06.06.2021, 13:59

Hüküm

Hüküm vermek hayatta en kolay yaptığımız şeylerden biri. Kişi veya durum hakkında konunun önünü arkasını bilmeden, neticelerini, etkilerini, üzüp üzmeyeceğimizi, bizim de başkası tarafından kolayca yargılanabileceğimizi düşünmeden çok kolay hüküm veriyoruz. Hükümlerimiz de genellikle durum veya kişi, her ne ise onu “suçlu”, “günahkâr”, “sahtekâr”, “namussuz”, “gerici”, “kafir”, “münafık”, “şerefsiz”, “hain”, “tembel”, “hırsız” ve benzeri acıtıcı ve hadsiz kavramları ihtiva ediyor.

Çoğu zaman bu mahkûm edici söz ve yazılarımızı teyit etme gereği bile duymuyoruz. Aslında biliyoruz veya bilmeliyiz ki, bir durum ve/veya kişi hakkında iddia ettiğimiz şey gerçekse gıybet, yani hakkında konuştuğumuz kişinin duyduğu zaman hoşlanmayacağı, rahatsız olacağı söz, yalan ise iftira olur. Ama biz hiç önemsemiyoruz. Aynı şeylerin kendi başımıza gelebileceğini hiç düşünmüyoruz. Oğuz Atay “Bir Bilim Adamının Romanı” kitabında “Eğer birimizin bir kıymeti varsa, o da diğerinin ona verdiği değerdir...” derken birimizi kıymetsizleştirenin de öbürümüz olduğunu söylüyor.  Aslında değer ve değersizliğimizin dahi birbirimizle irtibatlı olduğunu ifade etmiyor mu?

Bazılarınızı duyar gibiyim. “Hırsıza hırsız, katile katil, haine hain, şerefsize şerefsiz demeyelim mi?” diyorsunuz. Biraz konuşalım sonra karar verin kime veya neye ne diyeceğinize… Neticede size karışacak durumda değilim. Ama şunu unutmamanızı tavsiye ederim. Allah’ın isimlerinden birisi “Settar”dır. Yani örten. Biz Allah’a hatalarımızı, günahlarımızı, yanlışlarımızı affetmesi ve örtmesi için yalvarır dua ederiz. Hepimiz biliriz ki, Allah yalan, yanlış ve günahlarımızın çoğunu örtücüdür. Düşünsenize sizin bildiğiniz yanlış, yalan ve günahlarınızın herkes tarafından bilindiğini! Ortada utanmadan dolaşacak kaç kişi kalırdı?

Meselenin birkaç boyutu var. Genelde şu hatalara düşüyoruz. Geçmişteki kişi veya hadiseyi dönemin şartları içinde değil, bugüne göre değerlendiriyoruz. Veya kişi veya hadiseyi duruma, zamana, yere göre değil içinde barındığı kavramın her şeyden bağımsız tarifi çerçevesinde değerlendiriyoruz ve o zaman hataya düşüyoruz. O kişi veya hadisenin bir bütün içinde ifa ettiği fonksiyonu gözden kaçırıyoruz. Ayrıca kendimizde de bir zamanlar bulunan belli hatalardan duyduğumuz vicdan azabı ve ezikliğin sonucu olarak başkasında gördüğümüz veya sandığımız eksik ve hataları acımasızca yargılayarak eleştiriyor ve hakaret ediyoruz. Böylelikle güya kendimizi temize çıkarıyoruz. Yani kendi gözümüzdeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür oluyoruz. Tolstoy, “AnnaKaranina” romanında diyor ki: “Aslında herkesin ruhunda kara bir nokta vardır." Hayatımızda da bunu gözlemleyebiliyoruz. Gerek kendimizde gerekse başkasında… Böyle düşününce sadece gördüğümüz veya duyduğumuzla içimizdeki eziklikle bir başkası hakkında hüküm vermek çok vicdansızca geliyor bana…

Bir örnek verelim. 2021 yılının dert sıkıntı görmemiş veya sıkıntıları unutmuş, abdest alırken illa ki sıcak su arayan, arabanın en lüksüne binen, elbisenin en güzelini giyen, parasını bolca harcayan ve kendini pirüpak Müslüman kabul eden bir dertsizin, oturduğu yerden Mehmet Akif’in, Fethi Gemuhluoğlu’nun, Turgut Özal’ın, Yahya Kemal’in, Nurettin Topçu’nun, Cemil Meriç’in veya Ahmet Kabaklı’nın Müslümanlığını beğenmemesi ve hatta daha ileri giderek onları veya bir kısmını Müslümandan kabul etmemesi böylesine bir hadsizlik ihtiva etmektedir. Kiminin kılık kıyafetini, kiminin hayat biçimini, kiminin Allah’ın(CC) emri ve Resulü’nün (SAV) sünnetine riayette gevşeklik göstermesini, kiminin haddi aşan bazı ifade ve eylemlerini, bazısının aile mensuplarının hayatını, bazısının yazdığı gibi yaşamadığını tenkit ve ifade etmek bu türden yaklaşımlardır. Oysa ki, bunlardan her birinin yaşadıkları dönemde yaptıkları hizmet, yürümeye çalıştıkları yol ve verdikleri mücadele sayesinde kendilerinin rahatça yaşadığını hatırlayan kişinin, bu insanları suçlarken veya beğenmezken kırk defa düşüneceği âşikardır.

Kimilerinin de Müslüm Gürses, Neyzen Tevfik, Neşet Ertaş, Aşık Veysel, Mimar Sinan, Sokollu Mehmet Paşa, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Nabi, Fuzûlî ve benzeri her biri kendi alanında öne çıkan değerleri farklı gerekçelerle beğenmemesi, kızması, aşağılaması da aynı hüküm erozyonunun ve hadsizliğinin bir sonucudur diye düşünüyorum.

Aynı şekilde bir kişinin, kurumun, toplumun veya devletin yaptıklarını küçümsemek, hadsizcesadece yaralamak için eleştirmek, beğenmemek ve yapılan her şeyin altında bir mazarrat aramak ve önyargıda bulunmak da aynı derecede üzücü ve yaralayıcıdır. Dostoyevski de Suç ve Ceza’da: “İnsanlar seni çözemedikleri zaman, önyargılarını kullanırlar.” diyor. Günümüzde ve maalesef toplumumuzda insanlarımızın çoğu birbirini çözmeye bile uğraşmıyor. Önyargısını doğrudan hüküm haline getirip, bırakın vicdanını, aklının bile süzgecinden geçirmeden her şeyi iddia edebiliyorlar.

Eğer insan önce kendi hatalarını, hayatta geçtiği merhaleleri, yaptığı yanlışları, günahları, hırsızlıkları, suçları ve benzeri defolarını hatırlarsa ve buna rağmen Allah’ın kendi hatalarını nasıl örttüğüne şahit olur, kanunun ve öğrenince kızacak veya üzülecek nice kişinin tespit etmediği nice hata ve yanlışlarının bilinmediğini hatırlarsa, başkasına iftira ederken veya başkasının ayıbını, hatasını ve günahını yargılarken çok acımasız olamayacaktır. Kendisini Allah’ın emirlerinin veya değerli bulduğu öğretinin tek ve gerçek uygulayıcısı sanmayacaktır.

Düşününce insanın başka bir insan hakkındaki birçok bileşeni devre dışı bırakarak sadece gördüğü bir yön veya duyduğu bir özellikle “hüküm” vermesi ve bu hükümde acımasız ve yanılmaz olması kabul edilebilecek bir şey değildir. Bilim Allah’ın kainatının şifresini anlama gayreti değil midir? Sormak, anlamaya çalışmak, araştırmak, çalışmak ve bilmek değil midir? Hal böyle iken kulun başka bir kul hakkında kendi hatasını örtmeye çalışır şekilde acımasız hükümler vermesi de vicdanın da, bilimin de kabul edebileceği bir şey olmasa gerek. Her şeyin birbiri ile irtibatlı olduğunu kabul eden anlayışı esas alırsak bugün başkasına yaptığımız acımasızlığın bir gün bize de yapılabileceğini, başkasında bulunduğunu fehmettiğimiz nâkısanın bizde veya yakınımızda da olabileceğini hesaba katar ve ona göre daha az konuşur, daha az suçlarız.

Halbuki biz başkalarına karşı zalim ve acımasız oldukça kendimizin aklanacağını sanma gibi bir gafletin içinde yaşıyoruz. Keşke yapmasak…

Yorumlar (0)
banner331
18
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:10
İkindi 17:10
Akşam 20:46
Yatsı 22:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@