Biz aileler, çocuklarımızı yetişkin bir birey haline getirene kadar, bir çok endişe ve korkularımızla büyütürüz. Kimimiz belki bir şey olmaz diyerek çok fazla güven içinde oluruz. Kimimiz çocuklarımızı fazlaca kontrol altında tutarak herşeyden sakınırız.

Aslında fazlasıda, azıda zarardır, vasat olan kısmı tutturmak ise çok zor görünüyor. Bilinçli farkındalık kazanılırsa çok da zor değildir.

Çocuklarımızın, en çok tehlikede oldukları ve aileleri en çok endişelendiren ise  ergenlik döneminde madde kullanımıdır. Ergenlik dönemi, bireyin çocuksu tutum ve davranışlarından sıyrılıp, yerine yetişkin tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı dönemdir.

Ergenlik süreci değişim demektir. Bu değişimlerde eski alışkanlıklarından çıkıp yeni koşullara uymaları,ergenlerin  kendi kimliklerini oluşturmaları bu dönemde görülmektedir. Bağımsız bir birey olmak içinise pek çok tutum ve davranışlar denerler. Her türlü riskli davranışlar bu dönemde gözlenebilir. Bu riskli davranışların oluşmasında, aile tutumları, çevresel etkenler, sosyo- ekonomik faktörler, davranış sorunları, olumsuz ergenlik deneyimleri gibi nedenler gösterilebilinir. Uyuşturucu ve  madde kullanımı bu dönemde ergenlerin denemiş oldukları davranış değişikliklerinden sadece birisidir. Ergenlerde madde kullanımının zaman içerisinde arttığı ve günümüz gençliği için en büyük bir sorun olduğudur.

Türkiye’de madde, alkol ve tütün kullanımının erken yaşlardan itibaren başladığı bilinmektedir.

Ergenlik ve bağımlılık sürecinde ebeveynler,  bu dönemde madde kullanım süreçlerine ilişkin  bilgilendirilmeleri önemlidir. Madde kullanımı ve bağımlılıkta aileleri neler bekliyor? Aileler bu durumla karşı karşıya kaldıklarında neler yapmalılar? Tüm bu soruların yanıtlanması beklenmektedir.  Ailelerin, bu sorunlarla baş edemediklerinde,bu konularda bilgi verilmesi  oldukça önemlidir. Ergenler bu dönemde madde kullanımını, özerklik sembolü olarak kullanırlar. Artık ailelerinden bağımsız olmak, aynı zamanda yetişkin bir birey olma girişimleri görülmektedir. Ergenlerde madde kullanımı günümüz gençliğini tehdit eden  en büyük sorunlardan birisidir.

Ergenlik döneminden başlayarak, yetişkinlik dönemine kadar yaygın bir şekilde gözlemlenmektedir.

Ergenlerde maddenin oluşturacağı etkiyi, meraktan dolayı maddeyi kullanmaları, arkadaş ortamında yapılan ısrarlara karşı red edememe, arkadaş baskısı, arkadaş grubundan dışlanmamak, kendini kanıtlamak gibi nedenler ile gençler maddeye kolaylıkla yönelebilir. Ergenler, kendi içinde bir sorunla karşı karşıya kaldığında, kendi sorununu  çözme becerileri oluşturamadığı için çözüm yolu olarak da maddeye erişebilir.

Madde kullanımı için bir çok risk faktörü bulunurken, bir o kadar da bu risklerden gençleri  uzaklaştırmak için bir çok yardımcı etmen bulunmaktadır. Öyleyse bu durumla karşı karşıya kalındığında, madde kullanımını gençlerden uzak tutacak faktörler nelerdir?

Madde ve alkol kullanımı ve bağımlılıktan koruyucu etmenler; Güçlü pozitif aile bağları, anne ve babaların, çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, onlarla arkadaş olmaları, ebeveynlerin, gençlerin neler yaptıklarından haberdar olmaları, aile içinde açık kuralların olması ve  bu kurallara uyulması, ailelerin çocuklarının başarılarını görmeleri, onların sağlıklı özerkliğini kazanmasına yardımcı olmalarını sağlayan yardımcı faktörlerdir.

Madde kullanımının gençlerin önünde bir risk olduğunu ve yaşamlarında bir tehdit oluşturacağını söylemek ise gençlerde bilinçli farkındalık oluşturmaktır. Madde kullanımı ile ilgili doğru bilgilendirmenin yapılması, gençlerimize koruyucu faktörleri oluşturmamız ise son derece önemlidir.