NÜKÇAM Müdürü Kahraman, “ 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” kutlu olsun

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Kadın Çalişmalari Uygulama Ve Araştırma Merkezi (nükçam) Müdürü Doç. Dr. Leyla Kahraman Yüce 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü Ve Türk Kadınının Seçme Ve Seçilme Hakkının Kazanmasının Yıldönümü Dolayısıyla Açıklamada Bulundu.

NÜKÇAM Müdürü Kahraman, “ 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” kutlu olsun

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÜKÇAM) Müdürü Doç. Dr. Leyla Kahraman Yüce 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınının seçme ve seçilme hakkının kazanmasının yıldönümü dolayısıyla açıklamada bulundu.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi NÜKÇAM Müdürü Doç Dr. Kahraman Yüce, “Yıl 2019 ve bizler dünya kadın hakları gününü ve ülkemizde kadınların siyasal haklarını kazanmasını kutlayabilecek düzeye gelmiş değiliz. Dünya Kadın Hakları Günü, 1789’da Fransız Ulusal Meclisi’nde okunan ve günümüzdeki İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin esin kaynaklarından biri olan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ne karşı, -bu metinde geçen “insan” (homme) sözcüğünün yalnızca erkeği kastetmesi nedeniyle- 1791 yılında Olympe de Gouges’un “Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ni yayımlamasına dayanmaktadır. Kadınlar bu şekilde; birey olma, yurttaş olma aslında insan olma, insan haklarını elde etme mücadelesini başlatmıştır. Osmanlı Döneminde de kadınlar hakları için çok yoğun ve zorlu bir mücadele yürütmüşlerdir. Nezihe Muhiddin, Hayganuş Mark, Fatma Nesibe Hanım, Halide Edip, Ulviye Mevlan, Mükerrem Belkıs, Nimet Cemil, Nebile Akif, Yaşar Nezihe gibi isimler kurdukları örgütler ve çıkardıkları yayınlarla, kadınların hakları için mücadele etmişlerdir. Öyle ki; Türkiye’de ilk siyasi parti kurma girişimi 15 Haziran 1923’te yine bu öncü kadınların Kadınlar Halk Fırkası ile başlamıştır. Kadınlar dünyada ve ülkemizde başta siyasal hakları olmak üzere insan haklarını elde etmek için çok zor koşullarda büyük bir özveriyle mücadele etmişlerdir. Türkiye’de bu mücadele siyasal haklar bakımından 1934 yılında başarıya ulaşmış ve kadınlar seçme ve seçilme hakkını elde edebilmişlerdir. 1935 yılı seçimlerinde 18 kadın meclise girmeyi başarmış, bu ancak meclisin % 4,5’ini oluşturmuştur. Bu hakkı kazanmanın üzerinden 85 yıl geçmesine rağmen kadınlar hala siyasal alanda hak ettiği düzeyde yer almamaktadır. Bugün itibarıyla meclisimizin yüzde 17’sini kadınlar oluşturmaktadır. Ne genel ne de yerel siyaset mekanizmalarında kadınlar yeterince temsil edilememektedir. Oysaki eşit temsil demokrasinin gereğidir. 2019 yılı itibarıyla; dünya parlamentolarında kadın milletvekili oranına baktığımızda yüzde 24,3 olduğunu görmekteyiz. Kadın devlet başkanı oranı yüzde 6,6 kadın hükümet başkanı oranı ise yüzde 5,2’dir. Tüm bu oranlar temsilde cinsiyet eşitsizliğinin küresel bir sorun olduğunu bizlere göstermektedir. Bu sorunun temel nedenlerinden birisi her alanda yaşanan toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir. Kadınların hayatın her alanında eşit hak ve fırsatlardan yararlanması bunun için destekleyici özel önlemlerin alınması gerekmektedir. Ataerkil zihniyetin eşitlikçi bir şekilde dönüşmesi için hayatın kadın ve erkek ayrımı olmaksızın tüm bireyler tarafından haklar ve sorumluluklar bakımından eşit bir şekilde paylaşılması bir zorunluluktur. Kadına yönelik eşitsizlik, ayrımcılık ve şiddet önlenmediği sürece kadınlarla erkeklerin eşitliği sadece kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur. Bugüne dek temsil hakkı için mücadele eden, emek veren tüm kadınları ve onların mirasıyla yıllardır her yerde eşitlik mücadelesi veren kadınları sevgi ve saygıyla anıyoruz” ifadelerine yer verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER