İnsanoğlunun en çok sağlık sorunu yaşadığı alan madde bağımlılığıdır. Bağımlılık önem teşkil eden bir beyin hastalığıdır. Bağımlılık yapıcı maddeler uzun süre kullanıldığında beyin hücrelerinde farklı etkilere neden olmaktadır. Madde bağımlılığını ele aldığımızda başlangıç aşamasında insanlar çoğu zaman kontrol edebilecekleri düşüncesiyle bu zararlı alışkanlıklara başlıyor. Ancak bir süre sonra alkol ve madde kullanımı kontrolün dışına çıkar, kişinin kendisi kullanmak istemese bile beyni bunları kullanmaya devam etmesini ister.

Yoğun alkol ve madde kullanımıyla birlikte beynin kendini durdurma mekanizması bozulur ve alkol ve maddeyle karşılaşıldığında beyin sadece "git ve kullan" mesajını verir, "dur" mesajını veremez. Böylece kişi beyninden gelen "git ve kullan" mesajına uyarak keyif almasa bile kullanıma devam eder.Beynimiz sinir hücrelerinden oluşur ve çevremizi algılamamız bu sinir hücreleri aracılığıyla gerçekleşir. Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı sinir hücreleri arasındaki iletişimi bozarak beynimizde pek çok olumsuz etkiye neden olur. 

Alkol kullanımı beyin işlevlerini azaltır, hafızayı zayıflatır, denge bozukluklarına ve bunamaya yol açar. Yapılan birçok araştırma yüksek miktarda olmasa bile düzenli alkol kullanımının bunamayı tetiklediğini göstermektedir. Uyuşturucu maddeler beynin normal işleyişini bozarak beyni mekanikleştirir. Bazı maddeler beyin damarlarında tıkanmaya yol açar, felce sebep olur. Ayrıca beyin içinde sesler duyma ve akıl hastalıklarının başlaması da uyuşturucu maddelerin beyin üzerinde yarattığı etkilerdendir.

Alkol ve madde kullanımı sinir hücreleri arasındaki iletişimi bozduğu için beynin çalışmasını yavaşlatır. Kişi yeni şeyler öğrenmekte ve sorun çözmekte zorlanır. Beyin görüntüleme teknikleriyle yapılan araştırmalar alkol ve madde kullanımının beyni yavaşlattığını beyin görüntüleriyle de ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmalar alkol ve madde kullanımının beynin yapısında değişikliklere neden olduğunu da ortaya koymuştur. 

Alkol ve madde kullanımı refleksleri ileri derecede bozduğu için bu maddelerin etkisi altında dikkat isteyen işler yapmak çok sakıncalıdır. Ayrıca, bazı uyuşturucu maddelerin beyin üzerindeki olumsuz etkilerin ve yarattığı değişikliklerin ani ölümlere sebep olduğu bilinmektedir.

Beynin yapısında meydana gelen değişiklikler ve sinir hücrelerindeki bozulmalar alkol ve madde kullanımı bırakıldığı anda düzelmez. Düzelme uzun zaman alabilir. Bağımlılığın kişinin kontrol ve iradesinin ötesinde, bir beyin hastalığı olduğu unutulmamalıdır. Beyindeki düzelmenin gerçekleşmesi için hem alkol ve maddeden hem de bunları hatırlatan şeylerden uzak durmak önemlidir. 

Alkol bağımlılığının gelişiminde ve sürmesinde, alkolün uzun süreli kullanımının yol açtığı birçok nörotransmitter, nöropeptid ve nöroendokrin sistemdeki nöroadaptif değişiklikler etkili olmaktadır. Bu nöroadaptif değişiklikler alkol bağımlılarında uzun dönemde görülen birçok belirtiden sorumludur. Özellikle beynin ödül sistemi ve stres sistemindeki kalıcı uyumsal değişikliklerin alkol bağımlılığının gelişmesi, sürmesi ve nükslerle çok yakından ilişkili olduğu giderek daha iyi anlaşılmaktadır. Bu sistemlerde alkolün sebep olduğu nöroadaptif değişikliklere müdahale edebilen yeni ve etkin ilaçların bulunması şu ana kadar çok da başarılı olmadığımız bir alan olan alkol bağımlılığının tedavisi konusunda önemli ilerlemeler katetmemizi sağlayabilecektir.