06.06.2021, 15:11

İHTİLALLERİN KANUNLARINDA DİL VE ALFABE

     Bu yazımızda “dil bahislerimiz” den olarak,  “İhtilallerin Kanunlarında Dil ve Alfabe” konusunu ele alacağız. Tarihte, “ihtilallerin tarihleri” veya “ihtilallerin  kanunları” nı yazar bilim adamları tarafından,  bütün ihtilallerin “ortak özelliği” nin, kendi yeni doktrin, ideoloji  ve programlarına  göre, kendisine cephe aldıkları mazinin nesi varsa hepsini tepeden tırnağa değiştirdikleri halde, “teknik yapılanma” ve “süreklilik” ayrıcalık özellikleri arz ettikleri  için değiştirmek istedikleri toplumlarının alfabeleri ve dillerine  hiç dokunmadıklarını, ihtilalci liderler ve kadroların, “bunlar bizimde alfabemiz ve dilimizdir” diyerek bunları yıkıp yerlerine yenilerini koymadan aynen  yaşatmaya devam ettiklerinden bahsedilir.

Bunun tarihten örnekleri verilecek olunursa  maddelerhalinde şunlar üzerinde durabiliriz:

1-1789  Fransız İhtilali: Adı geçen ihtilal, Fransa’da birçok şeyi tasfiye edip yerlerine yenilerini  koyduğu halde, “Yaşayan Fransızca” denilen  dile hiç dokunmamış, bu dilin “Burjuva Sınıfı” nın da dili olduğuna dair,“İhtilal Kamu Selamet Komitesi” üyesi  Barrê tarafından  27 Ocak 1794’de şunlardan bahsedilmiştir:  “Demokrasilerde vatandaşları milli dilin cahili olarak bırakmak, vatana ihanet demektir. İnsan Hakları Bildirgesinin dili olmak gibi  bir sonuç ve şeref kazanan Fransızca  bütün Fransızların dili olmalıdır.” ( A. Soboul, 1789 Fransız İhtilali Tarihi, Cem Yayınevi, İstanbul, 1978, s. 977)

          2-Ekim 1917’de Rusya’da Komünist İhtilali: Rusya’da ise, “Komünist İhtilal” in liderleri maziden gelen her şeyi silip süpürdükleri halde Çarlık Rusyası’nın yalnızca dili ve alfabesi Kiril alfabesine  dokunmamışlar,  bunların, “Proletarya Sınıfı” ın da dili ve alfabesi olduğuna yönelik olarak  Komünist Rusya Devlet Başkanı  Josef Stalin şunları yazmıştır: “Dil,  herhangi bir sınıfın   değil,  toplumun bütün sınıflarının dilidir… Marksizm, dilin gelişmesinde  birden  bire patlamaları, var olan dilin birden kaybolup yeni bir dilin birden ortaya çıkmasını   kabul etmez. Dil devrimi için beş altı yıllık bir süre    gülünç derecede  kısadır, bu yüzden yüzyıllara ihtiyaç vardır”  (Josef Stalin,  Marksizm ve Dil, Çev. A. Onursal, İstanbul, 1978,  s. 44)

  3-Çin’de 1950 Komünist İhtilali:  Erciyes Üniversitesinin Çin Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyeleri ve öğrencilerinden aldığım bilgilere göre, Çin Komünist İhtilali günlerinde de  Dünyanın en zor okunun ve öğrenilen dili Çin dilinin bile değiştirilmesi cihetine gidilmemiştir. Adı geçen ihtilal 1950’de yapılmış, rejimin Eğitim Bakanı, 1952’de ihtilalin lideri ve devlet başkanı Mao’nun önüne koyduğu bir dosya ile, Çin alfabesinin kaldırılarak  yerine “okuma ve öğrenme kolaylığı” gerekçe gösterilerek Latin alfabesinin getirilmesini teklif etmiştir. Bunu çok kızan Mao, dosyayı işleme koymadan toplantı heyetinin önünde yırtmış atmış, toplumda “süreklilik  arz eden” Çin alfabesinin değiştirilmesinin “büyük  bir hata” olacağından bahsetmiştir.

