Küresel Pandemi ve Sağlık Sistemleri

Küresel Pandemi ve Sağlık Sistemleri

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen salgın Antarktika dışında tüm kıtalara yayıldı. Dünyayı etkisi altına alan, adeta hepimizin birer fantastik filmin içindeymişiz gibi hissettiğimiz bu günlerde; sağlık sistemlerinin yeterlilikleri ve ekonomik problemlerle mücadelede kamu destekleri üzerinde çalışılıyor. Bu pandemi ile mücadele şekli ise hemen hemen her ülkede sağlık sistemi kapasitelerini aşmayacak şekilde vakaları kontrol altına alabilme üzerine kurulu.

Kriz iletişimi ve stratejik planlama noktasında her ülkenin şapkasını eline alıp artı ve eksileri değerlendirme fırsatı da sunan bir durum esasında. Peki, bu konuda bir dünya turuna çıkacak olursak, hangi ülke ne durumda ve nasıl önlemler alıyor. Gelin birlikte değerlendirelim:

Özellikle Çin'den sonra epideminin merkezi haline gelen Avrupa ülkeleri ve ABD, virüsle mücadele açısından sıkı sosyal mesafe önlemleri alarak vatandaşlarını evde kalmaları konusunda uyarıyor.

İtalya, İspanya ve Fransa gibi kimi ülkeler çok daha katı uygulamalara giderek sokağa çıkmayı belirli şartlara ve koşullara bağladı.

İtalya’da Neler Oluyor?

İyi bir sosyo-ekonomik düzeye sahipliği ile bilinen (Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre sağlık sistemi en verimli olan ikinci ülke) Avrupa ülkesi İtalya, koronavirüs ile mücadelede neden zor günler yaşıyor?

Her yüz bin kişiye 12,5 acil bakım yatağı ve her bin kişiye 4 doktorun düştüğü ülkede ücretsiz bir sağlık sistemi var.

Salgının yayılmaya başlandığı ilk günlerde sosyal mesafeye dikkat edilmemesi ve yaşlanan nüfus virüsün yayılma hızını arttırdığını ve yatak kapasitelerinin aşıldığını gösteriyor. Çin’in bu anlamdaki erken tedbirleri ve kriz yönetimindeki proaktif yaklaşımı ise tüm dünyaya örnek olacak cinsten.

İspanya’da Durum Nasıl?

İtalya'dan sonra en çok koronavirüs vakasının görüldüğü ülke olan İspanya’da her yüz bin kişiye 9,7 acil bakım yatağı düşüyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre en verimli sağlık sistemine sahip ülkeler arasında 7.sırada bulunan İspanya’da da İtalya'da olduğu gibi herkesi kapsayan ve herkesin erişebildiği ücretsiz bir kamu sağlığı sistemi var. İspanya, bu verilere rağmen özellikle başkent Madrid'de koronavirüs vakalarının artış göstermesiyle beraber ekipman gerek doktor ve hemşire sayısı açısından sağlık sistemi zora giren ülkelerden oldu ve maalesef pandemi ile mücadelede yetersiz kalıyor.

Pandeminin Merkezindeki Ülke: ABD

Sağlık sistemi dolayısıyla koronavirüsün yarattığı kriz ile başa çıkamayacağından en çok endişe edilen ülkelerden biri ABD ve şimdiden vaka sayısı itibarıyla Çin'i geçen ilk ülke oldu.Dünya Sağlık Örgütü, ABD'de koronavirüs vakalarının "çok hızlı arttığını" ve ABD'nin salgının yeni merkezi haline gelme potansiyeli taşıdığını belirtti.DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, Salı günü yaptığı açıklamada 24 saatte ortaya çıkan yeni koronavirüs vakalarının yüzde 85'inin Avrupa ve ABD kaynaklı olduğunu, bunların yüzde 40'ının ABD'den geldiğini açıkladı.

Sağlık sistemi sıralamasında 37.sırada olan ABD’de her yüz bin kişiye düşen yatak sayısı 2,8 ve hiçbir sağlık sigortasına sahip olmayan insanların sayısı 30 milyon. ABD evrensel bir sağlık sistemine sahip bir devlet değil. Bütün vatandaşlarına ya da ülkeyi ziyaret edenlere sağlık yardımı sağlamıyor. Tedavi gören kişinin masrafını bir şekilde biri üstlenmek zorunda.Financial Times'a göre ABD'de dört kişilik bir ailenin ABD sağlık sistemine ayırması gereken masraf ortalama 13 bin dolar.ABD merkezli Peterson-Kaiser Sağlık Sistemi kurumunun yaptığı analize göre ülkede bir kişinin sağlık için cebinden yaptığı harcama 1.103 dolar ile dünyada ikinci sırada.

Türkiye’de Durum Nasıl?

Sağlık Ekonomisi ve finansman yönünden sektörün durumuna bakıldığında; Türkiye’de son 10 yıllık dönemde toplam sağlık harcaması 3 kat artmıştır.Türkiye’de sağlık hizmeti sunan kurumların tarihsel sürecine, çeşitli kurumlar tarafından sunulan ve analiz edilen yıllara yaygın göstergelere bakıldığında giderek özel sektörün piyasası haline gelen bir sağlık sektörü ile karşı karşıya kalmaktayız. Özellikle son dönemde “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adı altında sunulan yeni politikalar ile Kamu-Özel iş birliği sistemi ile Özel Sektörü teşvik edici atılımlar görülmektedir.Finansal açıdan bakıldığında sağlık sektöründeki parasal akış kamudan (%77 gelen kaynak) özele doğru (%51 aktarılan kaynak) bir akış görülmektedir.Türkiye’nin her geçen gün sağlık sektörüne talebi daha da artmaktadır.Sektördeki kalitenin yetersizliği ve altyapının eksikliği gidermek için önlem almak zorunludur.Bu nedenler özel sektöre doğru aktarılan bu fonun ve teşvik edici girişimlerin iyi planlanması ve etkin bir şekilde kullanımını zorunlu kılmaktadır.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise 2012 yılında Türkiye’de erişkin yoğun bakım yatak sayısı 15 bin 224.Kişi başına düşen erişkin yatak sayısına bakılığında Türkiye’de 2018 yılında 100 bin kişiye 29,4 yatak düşüyor. Tüm yatak türleri dahil edildiğinde bu sayı 46,5'e kadar yükseliyor.Daha güncel veriler için de çalışmaların yenilenmesi de bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Serap Öcal

Sağlık İletişimi Danışmanı

serap@stepmedia.com.tr

YORUM EKLE

banner320

banner319