İSLAM NEZAKETTİR

İslam'ın gayesi toplumsal huzuru ve barışı sağlamaktır. Toplumların huzurları ise bireylerin birbirleri ile saygı ve sevgi çerçevesinde iletişim kurmalarına bağlıdır. Karşılıklı sevgi ve saygının temel dayanağı ise nezakettir. ''Nezaket'' sözlük anlamına baktığımızda başkalarına karşı saygılı davranma, empati yapıp muhatabımızın yerine kendimizi koyabilme ve muhatabı incitmekten kaçınmaktır. Gazzâlî ahlakın temel kanunlarını sayarken: "İnsanlara karşı davranışlarını, bu davranışların onlar tarafından sana yapılmasına razı olup olmayacağını düşünerek yap!” (İhyâ-u Ulûm-id-Dîn, Mısır 1334, II, 175) düşüncesinin ahlakın temel ilkelerinden olduğunu belirtir.

            Maalesef toplumca nezaketi, zarâfeti göz ardı ettiğimizden beridir, kaba tabirler ve argo cümleler dillerimize pelesenk oldu. İletişimlerimiz, çevre ile ilişkilerimizde saygısızlık zirve oldu. Oysa ''İslam'' merhamet dinidir. Müslüman nefret ettirmeyen ve sevdirendir. Peygamber Efendimiz’in ahlakı, sosyal hayat içinde davranış ve tutumları, tüm Müslümanlar için yegane referans kaynağıdır.

            Hz Muhammed, hoşlanmadığı ve kötü gördüğü davranışlar karşısında insanları rencide etmeden, yanlışlıkları düzeltme yoluna giderdi. Uzun yıllar Peygamberimizin hizmetinde bulunmuş ve yanından ayrılmamış olan Enes bin Mâlik'in ifadeleri bunu çok güzel özetler niteliktedir: ''Allah'a yemin ederim ki, yıllarca hizmetinde bulundum, bana kat'iyyen bir defa olsun, 'uff' bile demedi. Her hangi bir şey için bana, 'Bunu niçin böyle yaptın. Şöyle yapsaydın ya' dememiştir." ( Müslim, Fedail, 51; Tecrih-i Sarih, XII, 136)

Hz Peygamber her fırsatta ümmetine nezaketi tavsiye etmiş ve nezaketin müslüman için ahlaki bir esas olduğunu her daim dile getirmiştir. Bizlere aktarılan binlerce hadislerinden birkaçı;

“Allah, kullarına rıfk (yumuşaklık) ile muamele eder ve bütün işlerde nezaket ve yumuşaklığı sever.” (Buhârî, Edeb 35; Müslim, Birr, 47)

“Nezaket ve yumuşaklık hangi işte bulunursa o işi güzelleştirir. Herhangi bir şeyden nezaketin kaldırılması ise o şeyi çirkinleştirir.” (Müslim, Birr, 78)

“Rıfk ve nezaketten mahrum olan bir kimse bütün hayırlardan da mahrum olur.” (Müslim, Birr, 74-76)

Nezaket müslümanlar için esastır. Nezaketi şiar edinmek müslümanın vazgeçilmez vasfıdır. Müslüman her konuda nezaket ehli olma çabasını gütmeli, bu konuda bilinç oluşturmalı ve bu konuda bireysel sorumluluğu olduğunu unutmamalı.

Hz. Muhammed'in buyurduğu gibi, “İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah"a da şükretmez.” (Tirmizî, Birr, 35)