Kelâm, savunmacı bir ilimdir. İfsâd değil, inşâ edicidir. Güncellenmesi gerekir. Günün problemleri yeni bir dil ile dikkate almalıdır.İnanç (tutum-davranış)problemlerinin çözümünde etkin olabilir, terapi sağlayabilir.Bu, sadeceehli sünnet yaklaşımıyla olmamalıdır. Sorunlara yeterli ve yetkin bir dil kullanılmalıdır. Medreselerde 1910 yılına kadar kelam dersi yoktu. Aklî ilimlerden olduğu için okutulmamıştır. Klasik rivayete dayalı Hadis, fıkıh ve tefsir ile yetinilmişti. Medreselerin ıslahına ve kelam ilmine Şeyhulislam Mustafa Sabri (1869-1954)karşı çıkmıştır. Aklî ilimler yalnızca Beytü’l-Hikme’de vardı, medreselerde yoktu. Nizâmiye medreseleri Mısır Ezher üniversitesine altarnatif olarak kurulmuştur. Nizâmiye’de Eş’arîlik ve Şâfiîlik öne çıkarıldı. Medreseler tasavvuftan etkinlendi ve geleneği sürdürdü. Mevlanâ Hâlid-i Bağdâdî(1779- 1827), kendisi hariç kendinden sonrakilere râbıta yapılmasını yasaklamıştır. Buna bağlı yapısal akımlar günümüze kadar “İsmailağa, Menzil ve Risâle-i Nûr Cemaati” olarak gelmiştir. Dini ıslah çalışmalarında Fuat Köprülü(1890 - 1966), İsmail Hakkı Baltacıoğlu (1886-1978)öne çıkan isimlerdi…

Yeni İslamî Teoloji, Almanya’da öne çıkmaktadır. İnsanın bireysel mutluluğunu ele almaktadır. Seküler modernliğin dinle uzlaşması sağlanmaya çalışılmıştır. Doğanın dili; eşitlik, kardeşlik ve özgürlük sağlayan dinamiklerdir. Dinden bağımsız seküler alanı inşâetmek imkansız görünmektedir. İkiz kurumsallık sürdürülmektedir. Kelimelerin gücü önemlidir. Tevhîdin Allah’ın birliğinden söz ettiği yargısı vardır genellikle toplumda…Oysa ki insanların eşitliğine ve özgürlüğüne bir vurgu vardır burada… Âdem ve Havvâ  anlatımı, ırkçılığın reddini anlatır. Müessis din, hegemonik(baskın) dine dönüşmektedir. Bir din birilerinin elinde hegemonik olmaya başlarsa,mezhepler değil, din yok oluşa gider…

2019’da Çin’de yapılan bir deneyle maymun - insan kimerik empriyosu yapılmıştır. Yani, iki sperm tarafından ayrı ayrı döllenmiş iki ayrı yumurtanın gelişmesi ile oluşan iki embriyonun (çift yumurta ikizi kardeşlerin) gelişmenin erken döneminde (blastomer veya gastrula evrelerinde) birleşerek tek bir canlı olarak doğmasıdır. Biyoetik, insan bedeninin parçalanmasının etiğidir. Biyoetik, tıp ve biyoloji alanında ortaya çıkan yeniliklerin, çeşitli teknolojik gelişmelere bağlı olan bilimsel sonuçların, etik düzlemde meydana getirdiği kapsamlı sorunların irdelenmesi üzerinden gelişen etik alanı ya da bölümüdür. Kelime anlamı olarak "canlı etiği" olarak da anlaşılır. Dolayısıyla biyoetik tüm bir yaşamı konu edinen etik tartışmadır. Bir ideoloji olarak psikoetiğin ele alınması manidardır. Biyoetik, geleceğe köprü olarak görülmektedir.

