18.07.2021, 23:30

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Kıbrıs Adası, Osmanlı İmparatorluğu tarafından 93 Harbinde İngiltere’ye kiralanmış ve Kasım 1914’te de İngiltere tarafından ilhak edilmiştir. 1923 yılında iseTürkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş belgesi olan Lozan Andlaşması ile Kıbrıs’ta İngiltere hakimiyeti resmi olarak tanınmış oldu.

İngiliz Koloniler Bakan Yardımcısı Henry Hopkinson,Avam Kamarasında yapmış olduğu konuşmasındaKıbrıs’a atıfta bulunarak “İngiliz Uluslar Topluluğu içinde öyle topraklar var ki, özel koşulları sebebiyle hiçbir zaman tam bağımsız olmayı bekleyemezler” beyanında bulunmuştur. Bunun üzerine Papagos iktidarındaki Yunanistan, BM Genel Kurulu Sekreterliğine Kıbrıs adasında yaşayan nüfusa BM gözetiminde “kendi kaderini tayin etme” hakkı verilmesini 9. BM Genel Kurul gündemine alınması talebinde bulundu. Genel Kurulda İngiltere,Türkiye ve Yunanistan bu konudaki tezlerini dile getirilmiş veGenel Kurul tarafından Yunanistan’ın talebi reddedilerek konuya gündemde yer vermemiştir. Fakat bu durum, Kıbrıs sorununun dünya kamuoyunun gündemine girmesi sonucunu doğurdu. Yunanistanbu gelişmeleri ENOSİS’i (Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından ilhak edilmesi planı) uluslararası platforma taşıma sürecinin başlangıcı olarak nitelendirirken, İngiltere ve Türkiye de ENOSİS’in BM’de kabul edilmemesi şeklinde değerlendirmiştir. Diğer taraftan adada Yunanistan tarafından desteklenen, Kıbrıslı Rumların dini lideri Makarios’un da birlikte çalıştığı Grivas liderliği altında EOKA (Kıbrıs Mücadelesi Ulusal örgütü) eylemlerine başladı. İlk zamanlarda eylemler İngiliz yönetimi ve memurlarına yönelik olarak gerçekleşiyordu. Şiddet eylemleri arttıkça İngiliz yönetiminde ve kamuoyunda Kıbrıs politikasına dair rahatsızlıklar oluşmaya başladı.Bunun üzerine İngiltere, 1955 yılında Londra’da, Türkiye ve Yunanistan’ın da katıldığı üçlü bir konferans teklifinde bulundu. Konferans toplanmış, ancak taraflar arası görüşmelerde ortak bir sonuca varılamamıştır. Fakat Türkiye ve Kıbrıslı Türkler için önemli bir kazanım ortaya çıktı; artık Türkiye, Kıbrıs sorununun resmi taraflarından biri haline gelmişti. EOKA’nın şiddet eylemleri karşısında Kıbrıs Türk toplumu da harekete geçmiş ve Fazıl Küçük liderliğinde Kıbrıs Türklerinin ilk direniş örgütü “Volkan” kurulmuştur.

İngiltere için işler sadece Kıbrıs’ta değil Mısır’da da yolunda gitmiyordu. Süveyş Kanalı harekatındaki başarısızlıkla birlikte İngiltere’nin artık bölgedeki eski gücünü kaybettiği ortaya çıkmıştı. 1957’de Başkan Eisenhower’ın Ortadoğu’daki devletlere komünizm tehlikesi karşısında askeri ve ekonomik yardımda bulunma doktrini ile de Ortadoğu’daki batı çıkarlarını koruma görevi İngiltere’den ABD’ye geçerek İngiltere’nin “Kıbrıs’tan kurtulma”nın yollarını aramaya başlamıştır. 19 Aralık 1956’da İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’a Kıbrıs’ın kendi kaderini tayin hakkınıtanıdıklarını, bu hakkın kullanımının sonucunda adanın bölünme ihtimalinin de olduğunu iletmiştir. Ayrıca yeni bir anayasa teklifi ile Kıbrıs meclisinde 6’da 1 oranında Türklerin de temsil edilmesini, İngiltere’ye adada üsverilmesi gerektiğini ifade etmiştir.Söz konusu teklifi Yunanistan ve MakariosENOSİS’e uzak olduğu gerekçesiyle kabul etmemiştir. Türkiye’den ise olumlu bir yaklaşım gelmiş, adanın Türk toplumunu da temsil edecek şekilde ikiye bölünmesi makul çözüm olarak değerlendirilmiştir.  Artık “Ya Kıbrıs Ya Ölüm” sloganı yerini “Ya Taksim Ya Ölüm”e bırakıyordu. 28 Aralık’ta Başbakan Menderes meclis konuşmasında, Türkiye’nin Kıbrıs politikasının “taksim” ilkesine dayandığını ilan etmiştir. 

