Emin bir yer için emaneti yüklendi insan. Allah ondan emin olmuşken, Rabbinden emin olamadı insan!

Emanet? İnsana özel olarak verilen bir şey ne olabilir? İrade, tercih etme hakkı, isteyerek gelme lüksü, yaptıklarının sonucunu bilerek yapabilme özgürlüğü. Allah bize o kadar güvenmiş ve emin olmuş ki bize verdiklerinden, bizi donattığı yetilerden bize O'nu tercih edebilme özgürlüğü tanımış. Bu çok büyük bir lûtufken bazı insanlar "Bana mı sordu bunu verirken?" diyor ve ekliyor, "Ben söz verdiğimi hatırlamıyorum." Bu nasıl bir küstahlık nasıl bir azgınlık anlayamıyor insan. Hani bir insana sonuna kadar emek verirsiniz de o size en sonunda "Banane vermeseydin bana mı sordun?" der ya. İşte öyle bir baş kaldırış, öyle bir küstahlık, öyle bir cehalet, öyle bir zalimlik bu. Seni yaratmasa sen sana sorulacak bir mikrop bile değilsin! Öyleyse dağları ben yarattım edasıyla burnu havada gezmeye korkmuyor musun? Cahil cesareti diye boşuna dememişler. Cahil kalmamak için yürürken yalnız göklere değil azıcık yere de bakmak lazım!  Mecazî bile olsa nelerin Allah'ın lûtfettiği tercih etme özgürlüğünü yüklenemediğini düşünmek lazım.

İnsan neyi elinin tersiyle ittiğini düşünmeden neye karşı durduğunu bilmeden neyi kaçırdığını farketmeden göçüp gidiyor bu dünyadan. Kendine zulmediyor kendi gibi muhteşem  bir varlığı ziyan ediyor. Sadece istatistiklerden biri oluyor.

Hatta hayat bulamamış milyonlarca sperm kardeşleri kadar bile olamıyor. Çünkü yaptıklarının sonuçlarıyla karşılaşmak zorunda kalıyor.

Yok olamıyor.

Hâlâ;

Duymadım diyebilecek misin? Duymanı sağlayan Biri var. Görmedim diyebilecek misin o görüşü sana kazandıran Biri var. Bilmiyordum diyebilecek misin her şeyi bilen Biri var!