GERÇEK FEMİNİZM NEDİR

Feminizm hakkında bildiğiniz şeyin doğruluğundan emin olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Feminizm geçmişten günümüze kadar uzanan, kadın ve erkeğin cinsiyet eşitliği için savaşılan düşünce topluluğudur. Femimizmi destekleyen kişilere feminist denmektedir. Bu düşünce için çaba sarf eden insanların ortak yönü kadının erkekten, erkeğin kadından hiçbir üstün yanı olmayıp, hak, hürriyet konusunda da birbirlerinden ne eksik ne de fazla haklara sahip olamayacağını savunmaktadırlar. 
 

Geçmişten bu yana Dünya'nın her yerinde erkek egemenliği, "ataerkil" toplumlar dominantlık kurmaya çalışmış ve bu yüzden de kadınlar çoğu konuda geri plana atılmıştır. Bu sebepten ötürü feminizm yalnızca kadınları korumak, kadınları ön plana çıkarmak için düşünülse de "gerçek feminizim'in" bu olmadığını belirttik.

Bizler bir şeyleri yapmak için belli başlı şeylere bel bağlıyor, bu yüzden yapıyormuşuz gibi düşünsek de aslında her şeyi o kurallar yüzünden değil de insan olduğumuz için yapmamız gerektiğini unutuyoruz. Her birimiz aynı şekilde doğuyor, tek farkımız her şeyden önce cinsiyetimiz oluyor. Fakat bu bizi ne alçaltır, ne yükseltir...

Sırf kadın olduğu için ön yargılara maruz kalan bir kadın, sırf erkek olduğundan bir şeyi yalnızca onun yapması zorunluymuş gibi davranan insanlar hâlen çevremizdeyken birey toplumun baskıları nedeniyle psikolojik açıdan kendisini cinsiyetçiliğe itiyor, özgüven kaybına doğru ilerliyor.

​​​

Kızını okutmayan bir annenin hastalandığında, "kadın doktor istiyorum," diye ortalığı ayağı kaldırmasındaki ironiyi fark ediyor muyuz?

Ya da borçları altında ezilen bir erkeğin sırf çevresindekiler, "karını mı çalıştıracaksın," dediği için gurur yapıp eşini çalışmasın diye engellediğinin ne kadar anlamsız olduğunu görüyor muyuz?

"Gece gece nereye gidiyormuş," diye suçladığınız birçok kadının en zoraki sebeple işe gidebileceğini,

sırf erkek olduğu için her konuda cesaretli davranması gerektiği düşünüldüğünden tek damla göz yaşı döktüğünde, "kız gibi," diye damgalandığını,

aile içi geçimsizlikte, "kadınsın sen, sus," diye bastırılan bir kadın ve daha nice sorunlara kim, neden bu kadar müdahele etme hakkı kazanıyor düşündük mü?

Sevgilisi tarafından şiddete uğrayan bir kadını korumasının sonucu oluşan olaylardan hapse giren "Kadir Şeker'in", yüzlerce Özgecan Aslan'ın Emine Bulut'un, Fatma Şengül'ün, suçsuz insanların hesabını kim verecek?

İşte ön yargıların hedefinde olan feminizm bu yüzden doğdu ve sessizin sesi, kör gözlerin penceresi olmak için ortaya çıktı. 

Renkler, cinsiyetler, haklar, özgürlük...

Geçmişin çığlığı gelecekte yakanıza yapışırsa o zaman elinizdeki her şeyin varlığını anlayacaksınız.

YORUM EKLE

banner320

banner319