1957’den itibaren ise ABD ve İngiltere’den Kıbrıs’ta iki toplumlu bir bağımsız devlet önerileri gelmeye başlamış, fakat bu teklifler kabul görmemiştir. Adada nihai bir düzen oluşturulamadıkça adadaki Rum-İngiliz mücadelesi gittikçe Rum-Türk karşıtlığına döndü ve taraflar arasında silahlı çatışmalar başladı.  Bunun üzerine 1958 yılında Kıbrıslı Türklerin organize direniş örgütü olan ve 1974 Barış harekâtından sonra “Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı”na dönüştürülecek olan “Türk Mukavemet Teşkilatı” kurulmuştur.Adadaki kaos hızla yükseliyor, hem Kıbrıslı Türkler ve Rumlar hem de Türkiye ve Yunanistan giderek sertleşiyordu. İki kutuplu Soğuk Savaşta, ABD batı bloğunun lideriydi ve Türkiye ve Yunanistan da Batı ittifakında yer alıyordu. ABD,bölgede ittifak içi çatışmaların Sovyetlere karşı zafiyet oluşturduğunu düşünüyordu. Bunun üzerine, taraflar ABD’nin etkisiyle bağımsız Kıbrıs Devleti konusunda ikna olmuşlardı. 1959’da Zürih ve Londra Andlaşmaları ile ada yönetimin 7’ye 3 oranında Rumlar ve Türkler arasında paylaşıldığı Kıbrıs Cumhuriyeti Andlaşması,İngiltere-Türkiye-Yunanistan arasında Garanti Andlaşması ve Kıbrıs Cumhuriyeti-Türkiye-Yunanistan arasında İttifak Andlaşması imzalanmıştır. Böylelikle hem Kıbrıs’ta toplumlararası mücadele durulmuş hem İngiltere Kıbrıs kaosundan kurtulmuş hem NATO içi bölgesel kriz sonlanmış hem de Türkiye’nin Kıbrıs üzerinde iddia edilebilir resmi bir hakkı (garantörlük) ortaya çıkmış oldu. 1959’da yapılan seçimler sonucunda,adada her iki toplumun da temsil edilmesi ilkesi gereği Rum lider Makarios Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Türk toplumu lideri Fazıl Küçük de Cumhurbaşkanı yardımcısı olmuştu.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanı taraflar arası çekişmeleri maalesef sona erdiremedi. Daha 1961 yılından itibaren Makarios, Kıbrıs’ın Rumlar ve Türkler arasındaki idari paylaşıma karşı çıktığını, Cumhuriyetin mevcut anayasa ile önetilmesinin mümkün olmadığını dile getirdi. 1963 yılında ise 13 maddelik anayasa teklifinde bulundu. Bu teklifte, Türklerin yönetimdeki varlığını azaltmaya yönelik maddeler yer almaktaydı ve Türk toplumu tabii ki teklifi reddetmiştir. Rumlar tarafından Türkleri sindirmek ve şiddete başvurarak anayasa değişikliğine ikna etmek için Akritas Planı uygulamaya koyulmuştur. 1963’ün Aralık Ayının sonunda tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen Rum saldırıları başladı. Türk toplumu yine savunma pozisyonundaydı; Türk köyleri ablukaya alınıyor hem ada içi hem de ada dışı bağlantılara olanak verilmiyordu. Bunun üzerine,1960 Andlaşmaları uyarınca adada bulunan Türk askeri Kıbrıs Türk toplumunu korumak için harekete geçmişti. Türkiye’den havalanan Türk Jetleri ada üzerinde ihtar uçuşları yapmış,eğer ihtar dikkate alınmaz saldırılar son bulmaz ise jetlere bombalama emri verilmiştir.  Adadaki Türk askeri Lefkoşa-Gönyeli Hattını denetim altında alınarak Rum saldırganların bölgeye girmesini engellemiştir. Böylelikle, adanın başkenti Lefkoşa fiilen ikiye bölünmüş, “Yeşil Hat” ortaya çıkmıştır. Kanlı Noel saldırılarından sonra Türk toplumu kendi birimlerini kurmaya başladı; Posta idaresi, radyo vs.  Ayrıca Türk toplumunun liderliğindeartık Rauf Denktaş’ın da adı geçiyordu. Kanlı Noel saldırılarıüzerine garantör ülke dış işleri bakanları Londra’da bir araya geldi. Türkiye’nin çözüm önerisi netti; 1960 düzeni Türk toplumunun güvenliğini sağlayamamıştır, sürdürülemezdir; coğrafi olarak toplumlar arasında ikiye ayrılmış bir Kıbrıs! Artık “taksim” tezi yeniden dile getirilmeye başlanmıştı. Bu arada, adaya taraflar arasında düzen ve güvenliği sağlamak üzere bir BM Barış Gücü gönderildi. 1964’ün Nisan ayında Makarios, İttifak Andlaşmasını tek taraflı olarak feshettiğini ilan etmiştir. Adada gerginlik tırmanıyor, Rum saldırıları devam ediyordu. Türkiye, Türk toplumunun güvenliğini sağlamak üzere adaya asker çıkarma kararı almış ve bu kararını ABD’ye bildirmiştir. Tarihe “Johnson Mektubu” olarak geçen Başkan Johnson’ın cevap mektubunda, ABD Türkiye’nin asker çıkarma kararını eleştirmiş, Türkiye’ye sağlanan askeri yardımların müdahale için kullanılamayacağını söylemiştir. Neticede Türk askeri adaya çıkmak için 10 yıl daha beklemiştir.

