10.01.2021, 12:07

Deva mı! Bela mı?

Hepimizin bildiği üzere, Sayın Ali Babacan liderliğinde,“DEVA” kısaltmasıyla,“Demokrasi ve Atılım Partisi” Türkiye’nin 84’üncü partisi olarak kurulmuştur. Ali Babacan, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’nin kuruluş sebebini şu şekilde açıklamıştır:

“Ekonomi dışındaki, gündem maddeleri ile ülkemizin başarısız bir şekilde yönetildiğini ve işlerin daha da kötüleşeceğini gördüğümüz için, bu siyasi partiyi kurmaya karar verdik. Amacımız, bütün planlarımız, hazırlıklarımız iş başa düştüğünde, yani Türkiye’yi yönetme sorumluluğu üzerimize düştüğünde planlarımızla, projelerimizle ve kadrolarımızla tamamen hazır hale gelmek”.

Ali Babacan partisinin kuruluş nedenini bu şekilde açıkladıktan sonra sorun olarak gördükleri şeyleri sıralayarak, bunların çözümü için, artık DEVA Partisi olarak göreve hazır olduklarını şu şekilde ifade etmiştir;

"Kadınlarımız tehdit altında yaşamaktan ıstıraplı. Ülkemizde adalet yaralı, demokrasimiz yaralı, halkımız ne kadar haykırsa da sesini duyuramıyor. Korku siyaseti, polemikler, kavgalar hepimizi yordu. Çalışanlarımız işsiz kalma korkusuyla yaşıyor. Emeklimiz, memurumuz her yıl daha büyük güçlüler çekiyor.

Yatırımcımız önünü göremiyor. Eğitim en önemli sorun alanı olarak hâlâ önümüzde. Sağlık sistemimiz hızla bozulma sinyalleri veriyor. Şehirlerimiz hızlı betonlaşmanın ağır yükünü kaldıramıyor. Bu ülkenin insanı son birkaç yıldır çok üzüldü, yaralandı. Her şeyi elinden alındı ama sabır gösterdi. Artık geldik buradayız. Zaman Türkiye için sorumluluk alma zamanı. Türkiye için iyileşme zamanı başladı. Derdinize ortak arıyorsanız biz DEVA’yız. Derdinize hızlı çözüm arıyorsanız biz DEVA’yız. Artık DEVA zamanı diyoruz.”Ali Babacan’ın bu çıkışıyla birlikte, başlangıçta kamuoyunda Demokrasi ve Atılım Partisi’ne yönelik büyük beklentiler belirmiştir.

 

Sayın Ali Babacan’ın ekonomik politikalarda ülkemizi bir yere taşıyabileceği ve yaşanan sıkıntılara çare olabileceği şeklinde bir beklenti içerisine girilmiştir. Ancak, çok kısa bir süre sonra, bu beklentiler kaybolmaya başlamıştır. Değişen ve gittikçe keskinleşen siyasi iklim içerisinde, geliştirdiği söylemle DEVA, siyasi tartışmaların odağında olan bir parti haline gelmiştir. Ali Babacan, halkımızın büyük ümitlerle beklediği;“ekonomik sıkıntılarının nasıl giderileceği” konusunda tatmin edici bir açıklama yapmak yerine, popülist bir yaklaşım izlemeyi tercih etmiştir.

Parti programının giriş kısmında yer verilen temel hak ve hürriyetlerin kullanımı kapsamında; anadil, anayasal vatandaşlık ve güçlü yerel yönetimler gibi konularda HDP ve PKK propagandasını aratmayan bir söylemi benimsemiştir.

Ali Babacan ve diğer parti yöneticileri tarafından, sanki “vatandaşlarımız arasında bir ayrım yapılıyor algısını oluşturabilecek” pek çok konuşma yapılmıştır. Ancak ben burada Şanlıurfa İl Başkanı Ahmet Tüysüz’ün AK Parti’yi açılım sürecinden vazgeçmekle eleştirdiği konuşmasını örnek vereceğim.

Tüysüz bu konuşmasında; “Adını doğru koyarak başlayalım; Türkiye’de bir Kürt sorunu vardır. Parti programımızın girişini oluşturan temel hak ve hürriyetlerin, merkezi ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ile büyük ölçüde çözüleceğine inanıyorum” ifadelerini kullanmıştır.

Daha sonrasında ise; “Adını doğru koyarak başlayalım; Türkiye’de bir Kürt sorunu vardır. Bu konuda herkesin farklı fikirleri ve çözüm önerileri olabilir. Mevcut iktidar bu sorunu çözmek adına açılım süreci ile bir süreç başlatmış, belli bir aşama kaydetmiş, sonradan içi sulandırılıp, milli birlik ve kardeşlik projesine evrilerek, eskisinden daha kötü bir noktaya getirilerek çözümsüzlüğe terk etmeyi tercih etmiştir.

Özellikle, ceza dosyalarında çok sıkça karşılaştığım bir pratik açılım sürecinde insanlar fikirlerini açıkça beyan etmiş, sosyal medyada görüşlerini dile getirmiş ancak aradan uzun yıllar geçtikten sonra adeta devlet kendi vatandaşına tuzak kurmuş bir refleksle ve tamamen güvenlikçi bir politika ile demokratik ve özgür ortamda beyan ettiği fikirleri soruşturma dosyalarına dönüştürerek, insanları cezalandırma yoluna gidilmiştir.

