KARŞIMIZDA KORONANIN İKİNCİ DALGASI

Dünya’nın üstünde beliren kara bulutlar etrafımızı sardığı an geçmişin gölgesinden şikayetçi olan her bir insan o anları özlüyor, varlığını hiç dilemediği o günlerden pişmanlık duyuyor.

Bir evin ortasına yıldırım düştü.

Bir mezarın üstünde günlerce şimşekler çaktı, yağmurlar yağdı.

Bir annenin, babanın, evladın, dostun kalbinde acının sancıları, gözlerinde yağmurları eksik olmadı.

Peki bunlara kim sebep oldu? Sırf eğlencemiz için, gerçek burnumuza dayanmışken sokaklarda, alışveriş merkezlerinde, cafelerde gezmeye devam eden biz mi? Biz insanlar bir şeyler başımıza gelmeden anlamadığımız için yakınımızdan birisi ölmediği, yakalanmadığı sürece bu ölümcül virüsün gerçekliğini anlayamayacağız. Ya da başımıza gelmeden, tek bir nefesin ne kadar değerli olduğunu bilmeden kale almamaya devam edeceğiz.

Henüz hiçbir şey tam olarak iyiye gitmese bile normal hayata geçiş yapmak için 1 Haziran’dan itibaren adım atacağız. Az çok rutin hayatımıza devam etmeye çalışsak bile 20 yaş altı ve 65 yaş üstünün sokaklara çıktığı o 1 günde mesafelerin ne kadar korunmadığını, hala bilinçsizce maskelersiz dolaşan insanları görüyoruz. Tehlike çanları çalmaya devam etse bile kurslar, cafeler açılıyor, insanlar da buralara gitmek için hala can atıyor.

Evde kalmak ne kadar ruhsal anlamda sıkıcı olsa da bir virüsün pençelerinin altına kapanıp hastane yataklarında acı çekmekten daha iyi olduğunu görmeyi reddeden toplumlar yüzünden insanlık felakete gitmekte bir numara rol oynamaktan başka bir şey yapmıyor.

Sağlık çalışanları gözlerini korku dolu bir sabaha açıp her gün tehlikenin en çok olduğu iş yerlerine gitmek zorunda kalırken rahatımızı, eğlencemizi düşünmemiz onları tehlikeye atmaktan başka bir şey olmaz.

Mağazaların önündeki kuyruklar caddelerin başına kadar uzanırken bu görüntü yürek burkan görsellerden biri oluyor. Dikkatsizlik, umursamazlık hala devam ederken ekranlarda gördüğümüz sayıların gerçekliği her şeyin yanında muamma kalıyor. Biraz azalma gören insanlar “bir şey olmaz” diyerek sırtını rahata yaslayarak en büyük yanlışlardan birini yapıyor.

Yaz ayları gelse bile Dünya’nın çivisi çıktığından yağmurlar, dolular, yağan karlar hala devam ediyor. Fakat yüzlerce insanın aklında gezinen tatil planları devam ediyor. Uzmanlar denizlerden de bulaşabileceğini söylese de yine eğlenceye düşkün olan bizler denize girmek istiyor, tatil planlıyoruz. Elbette gelecek sıcaklardan, yılın bütün ayı çalışan bizler güzel bir tatili hak etsek de biraz daha sabredip canımızı, diğer insanları riske atmamayı önemsemeliyiz.

Geçmişimizin değerini bilmeyip sarpa savura yaşasak da anımıza odaklanıp mahvettiğimiz günleri geleceğe taşımamak için uğraşmalıyız. İşte o zaman yaptıklarımızın karşılığını alacak eskisi gibi daha özgür bir yaşantıya sevdiklerimiz ile birlikte kavuşacağız.

Ama bu gidişle bu dediklerimin hepsi buhar olup uçacak ve korona virüsün ikinci dalgasıyla hepimiz her bir tarafa savrulacak, vadettiğimiz, istediğimiz, hayal ettiğimiz o geleceği ellerimizle yakacağız, geriye kalan tek şey ise avuçlarımızda ki küller olacak.

Çalışamadığı için aç kalan, okullarından mahrum bırakılan, evde hapis gibi kapalı kalan bizlerin bu görüntüsü o bizim için vazgeçilmez olan cafelerde, alışveriş merkezlerinde, sokaklarda yatan virüsün eseri olacak. İşte o zaman kurbanlık bir koyun misali göremediğimiz gerçeğin pişmanlığı boğazımıza dayanmanın daha da ilerisine gitmiş olduğunda cesetlere yatacak bir yer dahi bulunamayacak hale gelecek.

Ne kadar sayılarda azalma görsek bile aldanıp bir balık gibi oltaya atladığımızda körlüğümüze ah edecek, pişmanlığın dibine vuracağız.

Bunların hiçbiri olmaması için yapmamız gerekenin sabredip, gelecekte zaten istediğimiz gibi hayatımızı yaşayacağımızı unutmamanız gerektiğini anlamışsınızdır.

Arkanızda bıraktığınız kaosun değil de güzel bir dünyanın şaheseri olmanın ne zararı olur ki?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yasemin Keydal
Yasemin Keydal - 1 ay Önce

Senin gibi genc yazardan sorumluluk dolu yazina bayildim Aleynacigim.Emekle yapilan sey basari getirir.Toplum olarak el ele verirsek ağlamayiz.Maskesiz ,sosyal mesafeye dikkat etmedigimiz surece

N.Ç
N.Ç - 1 ay Önce

Okurken duygulandığım, günümüzün gerçeklerini ve zorluğunu çok net ifade etmiş bir yazıydı. Devamını diliyorum ✒

Yasemin Keydal
Yasemin Keydal - 1 ay Önce

Basariyi elde edemeyiz.Tekrar teşekkur ederim güzel yürekli bayan..

banner320

banner319