Taşkesenlioğlu Ban; “28 Şubat’ta milletin geleceğini çaldılar”

AK Parti MKYK Üyesi ve Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, “28 Şubat 1000 yıl sürmedi ama finansal ve ekonomik etkisi ülkemizden onlarca yılı çaldı. 2002 yılından itibaren AK Parti iktidarı sayesinde hem finansal ve ekonomik yıkımlar bertaraf edilmiş hem de ulaştırmadan sağlığa eğitimden teknolojiye varıncaya kadar onlarca alanda inanılmaz başarılar sergilenmiştir” dedi.

ERZURUM 03.03.2021, 12:25
Taşkesenlioğlu Ban; “28 Şubat’ta milletin geleceğini çaldılar”

AK Parti MKYK Üyesi ve Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, “28 Şubat 1000 yıl sürmedi ama finansal ve ekonomik etkisi ülkemizden onlarca yılı çaldı. 2002 yılından itibaren AK Parti iktidarı sayesinde hem finansal ve ekonomik yıkımlar bertaraf edilmiş hem de ulaştırmadan sağlığa eğitimden teknolojiye varıncaya kadar onlarca alanda inanılmaz başarılar sergilenmiştir” dedi.

AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlediği basın toplantısında 28 Şubat “postmodern darbe sürecinde özellikle finansal ve ekonomik yönden milletin geleceğinin çalındığını belirtti. Bin yıl sürecek denilen demokrasiye balans ayarının 24. yılını bir kez daha esefle kınayan Taşkesenlioğlu Ban şu ifadeleri kullandı:

“1950 çok partili sisteme geçildikten sonra ülkemizde neredeyse 10 yılda bir yapılan darbeler ile Milli İrade yok edilmek istenmiş, demokrasi kesintiye uğratılmıştır. Hukuk devleti Kanun devletine dönüştürülmek istenmiştir. Hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin uygulandığı bir ülke meydana getirilmeye çalışılmıştır.

Her darbe ve darbe girişimi ülkemizde ülkemi siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmesine ağır darbeler vurmuştur. Ancak Anadolu irfanın tecellisi olan milletimiz her seferinde feraset dirayetle karşılık vermesi demokrasiyi hukukun üstünlüğüne, milli iradeye her daim sahip çıkmıştır.

28 Şubat 1997-2002 yılının başına kadar tüm yıkıcılığı ile devam eden 4 yıllık zaman diliminde milletim uzunca yıllar bedelini ödediği tam bir ekonomik yıkım dönemidir. Oynanan bir takım tiyatrolarla milletimizin suni gündemlerle meşgul ederken milletimizin nasıl çalındığını ifade etmek istiyorum.

2001 krizi sonrasında finansal sistemin güçlendirilmesi sürecinde kamu bankalarının görev zararlarının ülkeye maliyeti 21,9 milyar dolar seviyesindedir. Özel sektör bankaları hem denetim zayıf olması hem de yüksek faizle topladıkları mevduatları geri dönüşü olmayan ekonomik birimlere transfer etmeleri, öz kaynaklarının yetersizliğinden dolayı risklere karşı dayanıksızlıkları sonucu 25 bankaya TMSF el koymuş ve bunun sonucu 31,4 milyar dolarlık zarar ortaya çıkması sonuç olarak hem özel sektör hem de kamu bankaların yeniden yapılandırılması için 53,3 milyar dolar maliyet ortaya çıkmıştır.

1998 ve sonrasında faiz giderlerinde de ciddi bir yükselme yaşandı. 2001 yılı itibariyle oran yüzde 17,1 seviyesine ulaştı. Bu doğrultuda, 2001 yılına gelindiğinde devletin topladığı vergiler faiz ödemelerine yetmedi, vergi gelirlerinin tamamı faiz ödemelerine aktarıldı.

1990 yılında devlet iç borçlanma senetlerinin bankaların toplam aktiflerindeki payı %10 iken, bu oran 1999’da %23 seviyesine çıkmıştır. 1997-2007 yılları arasında kamu kesiminin faiz harcamalarının gayri safi milli hasılaya oranının değişmediğini kabul ettiğimizde yaklaşık 119 milyar doları fazladan faiz giderlerine harcandığını görebiliriz.

