06.02.2021, 08:00

HALLAC-ı MANSUR HALAÇ KALAÇ MANSUR

Hallâc Mansûr (858-922)’un adı kaynaklarımızda sürekli Farsça terkip (tamlama) şeklinde kullanılmaktadır: “Hallâc-ı Mansûr”.  Arapça hatta Farsça kaynaklar genellikle “el-Hallâc” kullanımını tercih ederken Türkçe kaynaklarda “Hallâc-ı Mansûr” şeklindeki kullanım tercih edilmiştir.

Farsça terkip şeklindeki adlandırma anlam bakımından garip görünüyor. Malumdur ki Farsça ve Arapçada tamlamaların düzeneği aynıdır ve isim tamlamasında tamlanan önce, tamlayan sonra gelir (sıfat tamlamasında da mevsuf önce, sıfat sonra gelir). Bu açıdan bakıldığında Hallac’ın meşhur adını gösteren tamlama hatalı duruyor. Şöyle açıklayabiliriz: Arapça ve Farsçada terkiplere anlam sondan başa doğru verilir. Böyle yaptığımızda “Hallâc-ı Mansûr” tamlamasına “Mansur’un Hallac’ı” anlamını vermemiz gerekiyor. Oysa bu anlamsız gözükmektedir. Mansur hallaçlık mesleğini icra eden biriyse (ki kaynaklar bunu teyit etmez), unvanı Farsça olarak “Mansûr-ı Hallâc” ve Arapça olarak “Mansûr el-Hallâc” olurdu. Oysa bu kullanımlara rastlayamıyoruz.

Bu terkibi anlam bakımından bu şekilde değerlendirebiliriz. İşe hayat hikâyesi açısından baktığımızda ise asıl adı Hüseyin olanMansur’un hallaçlıkla bir ilgisi olmadığı kanaatine kolayca varabiliriz. Sadece Süleyman Uludağ’ın DİA (Diyanet İslam Ansiklopedisi)’ndeki “Hallâc-ı Mansûr” maddesine bakmak dahi bu hususta yeterli bir izlenim verebilir. Mansur’a hallaçlık izafesi, ölümünden çok sonraki dönemlerde ortaya çıkmış olmalıdır.

İmdi… Türkçede ısrarla ‘Hallac-ı Mansur’ şeklinde bir kullanımın tercih ediliyor oluşu ve bu kullanımın yüzyıllar boyu tekrar edilegelmekten dolayı -yanlış bir kullanımla da olsa- iyice yerleşmesi akla bazı soruları getiriyor. Evvelâ şunu sorabiliriz: Bizim kullandığımız Farsça terkip yanlış olduğu için aslında söz konusu kullanım başlangıçta “Halaç Mansûr” biçiminde miydi? Bu kullanım düpedüz Türkçedir ve Mansûr’u kendisine nispet edilen meslekle birlikte nitelemektedir. Türkçede meslek gösteren kelimenin tamlamada -Arapça ve Farsçanın tersine- yaygın olarak başta kullanıldığını hepimiz biliyoruz (Sütçü İmam, Doktor Abdullah vb.). Bu durum, ilgi çekici bir düşünceye götürebilir bizi: Mansur’un hallaçlık mesleğiyle bir ilgisi olmadığı bilgisinin desteğiyle de diyebiliriz ki bu adlandırma belki de başlangıçta “Hallac” değil “Halaç” idi…

Bir Türk boyu (veya kabilesi) olan Halaçlar / Kalaçlar hakkında bilgi veren kaynaklar, bu boy mensuplarının yaşadığı bölge olarak Hüseyin Mansur’un yaşadığı, dolaştığı bölgeyi işaret ediyor. Kalaç kelimesinin zamanla Halaç şeklinde telaffuz edilir hâle gelmesi ve fakat yine de k harfi ile h arası bir ses olan hı [خ] yani hırıltılı h harfiyle yazılıyor oluşu, bu kelimeyi Hallâc kelimesine yaklaştırmış olabilir. Zaten hallâc kelimesi de Arapçada güzel h ile değil ha (ح) ile yazılmaktadır.

