HAZIRLAYIN FİLİKALARI

Duygu Delen Gaziantep'te Mehmet Kaplan isimli erkeğin evinin penceresinden atılarak öldürüldü. Görüntüler bunun birer iddia olduğunun çok daha ötesinde...
Gerçek bu olduğu için böyle dile getirmeli.
Ama yok daha yumuşak bir ifade biçimine gereksinimimiz var.

Ne diyoruz mesela; 

Gaziantep'te erkek arkadaşının yaşadığı binanın penceresinden düşerek yaşamını yitirdi.

Kadınlarımızın, genç kızlarımızın katliamını gerçekleştirilen  vahşeti bu ve diğer benzeri söylem kurtarmayacak. İyi söylemle oluşturulan algı kadın katliamlarının olduğu gerçeğinin üzerini kapatmayacak.

Hani o kadar söylem üzerinde bir hassasiyetiniz varsa gündelik hayat içerisinde niye aktif hâle getirmiyorsunuz bu durumu?  Örnek mi, tâbi verelim hemen; mesela engelli diyorsunuz, kör diyorsunuz, sağır diyorsunuz, topal diyorsunuz ya bunları neden düzeltmiyorsunuz da kadın cinayetleri konuşulduğu vakit duyarlı vatandaşlığa soyunuyorsunuz. Kimse bana şimdi bataklığı kurutmak zırvasından bahsetmesin. Bataklığı kurutmak için yapılan algı ve eylemleri de göz önünde bulundurmanın gerekliliği elzemdir.


Tâbi bazı şeyler kimsenin işine gelmiyor. 

Bu ülkede kadın katliamlarının önüne geçmediğimiz sürece ne yazık ki daha nice :

....


Münevverler öldürülür

Özgecanlar öldürülür

Cerenler öldürülür

Helinler öldürülür

Şuleler öldürülür

Emineler öldürülür

Leylalar öldürülür

Eylüller öldürülür

Pınarlar öldürülür

Duygular öldürülür .....

Ve sonra onlar ölür de öğreniriz peşi sıra, meğerse katillerin ne suç dosyaları varmış. Duygu Delen'de de öyle olmadı mı? Mehmet Kaplan denilen katilin geçtiğimiz yıl, Zeynep Berna Atay'a arabayla çarparak öldürdüğü ortaya çıkmadı mı? Üstelik çıktığı mahkeme de serbest bırakılmış. 


Katillerin serbest dolaştığına şaşırmayan bir ülke olduk, çıktık !

Adalete inancımızı öyle yitirdik ki, sosyal medyadan adaletin tecelli etmesi yönünde medet umar olduk. Olay ses olsun da, birilerine sesimizi duyuralım da belki böylece kamuoyu oluştururuz noktasına geldik. İşte tam da bu sebeple de sosyal medya düzenlemeleriyle karşı karşıya kalmadık mı? Sosyal medyanın da gücüyle bu 19 yaşında iki kadını öldüren Mehmet Kaplan denilen katil tutuklanmadı mı? 


Bir de ifadesi var ki; "tartıştık, birkaç kez vurdum. Elimi cama vurarak kestim. Elimi yıkamaya gittim. Olay anını görmedim" dediği.... Yahu nedir bu cesaret, nasıl bir cahilliktir, nasıl bir yetiştirme şeklidir, ne hakla bir insana vurma eylemini bu kadar olağan ifade edebilir ki, daha hayatın başında olan bir genç. Doğurmayın arkadaş doğurmayın !
Bir bireye bakabilecek sorumluluk sahibi yeterliliğiniz yoksa  doğurmayın. Anne baba olmak için ehliyet verilmeli. 
Doğurup bakmadığınız çocuklar, yaşadıkları travmalarla geleceğin katili, sapığı, tecavüzcüsü potansiyeli taşıyor. Sonra gelip bizlerin canını yakıyorlar. Sadece birilerinin katili olmakla kalmıyor aynı zamanda bir masumun hayatını noktalayıp, ardında gözü yaşlı aileler bırakıyorlar. Ve aynı zamanda gencecik yaşta kendi hayatlarını da karartıyorlar...

Her  konuda olduğu gibi bu konuda da batıyoruz. 


Hazırlayın filikaları !


Bu çağda mutluluk denen şeyin kırıntısına muhtaç kaldık sayenizde !

Ve hâlâ çıkmış birilerine İstanbul Sözleşmesi'ni anlatmak zorunda bırakılıyoruz. Bize bunu yaptıran sisteme de lanet olsun.

Tekrar edeyim ;


İstanbul Sözleşmesi'nde kimse din, dil, ırk, cinsiyet ya da cinsel yönelim gibi nedenlerden dolayı ayrımcılığa maruz kalamaz diyor. Sözleşmenin garanti altına aldığı şey apaçık.

Gel gör ki cümleyi eş cinselliğe bağlayan bir akıl var, inanın çözemedim, çözemiyoruz ! Okuduğunuzu anlamamakta ve ısrarcısınız. Niye ?


Biri çıkıp İstanbul Sözleşmesi'ni savunanlara fahişe demişti ya 


Yineliyorum


"İstanbul Sözleşmesi'ni eleştiren insanlar gerici veyahut cahildir." 


Sevgilerimle Dilek Bozkurt

YORUM EKLE
YORUMLAR
ceyhun
ceyhun - 4 gün Önce

sözleşmeyi okuyunca anlamadıkları ortada

ayşe
ayşe - 4 gün Önce

sözleşmeyi okuduklarındn eminmiyiz :)

Nazım töre
Nazım töre - 3 gün Önce

Tebrikler güzel yazı

banner320

banner319