Bunun yanında ilgili dönemde hükümetlerin yapısal sorunlara kayıtsız kalması ve popülist harcamalarını finanse etmek için yüksek faiz oranlarını teşvik etmeleri kısa vadeli sermaye akımlarını teşvik etmiş ve kur-faiz arasındaki makasın açılmasına sebebiyet vermiştir. Böylesi durumlarda ekonomi kısa vadeli sermaye akımlarına karşılıklı bağımlılık katsayısı yükselmekte ve meydana gelen cari açığın sürdürülemez boyuta ulaştığının hissedilmesinin akabinde sermaye çıkışlarının yaşanması, iktisadi büyümeyi olumsuz etkilemekte ve büyüme performansını istikrarsız hale getirmiştir. Bu bağlamda 1999 yılında meydana gelen ani sermaye çıkışlarının ardından ekonomide %6,1 oranında, 2001 yılındaki sermaye çıkışları sonrasında ise gelir seviyesinde %9,5 oranında daralma söz konusu olmuştur. İki dönemin sermaye çıkışları sonrasında gayri safi milli hasıla düzeyinde toplamda 75 milyar ABD Doları alanında azalış meydana gelmiştir. Sadece bunlar mıydı? Türkiye’ye yönelik doğrudan sermaye yatırımları ülkenin bu siyasal istikrarsızlığından payını almış ve maalesef Meksika ve Brezilya örneklerinde 1995-2000 periyodu için doğrudan yabancı sermaye girişlerinin gayri safi yurtiçi hâsılaya oranı Brezilya’da %3 ve Meksika’da %3,2 düzeyinde iken ilgili yıllarda Türkiye için bu oran %0,4 seviyesindedir ve Milli gelirin %2 seviyesinde sermaye girişlerinin olacağı tahmin edildiğinden 16,5 milyar dolar bir sermaye akışından Türkiye mahrum kalmıştır.

Türkiye’de yine o dönemlerde ardı ardına meydana gelen devalüasyon sonrasında ihracat, ithalat ve dış borçlar bağlamında aynı miktarda yabancı para karşılının daha fazla mal ve hizmet satışı ile gerçekleşmesi nedeniyle kazançtan ziyade maliyet unsuru olmuştur. Ulusal paradaki değer kaybının öncesi ve sonrası kıyaslandığında ihracat, ithalat ve dış borç servisi bağlamında kriz yaklaşık 14 milyar dolarlık ek maliyet getirmiştir. Bunun yanında IMF ile onlarca sözleşmeler imzalanmış ve IMF’den yaklaşık 48,7 milyar dolar kredi alınmıştır. Alınan bu kredinin maliyeti 6 milyar $ seviyesinde gerçekleşmiş ve maalesef ülkemiz bu borçları 2013 yılına kadar ödemeye gayret etmiş ve 2013 yılında da elhamdülillah AK Parti iktidarı sayesinde IMF ye tüm borçlarımız ödeyerek artık yatırıma ve üretime daha fazla pay ayırır hale gelmiştir.

2000 yılının kasım ayında, TCMB döviz rezervlerinden bir haftada 3 milyar dolar, hemen ertesi hafta ise 2,5 milyar dolar çıkış yaşandı. Böylece TCMB rezervleri kasım ayının sadece son iki 2 haftası içerisinde 5,5 milyar dolar eridi ve 24,4 milyar dolardan 18,9 milyar dolara inerek istikrar programının belirlediği rezerv alt sınırı seviyesine düştü.

Dövize olan bu saldırı, Merkez Bankası rezervi kayıplarının yanı sıra, yüksek faizleri de beraberinde getirdi. Baskı sonucu Kasım ayı ortalarında dikkat çekici bir şekilde yükselerek %82 seviyesini gören gecelik faizler, 22 Kasım 2000 tarihinde en yüksek %210, ortalamada ise %111 oranlarına sıçrayarak beklenen finansal krizi ortaya çıkardı. Hatta tam bu dönemde yerli parayı savunmak için gecelik faizler bir ara % 4000’lere çıktı.

Ekonomik anlamda kayıplar sadece finansal anlamda değil iş gücü piyasası alanında da oldu. Binlerce insan fişlendi ve işlerinden oldu. Bunun en dönemde irtica adı altında ordudan 1600 yetişmiş üst düzey insan kaynağı atılmış oldu ve bu yetişmiş insan kaynağının ülkeye maliyeti 10 milyar dolardır.

Yine aynı zamanda 100 binlerce genç kızımız ve gençlerimiz eğitim haklarından mahrum kaldı. Ve bu gençlerin ekonomiye olan kazançlarından da ülkemiz mahrum kaldı.”
Yorumlar (0)
banner331
11
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 20 Nisan 2021
İmsak 04:37
Güneş 06:11
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:56
Yatsı 21:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@