Bu hususta akla gelen bir husus da uzun yüzyıllar boyu bir arada yaşayan Türkçe ile Farsçanın etkileşimiyle ‘Halaç/Kalaç Mansur’ kullanımının önce ‘Hallaç Mansûr’a, peşinden de “Hallâc-ı Mansûr’a dönüşmüş olması ihtimalidir. Bu durumda Türkler tarafından zamanla Farsça kullanımın tercih edilmiş olduğu ortaya çıkar. Hüseyn b. Mansûr’a hallaçlık nispeti ise olsa olsa tasavvufî muhayyilenin kolayca başarabileceği şairane-destanî bir tesirin sonucudur…

Acaba Mansûr, Kalaç / Halaç Türklerinden miydi? Bunu bugün için netleştiremeyiz elbette. Zaten o çağlarda etnik aidiyet bugünkü kadar belirleyici değildi. Bu tür aidiyetlere işaret eden kullanımlar elbette vardı ama basit tanıtıcı bir öğe olmaktan başka bir anlamı yoktu belki de. Bu bakımdan o çağlarda yaşayan birçok meşhurun Türk mü, Fars mı, Arap mı, Kürt mü olduğu bugün bilinemez veya kesinleştirilemez durumdadır.

Bu hususu bu sayfalara taşırken bizim de amacımız Hallac’a etnik bir köken tespit etmek değildir. Çabamız, bu ünlü sûfî için kullanılan adlandırmanın zihinde bir türlü yerine oturmamasına bir açıklama bulma ihtiyacından kaynaklanıyor.

Gerçekten de “Hallâc-ı Mansûr” şeklindeki yaygın kullanımı tercih edersek (İslâm Ansiklopedisi bile bu kullanımı madde başı olarak kullanmıştır) “Mansur’un Hallacı” demiş olacağız. Arapça olarak “Hallâcü’l-Mansûr” kullanımına ise rastlayan var mıdır, bilmiyoruz. Çünkü bu terkibi Türkçeye çevirdiğimizde yine “Mansur’un Hallâcı” diye aktarmak zorunda kalırız. Çünkü Farsçada olduğu gibi Arapçada da meslek veya sıfat belirten kelime, tamlamada başa değil sona gelir. İşte “Aliyyü’l-Kassâb”, “Aliyyü’l-Havvâs”, “el-Müseylimetü’l-Kezzâb” örnekleri burada hemen hatırlanabilir. Farsça terkibe örnekler: “Hüseyn-i Şehîd”, “Safiyyüddîn-i Erdebilî”, “tasavvuf-i İslâmî”….

Arapçadan Farsçaya tercüme edilmiş Hallâc konulu bir kaynak, bu sûfîye ait isimlendirmenin ya sadece ”Hallâc” veya “Hüseyn b. Mansûr” biçiminde olduğunun tipik bir göstergesi sayılabilir: Tâhâ Abdülbâkî Sürûr’un Hallâc: Şehîd-i Tasavvuf-i İslâmî adıyla Farsçaya tercüme edilen eserinde başlıkta sadece “Hallâc” kullanımı tercih edilmiş, bu kullanım metin içinde son bölüme kadar da tekrarlanmıştır.

Öyle anlaşılıyor ki tarihten süzülüp gelen Türk muhayyilesi bu sûfînin ismini zamanla -tabii galat bir biçimde- Farsça tamlamaya dönüştürerek yaşatmış ve bu kullanımın doğru veya yanlış olduğunu sorgulamamıştır. Bu noktada ‘hallac’ sıfatı veya meslek adının Halaç/Kalaç şeklinde bir boy adı olma ihtimalini de saklı tutmalıyız.

Sonuç itibariyle “Hallâc-ı Mansûr” kullanımının hatalı olduğunu, konu üzerinde düşündüğümüzde rahatlıkla söyleyebiliyoruz. O zaman bu kullanımı “Hallac Mansûr” şeklinde düpedüz Türkçe mantığıyla telaffuz etmeyi buracıkta teklif edebiliriz.  Belki bazılarımız sadece “Hallâc” kullanımını da tercih edebilir.

 

* Birörnek olarak bk. Süleyman Uludağ, “Hallâc-ı Mansûr”, DİA, C. XV, İstanbul 1997,s. 377-381.

** Bk. Enver Konukçu, “Akhunluların Kalıntısı Olarak Kalaçlar (Halaçlar)”,

*** Tâhâ Abdülbâkî Sürûr, Hallâc: Şehîd-i Tasavvuf-i İslâmî (244-309 h.k), tercüme: Huseyn Dirâye, İntişârât-ı Esâtîr, 2. bs., [Tahran] 1380 [2001].

Yorumlar (0)
banner331
13
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 18 Nisan 2021
İmsak 04:41
Güneş 06:14
Öğle 13:09
İkindi 16:53
Akşam 19:53
Yatsı 21:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 30 34
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@