Yaşları yaklaşık 50 ve üzeri olan bugünün yetişkinlerine günümüz gençlerini sorsam muhtemelen büyük bir çoğunluğu haklarında bir çok olumsuz sözcük sıralayacaktır. Hey gidi gençlik nereye gidiyor böyle... M.Ö.350 yıllarında yaşamış Aristoteles de gençler için şu ifadeleri kullanınca neyse ki buna pek de şaşırmıyorum. ''Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ailelerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar.'' Yani yetişkinler binlerce yıldır gençler için aynı şeyleri söylüyorlar, kendileri hiç genç olmamış aynı yollardan hiç geçmemiş gibi. Ben bu konuda aksini düşünenlerdenim bir nevi azınlıktayım dostlar. Bence gençler gayet de kendilerindeler ve yaşadıkları ülkede bir çok şeyin de gayet farkındalar. Çevrelerinde ve ailelerinde olup bitenleri çok iyi bir şekilde idrak edebiliyorlar. Bunu da sizlere ispat etmenin bir yolunu buldum. Aslında sizler de araştırsanız veya çevrenizde birkaç gençle konuşsanız bu sonuçlara ulaşırsınız. Sadece bazı çarpıcı gerçekleri kabul etmek gerekir ki bu da en önemli adımdır. Gençlere bu zamanın insanları onlara kulak vermek lazım...

            Bu araştırma kısa adı KAS olan Konrad Adenauer Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği ile birlikte Hacettepe Üniversitesi'nin Profesörlerinden sayın Ali Çağlar ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiş. Çalışma 100 sorunun yüz yüze anket şeklinde sorulması ile yapılmış. Ülkemiz genelinde 28 ilde ve toplamda 3.243 gençle görüşülmüş. Gençlerin yaşları ise 18-25 aralığında. Araştırma mevcut ekonomik, siyasi, sosyal ve güncel konularla ilgili. Gerçekleştirilen bu araştırmanın adı ise ''TÜRKİYE GENÇLİK ARAŞTIRMASI 2021''.

            Adından da anlaşılacağı üzere gençlere sorulmuş ve henüz çok yeni yapılmış bir çalışma. 2021 yılı Mayıs ile Eylül ayları arasında yapılan bu çalışma oldukça emek isteyen bir iş olmuş ve buradan da çalışmaya katkı sağlayan öncelikle gençlere ve çalışmayı yapan uzmanlara teşekkür etmek istiyorum. Oldukça genç bir nüfusa sahip olduğumuzu düşünürsek gençlerimizin görüşlerinin ülkemizin geleceği açısından çok ama çok önemli olduğunu belirtmek isterim. Ne de olsa ''Bütün ümidimiz Gençlikte'' öyle değil mi?

            Ankete katılan gençlerin % 52,5 'i kadın, % 47,5'i ise erkeklerden oluşuyor. Çoğunluğu kentlerde yaşıyor. Eğitim düzeyleri ise Lise ve üzeri olanlar % 93,1. Katılımcıların % 57,1'i ise halen öğrenci.

Rapor toplamda 404 sayfadan oluşuyor. Tamamını okumak isterseniz derneğin sayfasından bulabilirsiniz. Önemli ölçüdeki sonuçlara bakarsak;

Ailem benim için önemli diyenler %96,6, Ahlaklı olmak benim için önemli diyenler %95,7, Hayvan hakları önemli diyenler %93,2, Çevrenin korunması önemli diyenler %90,6, Arkadaşlarım benim için önemli diyenler %82,9, Akrabalarım benim için önemli diyenler %42,7 ve Komşularım benim için önemli diyenler %24,9...

Türkiye Ekonomik olarak az gelişmiş diyenlerin oranı %48,5 iken orta gelişmiş diyenler %45,1 olmuş.

Türkiye'de yaşamak isteyenlerin oranı %27,1 iken İmkanım olsa başka ülkede yaşarım diyenlerin oranı %72,9. Peki bunda gençlerin düşüncesinin bir suçu var mı? Çoğunluğa göre evet ancak bence yanılıyor o çoğunluk. Çünkü gençler için yaşanabilir bir ülke haline getirmemiş olmaktan bugünün yetişkinleri sorumlu. Daha iyisini hakediyorlar. Ebeveynler olarak her birimiz çocuklarımız için en iyisini istemiyor muyuz? Peki bu gençler kim? Onlar yine bu ülkede yaşayan her bir yetişkinin çocukları değil mi? Öyleyse toplumsal olarak her bir insan bu gençlerin yaşam adına daha iyi şartlarda yaşaması için ne yaptık? Gitmek isteyen gençleri suçlamak en kolayı. Dönüp kendimize soralım kalmaları için ne yapmalıyız?

Gençlerin en çok güvendikleri kişiler Bilim İnsanları olmuş %70,3 bu çok sevindirici. Asker ve orduya güven ise %61,8 iken Polis güçlerine güven %47,5 e düşüyor. Bu kurumlar da kendini biraz sorgulamalı.

Gazeteci ve Televizyoncular gençlerden güven konusunda %6,9 oranında oy alabilmişler. Siyasi partiler ise ancak ve ancak güven konusunda %4,4 te kalmış. Politikacılara güven ise %3,7... Nato AB gibi uluslararası kurumlara güven de %10 un altında.

Mülteci konusunda hükümetin politikasını doğru bulmayan gençlerin oranı %80,4. Şu an ki siyasi liderlerden hangisini beğeniyorsunuz sorusuna ''HİÇBİRİ''  cevabı %20,1 ile çoğunlukta.

Ülkenin geleceğine ilişkin karamsar bir bakış açıları var. %62,8 i geleceği iyi görmediklerini söylemiş. Tamamen umutsuz olanların oranı ise%35,2... çok ama çok üzücü... Çuvaldızı kendimize batırmamız şart.

Oldukça uzun  bir araştırma ve birçok şeyi içerisinde barındırıyor. Ancak şurada bahsettiğim konulara bile baktığımızda gençleri daha çok dinlememiz ve kesinlikle kulaklarımızı onlara karşı daha çok açmamız gerektiği kanısındayım. Ve tabi ki onlara ekonomik, sosyal, siyasi, sanatsal ve birçok konuda yaşanabilir daha iyi bir ülke bırakabilmek için daha da çok çalışmalıyız.