Bu tarihten sonra, ABD’nin çözüm önerileri ve Türkiye-Yunanistan görüşmeleri ortaya çıksa da bunlar nihai kabul görmedi, adada çatışmalar devam etti. Türk toplumunun Erenköy Direnişi, Rumların Geçitkale ve Boğaziçi saldırıları bunlardan sadece birkaçıydı. 1967’deki Geçitkale ve Boğaziçi saldırıları sırasında Türkiye yine adaya asker çıkarma eğiliminde olsa da askeri-teknik hazırlık bakımından yeterli olunmadığı gerekçesiyle vazgeçildi, çözüm diplomatik yollarla aranmaya başlandı. Başkan Johnson’ın özel temsilcisi Cyrus Vance’in girişimi ile Türkiye ve Yunanistan arasında geçici bir uzlaşma sağlandı; saldırılarda Türk toplumunun uğradığı zararlar karşılanacak, ölenlerin ailelerine gerekli yardımlar yapılacak, EOKA lideri Grivas adaya giremeyecekti. Türk toplumu Vance’in inisiyatifi ile gerçekleşen uzlaşmadan sonra Aralık 1967’de “Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi”ni ilan etti. Fazıl Küçük başkan, Rauf Denktaş da başkan yardımcısı oldu. Böylelikle adadaki Türk bölgesi ve yönetimi tek taraflı resmiyet kazanmış oldu.

Kıbrıs’ta çözüm önerileri bu tarihten itibaren yine dile getirilse de nihai bir uzlaşı sağlanamadı. 1967’deki darbe ile Yunanistan’da yönetimi ele alan askeri cunta, Makarios ile anlaşmazlıklar yaşanmaya başlamıştır. Askeri cunta, Makarios’un Yunanistan bağımsız politikalar izlemesinden rahatsız olmuş ve Makarios’u yönetimden uzaklaştırma kararı almıştır. 15 Temmuz 1974’te Yunan subaylarının denetimindeki güçler Kıbrıs’ta darbe yaparak EOKA üyesi Nikos Sampson’u yönetime geçirmiş ve Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etmişti. Bunun üzerine Türkiye hızla adaya asker çıkarma kararı almıştır. Karar ABD’ye bildirilmiş, bu kez ret cevabı alınmamıştı. 20 Temmuz’da Türk askeri adaya ayak basmış; çok kayıp vermeden denizden ve havadan adaya giriş yapılmış, Rumların saldırıları püskürtülmüş ve Girne-Lefkoşa-Gönyeli hattı kontrol altına alınmıştı. İlk harekatta adanın ancak %7sine hâkim olunabilmişti, adanın geri kalanında dağınık halde yaşayan Türk nüfusuna ulaşılamamıştı. BM Güvenlik Konseyi çağrısı ile 22 Temmuz’da ateşkes ilan edildiğinde durum bu şekildeydi. Fakat diğer yandan, Türkiye’nin Kıbrıs çıkartması uluslararası kamuoyundan tepki görmemiş, adadaki Yunan darbesine karşı haklı bir müdahale olarak görülmüştür. Bu arada Yunanistan’daki askeri cuntaateşkes sonrasında yönetimden düştü.

Ateşkes sonrasında kalıcı barış için Cenevre’de iki tur görüşmeler yapıldı, fakat bu görüşmelerden de sonuç alınamadı. İkinci Cenevre Konferansının sonuçsuz kalması ile Türkiye adada ikinci harekata başlamıştır. Bu harekatta Türk kuvvetleri adanın %37sine hâkim oldu. Ancak bu kez Türkiye, uluslararası kamuoyundan ilk harekatta aldığı desteği ikinci harekatta göremedi, aksine tepki çekerek Kıbrıs’ta işgalci güç olarak tanımlandı. Kıbrıs, Türkiye’nin müdahalesi ile fiili olarakikiye bölündü fakat o günden bugüne kadar hukuki bir çözümekavuşamamıştır. Kıbrıs’taki Türk yönetimi tek taraflı beyanlar ile önce 1975’te “Kıbrıs Türk Federe Devleti” sonra 1983’te “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olarak statü değiştirmiştir.

Kendi kaderine terk edilmeyen ama itaat altına da alınmayan, kısa dönemli pragmatist hesaplar gereği kullanılmayan, uluslararası meşruiyete sahip ve herhangi bir yerin parçası olmayan KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ dileği ile…

Tüm mücahitlere, Fazıl Küçük’e, Rauf Denktaş’a rahmet ve saygı ile…

Yorumlar (0)
banner331
33
açık
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 29 Temmuz 2021
İmsak 04:02
Güneş 05:49
Öğle 13:16
İkindi 17:11
Akşam 20:32
Yatsı 22:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@