Türkiye’nin doğum artış oranında bir düşüş var. Nüfus artış oranının sağlıklı şekilde düzenlenmesi de “milli güvenlik” gereğidir. Bu sebeple; ülkemizde yasal veya kaçak olarak ikamet eden Türk soylu yabancıları T.C. vatandaşlığına alarak yaşanan yaşanan bu doğum sıkıntısına geçici bir çare üretmek mümkün olabilir. Öncelikle;

1.      Suriye’den ülkemize sığınan kardeş Türkmenlere mesleki durumlarına göre vatandaşlık verilerek, bunların özellikle Suriye’ye sınır kentlerinde ikamet etmeleri sağlanmalıdır.

2.      İkinci olarak ülkemizde çok sayıda parçalanmış Türk soylu aile bulunuyor. Annesi, babası, dayısı, amcası, teyzesi, halası Türk vatandaşı olanlar ile bunların birinci derece yakınlarının TC vatandaşlığına geçişleri sağlanmalıdır.

3.      Üçüncü olarak ülkemizde dört beş yılı aşkın süredir yaşayan, geldikleri ülkelerle ciddi bir bağlantısı kalmayan Afganistan, Irak, Azerbaycan, İran ve Çin (Doğu Türkistan) uyruklu Türk soylu şahıs ve aileler var. Bunların TC vatandaşlığına geçişlerini kolaylaştırmak lazım.

Özellikle Çin’den gelerek 2016’dan itibaren Çin’e dönüş yapamayarak, Çin’i protesto gösterilerine katılan Uygurların yollar açılsa bile Doğu Türkistan’a geri dönmeleri güvenlik açısından uzun bir süre mümkün görülmüyor. Dolayısıyla radikal örgütlerle bağlantısı olmayan bütün Uygurlara Türk vatandaşlığı verilmelidir.

4.      Dördüncü olarak Lübnan, Suudi Arabistan gibi ülkelerde yaşayan sayıları 20 – 25 bin civarında Türk soylu kardeşlerimizin Türk Vatandaşlığı talepleri kolaylaştırılmalıdır.

5.      Beşinci olarak Afganistan, İran gibi ülkelerden gelen “doktor”, “mühendis” gibi meslek sahibi kişilerin, teknoloji alanında yetenekli şahısların TC vatandaşlığına geçişlerine öncelik tanınmalıdır.

T.C. Vatandaşlığı Öncelikle Soydaşların Hakkıdır

Türk soylulara yönelik istisnai vatandaşlıkların hızlandırılması ve kolaylaştırılması, Türk soylulara öncelik tanınması da “milli güvenlik” gereğidir.

Şu bir gerçek ki, Suriye Türkmenleri de dahil toplamda 300-400 bin kardeşimize (15 bin Uygur, 15 bin Afganistan Türkü, 10 bin diğer Türk soylular, 10 bin Suudi Arabistan Lübnan’daki Türk soylular) verilecek TC vatandaşlığı, uzun bir süre ülkemizi rahatlatacaktır.

Ancak TC vatandaşlığına geçişlerde yapılacak “öncelikler” ve “kolaylaştırmalar” bütün Türk soylular için geçerli olmamalıdır. Farklı “kriterler”, farklı “şartlar” getirilebilir.  

Mesela Suudi Arabistan’dan TC vatandaşlığı talep eden soydaşlardan TOKİ’den zorunlu konut almaları şartı getirilebilir. (Bu konuda Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu elini taşın altına koymaya, devletin hizmetinde olmaya hazırdır)

Mesela Irak’tan, İran’dan gelen kardeşlerimizden (güvenlik nedenleri haricinde) TOKİ’den veya herhangi bir projeden en az 100 bin dolarlık ev alma zorunluluğu getirilebilir.

Mesela bankada 2 yıl süreyle 50 bin dolar karşılığı vadeli para tutması istenebilir.

Mesela TC vatandaşlığına alınacak doktorların bir yıl süre ile devletin belirlediği kentlerde hizmet etme zorunluluğu getirilebilir. (100 kadar doktorun listesi hazırdır)

Vatandaşlık Hakkını Susitimal Edenler Engellenmeli

Ancak suistimalleri önlemek, para karşılığı vatandaşlık satışının önüne geçmek için vatandaşlık işlemleri bir komisyon tarafından takip edilmelidir. Deaş’e, İŞİD’e adam sevk eden, para ile Suriye’ye adam gönderenlerin, Kazakistan ve Kırgızistan’da ikamet edenlerin, yurt dışında yaşayanların vatandaşlık aldığı şeklinde ciddi ihbar ve söylentiler bulunuyor. Hatta çok zengin olanların dahi bir kuruş para ödemeden istisnai vatandaşlıktan yararlandırıldıkları ve bu işlem karşılığında ciddi paraların transfer edildiği şeklinde şikayetler bulunmaktadır.

Tüm bu iddia edilen suistimallerin, güvenilir şahıslardan oluşan bir komisyonun kurulmasıyla en aza indirileceği kanaatini taşıyorum. Hatta imkan varsa bu tip şahısların tespiti yapılarak verilen vatandaşlıkların iptal edilmesi ve bu suistimali yapan kişi ve kuruluşların da cezalandırılması gerekmektedir.

Yapılan bu uyarılar, dost uyarılarıdır. Bu uyarıyı yapan Özal, Erbakan Yılmaz döneminde yıllardır birlerce Türkistanlının ikamet ve vatandaşlık almasına vesile olan kardeşinizdir. Her bir Türk vatandaşı, Devletin emrindedir ve Devletin çıkarlarını düşünmelidir. Bizim yaptığımız da Devletimizin imkanlarını suiistimal edenlerden Devletimizi uzak tutmaya çalışmaktır.