O dönem suç oluşturmayan bir eylem, yasada herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, evrensel bir ilke olan suç ve cezaların geriye yürümezliği prensibi yerle bir edilerek suçmuş gibi işlem görmüştür. İnsanların neredeyse yarısı örgüt propagandası suçundan sabıkalı durumdadır…” ifadelerini kullanmıştır.

Tüysüz konuşmasında; hükümetin, çözüm sürecinden çekilmekle çok yanlış bir karar verdiğini ve Kürt kökenli vatandaşlarımıza ayrımcı bir yaklaşım sergilediğini iddia etmiştir. Böylelikle hiç olmadık bir zamanda, yapay bir gündem oluşturarak, daha önce HDP’ye verilen oylara talip olduklarını hissettirmiştir. Ali Babacan’ın da benzer nitelikteki pek çok ifadesi bulunmaktadır.

Deva Partisi lideri ve yöneticileri tarafından sıklıkla dile getirilen bu konularda, AK Parti ve MHP yönetimleri çok ağır ithamlarla suçlanmıştır. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi doğrudan hedef alan ve siyaseten varoluş ilkeleriyle örtüşmeyen bu konuşmalar, MHP yönetimince büyük tepkiyle karşılanmıştır.

MHP Yönetimince, Ali Babacan’a;“sahip olduğu nimetleri inkâr eden, hayırsız evlat gibi, ülkemiz gerçeklerinin dışında hareket ettiği” eleştirisi getirilmiştir. Bu haksız açıklamalarının sadece PKK terör örgütünün ve HDP’nin işine yarayacağı uyarısı yapılmıştır. Bu nedenle bu söylemlerinden vazgeçerek, siyasi ahlak dâhilinde politika yapması önerilmiştir.

Ancak, Ali Babacan kendisine yönelik bu eleştirileri dikkate almayarak, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, AK Parti yönetimine ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik suçlayıcı açıklamalarına devam etmiştir.Bunun en yakın örneğine geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmasında rastlamaktayız.

Ali Babacan Bu konuşmasında;“Ülkenin bekasıyla ilgili çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bu ülkenin siyasi birliğini, toprak bütünlüğünü önemsiyorsak, şu anki iktidarın kafasıyla olmaz.

Bir yandan Bahçeli, bir yandan Perinçek. Bunlar mı ülkenin bütünlüğünü sağlayacak. Bunlar taraflı siyasi çizgide. AK Parti’yi de, Cumhurbaşkanı da o tarafa çekiyorlar. Ülkenin belli kesimini sistemin dışına iten, öteleyen yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.

Temsilde ciddi sakıntı var. İnsan olmaktan kaynaklı hakları herkesin doya doya yaşaması lazım. Öteleyerek, iteleyerek bu ülkenin bütünleşmesi sağlanamaz” ifadelerini kullanmıştır.

Ali Babacan; devletin yönetiminde kişiselliğin ön plana çıktığını, yerleşik tüm sistemlerin göz ardı edilerek, vatandaşların kutuplaştırıldığını iddia etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızı doğrudan hedef alan bu konuşmasına şu şekilde devam etmiştir:

“Devlet gücünü kullananların süre ve hukukla sınırlanması lazım, başka türlü çözüm mümkün değil. Süresi sınırlı emanetin süresi uzayınca, o üç dönem kuralı bypas edilince iş değişiyor. Oturduğum koltuk benim, galiba devlet benim diye hissiyat yoğunlaşıyor.

Ondan sonra ne güçler ayrılığı, ne yargı bağımsızlığı kalıyor. Normalde halk hareketi olarak başlayan bir siyasi hareketin, halkla karşı karşıya gelmemesi lazım. Bazı kesimleri ötelemesi, kutuplaştırmaması lazım. Süre açılınca hatalar başlıyor. En ufak bir umudumuz olsa Deva Partisi’ni kurmazdık”.

Sonuç olarak; Ali Babacan ve ekibince yapılan konuşmalarda sanki hükümetimizin vatandaşları arasında bir ayrım yapılıyormuş gibi gösterilmesi, haklı olarak “deva mı yoksa bela mı? dedirtecek bir hal almıştır.

Uzun yıllardır başımızın belası halinde olan bölücü terör örgütüne karşı başarılı bir mücadelenin verildiği, terörün bitirilme noktasına getirildiği bir dönemde, böylesi önemli kavramların, gerçek dışı bir şekilde gündeme taşınması elbette hoş karşılanacak ve sessiz kalınacak bir durum değildir.

Sayın Ali Babacan ve ekibinin bölücülüğe deva, milletimize bela olabilecek bu söylemlerinin farkına varması temennisi ile Rabbim devletimize ve milletimize hizmet yolunda sadakatimizi daim eylesin inşallah…

Yorumlar (0)
banner331
10
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 28 Şubat 2021
İmsak 06:09
Güneş 07:33
Öğle 13:22
İkindi 16:27
Akşam 19:00
Yatsı 20:19
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Antalyaspor 26 34
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. Altınordu 24 44
4. İstanbulspor 23 43
5. Adana Demirspor 24 42
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bursaspor 23 31
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 24 39
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 26 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 25 32
9. Athletic Bilbao 24 30
10. Granada 24 30
11. Celta de Vigo 24 29
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 24 25
16. Eibar 25 22
17. Deportivo Alaves 25 22
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 25 20
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@