Metaetikahlakın kaynağını araştırır.Ahlak bilgisinin ne tür bir bilgi olduğunu, onun temelini, doğasını ve yapısını araştırır. Etik anabilim dalının etik özelliklerinin, anlatım ve bildirimlerinin, tutumlarının ve yargılarının doğasını anlamak, arayıp bulmak ve ortaya çıkarmak maksadıyla uğraşan koludur.İyi ve kötü gibi sözcüklerin anlamı nedir? Ahlaki yargılar evrensel mi yoksa göreli mi? Herhangi bir konuda, tüm seçenekler arasından neyin ''iyi'' olup neyin ''kötü'' olduğunu nasıl bilebiliriz? Ahlak felsefesi, ahlak olgusuna kuramsal olarak yaklaşmanın yanında, toplum içinde tartışmalı olan ahlak sorunlarına da çözümler getirmeye çalışır. Bu sorunların bazıları şunlardır: “Suç ve ceza, ölüm cezası, kürtaj, ötanazi, ölüm orucu, pozitif ayrımcılık, imkân ve fırsat eşitliği, pornografi ve sansür, göç, açlık, savaş ve terörizm, milliyetçilik ve ırkçılık, biyoetik, genetik mühendisliği, taşıyıcı annelik, klonlama, hayvan hakları, iş ahlakı, medya ahlakı, bilgisayar etiği, mühendislik etiği, çevre etiği…”

Transhümanizm, insanın fiziksel ve bilişsel yeteneklerinin artırılması, yaşlanma ve hastalanma gibi arzu edilmeyen veya gereksiz görülen yönlerinin ortadan kaldırılması amacıyla teknoloji ve bilimden faydalanılması gerektiğini öne süren uluslararası bir entelektüel ve kültürel harekettir. Transhümanist düşünürler, bu amaçla insan geliştirme tekniklerinin ve yüksek teknolojinin kullanılması imkânlarını ve muhtemel sonuçlarını tartışırlar. Transhümanizm, insanın dönüşümünü gerçekleştirmesidir. Teknolojik araçlar insan psikolojisini, biyolojik yapısını evrimsel süreçlerle daha ileri bir boyuta taşımasıdır.

Posthuman veya post-insan, insan olmanın ötesinde bir durumda var olan bir kişi veya varlık anlamına gelen bilim kurgu, fütüroloji, çağdaş sanat ve felsefe alanlarından kaynaklanan bir kavramdır. Posthuman, insanın olabileceği maksimum hâlidir. İnsanın daha güçlü hâle gelmesi teknolojilerle ilaçlarla olur. Bundan maksat; acıları, virüsleri ortadan kaldırmak, sürekli genç kalmak, orta vadede ölümü geciktirmek ve ölümsüzlüğe ulaşmak… Nanotekniği ile bunları gerçekleştirmek…Nano teknoloji, yüksek performanslı aletler geliştirebilmek için kullanılan her türlü tekniği kapsamaktadır. İnsan kanına enjekte etmek, insanı hasta eden şeyleri ortadan kaldırmak... Sanal gerçeklik metaverse, avatarlarla istenilen yaşama ulaşma, (avatar, herhangi bir canlı olabileceği gibi cansız nesneler… Taş, bitki veya ağaçların avatarlaşabilmesi) dinlerden uzak bir yaşam sürmek, hem erkek hem kadın olabilmek, süper güçlendirilmiş düşünce ve veri analizi yeteneği ve süreci olan yapay zeka ile süper zekaya ulaşabilmek, bedenden kurtulmak, daha güçlü bedenlerle yaşamak, bilinci makineye aktarmak, genetik müdahale ile insanın klonlanması, klonlanan varlığın organ nakli için öldürüp cinsiyetsizleştirmek, dijital ölümsüzlük hedeflenmektedir.

İnaçların evrimi, önceki kitaplarla ilişkin kutsallarınolduğunu düşünmektir. Yahudi ve Hristiyanların beklediği mesih inancı nelere ve kimlere hamledilmiştir?Fatiha suresi, İncil’deki inançların reddiyesidir.Kutsal kitapları kendi çağında okumakla inançların evrimleştirildiği ele alınmaktadır. İsrail’de öldürülen Hristiyan muhabir Şirin EbûÂkile’nin cenaze namazının kılınması manidardır.

Teodiplomasi, teopolitik, teostratejik yaklaşımlar yeni trendi oluşturmaktadır. Geldiğimiz noktada sünniliği, şiiliği, hariciliği ortodoks olarak lanse edildiğini görüyoruz. Şimdi soruyorum; din ocakları tütüyor, neden ısıtmıyor ve aydınlatmıyor?