara Hükümeti’ne yapılan ithamları ortadan kaldırırken diğer yandan kıtadaki Türk varlığını korunması ve geliştirilmesine de hizmet edebilecektir. Türkiye bu mücadeleyi direkt olarak bölge devletlerinin kolluk/güvenlik güçlerine yapacağı desteklerle sağlayabileceği gibi yerel halkın sosyo-ekonomik şartlarını iyileştirerek terör örgütlerinin yaşam alanlarını kısıtlayarak da gerçekleştirebilir. Örneğin yakın zamanda iç politikada tartışılan Türkiye’den Somali’ye verilen 30 milyon dolarlık hibe gibi adımlar bu bahsedilen amaca ulaşılmasında önemli araçlardır. Türkiye’nin Afrika ülkelerine yaptığı/yapacağı bu desteklerin gelecekte kıtada ülkemizin daha etkin bir aktör olarak konumlanmasına hizmet edeceği su götürmez bir gerçektir.
 
Netice olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu üç Afrika ülkesine yaptığı seyahati Türkiye’nin kıtada varlığını arttırmada ne kadar kararlı olduğunun bir göstergesi olarak yorumlayabiliriz. Zengin yeraltı kaynakları, jeostratejik önemi ve olağanüstü hammadde ve pazar imkanlarıyla Angola, Togo ve Nijerya ile kurulacak istikrarlı ilişkiler Türkiye’nin Afrika politikası için oldukça hayati. Ancak tüm Türkiye’nin Afrika’ya yönelik artan ilgisinin tüm bu olumlu yanları haricinde göz önünde bulundurulması gereken bazı riskler de yok değil.
 
Türkiye’nin 2000’li yılların başından itibaren büyük bir ivmeyle gelişen Afrika politikası başta Batılı eski sömürgeci güçler olmak üzere kıtada çıkarı gözeten birçok aktör tarafından endişeyle takip edilmektedir. Bu nedenledir ki Türkiye’nin bölgede attığı her adım Batı medyasında geniş yer almakta. Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika’ya her seyahatinde Le Figaro ve Le Monde gibi önde gelen Fransız gazetelerinde “Türkiye, Afrika kıtasında nüfuzunu arttırıyor!” gibi başlıklar yer almaktadır. Haberlerin bir kısmında da Türkiye’ye karşı bir propaganda yapıldığı görülmekte.
Bu aktörlerin bahsettiğim endişeli takibi yanında kıtada etkili olan bazı terör grupları da Türkiye’nin bölgedeki varlığından rahatsız. Örneğin Somali’de 2015 yılında gündeme gelen bir liman ihalesi haberi vardı. Liman ihalesi haberi El Şebab terör örgütünü oldukça rahatsız etmişti. Bahsedilen dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Somali’ye bir ziyaret gerçekleştirilecekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Somali ziyaretinden bir gün önce Mogadişu’da Türk heyetinin kaldığı otele El Şebab tarafından yapılan bombalı saldırı birçok uzman olarak terör örgütünün Türkiye’ye uyarısı olarak değerlendirilmişti.
Özetle; Türkiye’nin Afrika’da her geçen gün arttırdığı nüfuzu yakın dönemde burada etkin olan Boko Haram, El Şebab, JNIM gibi bir çok terör örgütü rahatsız edebilecek, Türk unsurları bu noktada bir hedef haline gelebilecektir. Öyle ki son dönemde Ortadoğu gücü azalan DAEŞ ve El Kaide’nin Sahraaltında’ki varlığını arttırmaya çalışması bu olasılığı daha da güçlendirebilecektir.

Yorumlar (0)
banner331
12
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 08 Aralık 2021
İmsak 06:38
Güneş 08:09
Öğle 13:01
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 15 27
3. Fenerbahçe 15 27
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 15 18
17. Göztepe 15 14
18. Öznur Kablo Yeni Malatya 15 14
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Ankaragücü 15 30
2. Erzurumspor 13 28
3. Ümraniye 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Menemenspor 14 18
14. Bursaspor 14 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 14 14
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 14 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 15 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Everton 15 18
13. Brentford 15 17
14. Crystal Palace 15 16
15. Leeds United 15 16
16. Southampton 15 16
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Athletic Bilbao 16 21
10. Osasuna 16 21
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 16 11
20. Levante 16 8
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@