T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu bünyesinde Jeberhard Streul’un yazdığı Ali İpin’in yönettiği ve Yücel Erten’in dilimize çevirdiği “Josef Bieder’in Yıldızının Parladığı An (Aksesuarcı)" adlı tiyatro oyunu, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ)’de tiyatro severlerle buluşacak.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu bünyesinde Jeberhard Streul’un yazdığı Ali İpin’in yönettiği ve Yücel Erten’in dilimize çevirdiği “Josef Bieder’in Yıldızının Parladığı An (Aksesuarcı)" adlı tiyatro oyunu, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ)’de tiyatro severlerle buluşacak.

Gözden kaçırmayın

Büyükşehir, Edremit’te gençleri Bilal Sonses ile buluşturdu Büyükşehir, Edremit’te gençleri Bilal Sonses ile buluşturdu

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne bağlı tüm Bölge Müdürlüklerince NEVÜ’de her ay düzenli olarak temsil verilmesinin karara bağlanmasının ardından onuncu tiyatro gösterisi 30 Nisan 2022 Cumartesi günü saat: 14:00’de “Josef Bieder’in Yıldızının Parladığı An (Aksesuarcı)" adlı tiyatro oyunu ile devam edecek. İlgili protokol çerçevesinde NEVÜ Vali Şinasi Kuş Kültür ve Kongre Merkezi Damat İbrahim Paşa Salonunda düzenli olarak sahnelenecek tiyatro etkinliği biletleri öğrenciler için 10 TL ve tam bilet fiyatları ise 18 TL olarak belirlenirken, tiyatro severler biletlerini Devlet Tiyatroları’nın internet sitesi www.devtiyatro.gov.tr üzerinden temin edebilecek.

Tiyatronun konusu

Josef Bieder, mesleğine aşık bir aksesuarcı. Bir akşam iptal olan temsil saatinde ertesi günkü provanın aksesuarlarını hazırlamak üzere sahneye girer. Dilinde bir şarkı, elinde aksesuarları işine koyulacakken salonda, temsilin iptal olduğundan habersiz oturan seyirciyi fark eder. Olacak şey değil. Durumu kurtarmak adına birkaç cümle kursa da, pürüz hemen çözülecek gibi değildir. İdare durumdan haberdar olana kadar onları hoş tutmaya çalışır. Mesleğinin incelikleri, sanata olan aşkı, sanatçılara olan bakışı, hayalleri, umutları ve yerine gelmemiş arzuları üzerine bir sohbet başlar. Josef Bieder, yıllar sonra şans eseri “seyircisini” bulmuş ve mesleğine duyduğu aşk ve heyecanla tüm maharetlerini ortaya döker. Artık sahnede gördüğümüz bir aksesuarcı değil, on parmağında on mağfiret bir sanat aşığıdır. Tüm egosantirik tutumları ve kendini beğenmişlikleriyle...