          4-İtalya’da Faşist ve Almanya’da Nazizm İhtilalleri: İhtilalce Faşist İtalya’nın ihtilal lideri ve devlet Başkanı Mussolini, alfabeleri zaten kendi alfabeleri olan Latin alfabesi ve dilleri de zaten bütün ilimlerin dünyada “ilim dili” olan Latinceyi kaldırarak, yerlerine başka şeylerin konulamayacağı gerekçesi  ile dil ve alfabe devrimi yapmak yoluna başvurmamıştır. Yalnız, İhtilalci Nazi Almanyası, koyu Alman ırkçılığının hamasi ve kuru sıkı etkisinde kalan devlet başkanı Adolf Hitler, bir ara alfabe  ve dil devrimi yapmayı düşünmüş, fakat bunun başarılamayacağını  görünce, bundan vazgeçmiş, bu alanda yaptığı işler çok sınırlı kalmıştır. (Atatürk Yolunda Dil Devrimi, Topluçalışım, 17 – 18 Ocak 1981, Bildiriler Toplu Görüşler, Türk Dil kurumu Yayınları, Ankara, 1981, s. 49 –50)

          5-Japonya’nın “Batılılaşma örneği”: Bana  merhum Prof. Dr. Oktay  Sinanoğlu’nun anlattıkları ve kitaplarında da yazdıklarına göre, bu devletin  Paris Büyükelçisi, 1860’lı yıllarda hükümetinden,  Çin alfabesi gibi okunup öğrenilmesi  zor olan  Japon alfabesinin  yerine Latin alfabesinin alınmasını isteyince, devlet ve toplumdan büyük tepki görmüş, bu teklifini yaptıktan birkaç gün sonra evinde ölü bulunmuş, bu ondan “dil intikamı  almak”a yorumlanmıştır.

      Bizde ise, “Anadolu veya Türk İhtilali” denilen ortamda, 1928 ‘de yapılan “Harf İnkılabı” yla, kullandığımız  Arap alfabesinin yerine Latin alfabesinin getirilmesi   yanında, 1932’de yapılmaya başlanan “Dil Devrimi”yle de sanki dünyada saf bir dil varmış gibi, dilimizde 1000 yıldan beri konuştuğumuz ve yazdığımız bütün Arapça ve Farsça kelimelerin atılmaya çalışılması ise, “İhtilallerin kanunları”na uymamıştır. Bunlar için yapanları tarafından, “Birer maziden koparmak ve toplumuzu  tam bir Batı toplumu haline getirmek” emeliyle yapıldığına dair gerekçeler gösterilmesi de milletimizin  geçmişi ile geleceği arasındaki  köprüleri tamamen yıkmaya yönelik olduğu için, “Geçmişleri  ile gelecekleri  arasında köprüleri  kuramayan milletlerin  geleceği olamaz” vecizesi hükmünün bilerek veya bilmeyerek  işlerlik kazandırılması  milletimizin  aleyhine olmuş, bunun da büyük etkisiyle  Milletimiz,  Cumhuriyetimizin  ilanının 98 yıl dönümünde bile bölgesinde ve dünyada süper güç olamamıştır.

     “Harf İnkılabı” yapılsa bile, okullara “seçmeli Osmanlıca Dersleri” konulmak ve 1000 yıllık geçmişimizin klasikleri önemleri sırasına göre yeni alfabeye hızla kazandırılarak geçmişle köprüler kurulabilirdi. Bu yapılmamıştır.

     Ayrıca, Falih Rıfkı Atay, Ahmet Cevat Emre, İsmail Habip Sevük, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun yazdıklarına göre, Atatürk, dilde yüzde yüz tasfiyeciliğe yönelik “uydurukça dil” in denendikten sonra tutmayacağını görerek, 1936’dan itibaren bundan vazgeçtiği halde, Cumhurbaşkanı İnönü’nün “Atatürk’ün tamamlayamadığı Dil Devrimini ben tamamlayacağım” emeliyle “uydurukça dil” e tekrar dönmesi ve bu uğurda “Türkçenin anasını ağlatan” unvanıyla  anılan Nurullah  Ataç’ı görevlendirmesi,  “Yaşayan Türkçemiz” in sürekliliği için iyi olmamıştır. Ataç’ın getirmeye çalıştığı  “sun’i dil” den    hiç kimse bir şey anlamadığı halde,Vâlâ Nurettin’in tabiriyle bu dile,  “Ataçça”, Atilla İlhan’ın ifadesiyle “Devrimciler Lehçesi veya Dili’, Cevdet Kudret’in tanımlamasıyla “Aydınlar Dili” vb. denilmiştir. Bu “büyük dil buhranı”,akabinde “büyük kültür buhranı” nı da beraberinde getirerek, genç nesillerimizin mazisi, geçmişinden koparılmasına  yolaçmıştır. Bu hengamede de Türkiye süper güç olamamıştır.

Yorumlar (0)
banner331
17
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:10
İkindi 17:10
Akşam 20:46
Yatsı 22:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@