07.03.2021, 16:24

Oba Katliamından, Hocalı’ya… Değişen Birşey Yok!

 Geçtiğimiz günlerde Ermenistan’da Başbakan Nikol Paşinyan ile Genelkurmay Başkanlığı arasında bir muhtıra krizi yaşanırken, Azerbaycan hükümetince, “Ermenistan’ın, Karabağ bölgesine gizlice yeniden asker yığmaya başladı” açıklaması yapıldı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan bu açıklamada; “Ermenistan’ın son günlerde Karabağ bölgesine yeniden asker göndermeye başlamıştır. Ermenistan’ın bu davranışı üçlü anlaşma yanı sıra uluslararası hukuk ve Azerbaycan egemenlik ve toprak bütünlüğüne yönelik yeni tehdit oluşturmaktadır. Uluslararası topluluğu yaşanan bu gelişmeyle ilgili uyarıyoruz” ifadelerine yer verilmiştir.

Yine bu konuda, Azerbaycanlı güvenlik uzmanı Adalet Verdiyev’in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada; “Rusya’nın Karabağ’a yönelik kirli planları bulunmaktadır. Ermenistan’ın Karabağ’a tek bağlantı koridoru olan Laçin Koridoru Rusların denetiminde olduğu için Ermenistan’a gelen araçlar, buradan hiçbir engelle karşılaşmadan Karabağ’a silah ve cephane sokabiliyor. Bu konuda elimizde net bilgiler var.

Azerbaycan- Ermenistan ateşkes anlaşmasının 4. Maddesi bölgedeki tüm silahlı unsurların çıkarılmasını zorunlu kılıyor. Ancak, Rusya sahada bu yönde hiçbir adım atmadı. Bir de bu duruma ek hariçten silah ve cephane nakline göz yumuyor. Ermeniler, kesinlikle yeni katliam hesapları içindeler. Bölgeye sokulan silah, militan ve cephane kesinlikle yeni bir çatışmayı tetikleyecek” denilmektedir.

Adalet Verdiyev’in açıklamalarında dikkat çeken bir başka konu ise; “ Rusya’nın arabuluculuğunda imzalanan anlaşmaya göre, Ruslar’ın Karabağ’da 1.960 asker bulundurması gerekirken, aradan geçen süre içinde; bölgeye sadece Rus ordusu değil, çok sayıda Rus vatandaşının da taşındığını, insani yardım, sağlık, inşaat, ticaret vb. gibi faaliyetler bahane edilerek getirilen Rus sayısının on bini aşmıştır. Rusya’nın Karabağ’a 52 binden fazla Ermeni’yi taşımıştır. Rusya bölgede yeni fay hatları oluşturmaya çalışmaktadır”.

 Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, Rusya ve Ermeniler, Azerbaycan ordusunun sahada sağlamış olduğu üstünlük sonucu gelen yenilgiyi kabullenememiştir. Ermeniler Rusya’nın da desteğiyle, bunun bir rövanşına hazırlık yapmaktadır. Bölgeye gizlice taşınmakta olan silah cephane ve askerlerle yeni katliamların hesabını yapmaktadır.

Bu onların tarihten gelen bir alışkanlığıdır. Kendileri için ortamın müsait olduğunu düşündüklerinde, her türlü saldırganlık ve cinayetten hiç çekinmezler. Daha önce komşu oldukları, arkadaş oldukları, yemek yedikleri, güldükleri oynadıkları insanları vicdansızca katletmekten geri durmazlar. Bunun en güzel örneği Hocalı Katliamıdır.

 Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasındaki Azerbaycan vatandaşlarının Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır.

Ermeni güçleri tarafından; 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubat’ta bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı kasabasında, 83 çocuk, 106 kadın ve 70’ten fazla yaşlı dâhil olmak üzere 613 kişiyi öldürülmüş, 487 kişi de ağır yaralanmıştır. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başları kesildiği görülmüştür.

Bunun bir benzerini daha vermemiz gerekirse, 1919 yılı Oba Katliamıdır. Oba katliamı da Hocalı Katliamı gibi insanlık dışı her türlü suçun işlendiği bir olaydır. Iğdır’ın sevilen simalarından Hamza Aygün’ün Iğdır Sevdası isimli hatıratından aktaracağım olay şu şekildedir:

“Yıl 1957 idi. Iğdır’da ev inşa ediyordum. Çatı kaplamada kullanmak için iri ve uzun kavak ağaçlarına ihtiyacım vardı. Hem büyükbabam Hacı Nağdali Bey’i ziyaret etmek, hem de ihtiyacım olan kavakları almak için Oba köyü’ne gitmiştim.

Büyükbabam Hacı Nağdali’yle birlikte köyün kavaklarını gezerken, metruk bir alana geldik. Arsanın bir kenarında üç tane kocaman kavrak ağacı sıra sıra diziliydi. Heyecanla, “İşte tam aradığım cinsten! Bunları satın alalım! dedim. Büyükbabam, başını düşünceli şekilde iki yana doğru sallayarak,“Hayır bunları alamayız! dedi. “Niçin? Bak tam olgunlaşmışlar. Yoksa kuruyup gidecekler” dedim. Büyükbabam, “Bu kavakların sahipleri var onlar razı olmazlar” dedi.

Merakla, “Kim bu kavakların sahibi? diye sorunca, büyükbabam kolumdan tutarak, beni harabe bir duvara doğru götürdü. Taş ve toprak yığınları üzerine oturup, biraz soluklandıktan sonra şu hikâyeyi anlattı:

“1919’lu yıllardı. Komşu köy Alkamer’de Ermeniler oturuyordu. O zamanlar her iki köy arasında çok iyi dostluk ilişkisi vardı. Hatta benim orada Arakel adında iyi bir arkadaşım vardı. Ermenice “Xonaxan” kelimesi arkadaş, komşu” anlamına geldiği için biz aile içinde Arakel’i hep, “Xonaxan Arakel” olarak çağırırdık.

Bir gün Xonaxan Arakel kapımızı çaldı. Endişeli ve üzgün bir hali vardı. Kimsenin etrafa olmadığına emin olduktan sonra, eve girdi. Kendisini sofraya alıp, yemek ikram ettim. Arakel, yemekten sonra beni bir köşeye çekip, “Nağdali, biliyor musun bugün sana niçin geldim? Sana önemli haberler getirdim. Beni dikkatlice dinle! Biliyorsun bizim Kaxtaxanlar (Osmanı Ermenisi) bu tarafa göç etmişler. Köyde de onlardan epeyce var. Toplanıp karar aldılar. Taşnaklar’a müracaat edip silahlı asker istediler. Müslüman köylerine saldıracaklar. Çok geçmeden köyünüze de saldırıp katliam yapacaklar.

 Gönlüm razı olmadığı için size bu haberi getirdim. Sen bizim ekmeği yemedin ama ben sizin ekmeğinizi çok yedim. Köyün ileri gelenisin. Köylüleri bir araya topla ve bu durumu anlat. Bu bela geçene kadar köyümüzü terk edip, daha emin yerlere gidin. Aman canınızı kurtarın!” dedi.

O akşam camiye gidip, cemaate Xonaxan Arakel’in anlattklarını aktardım. Köylüler durumun ciddiyetini kavrayamamıştı. Bazıları gülerek,

“Dedikoduyu Alkamer Ermenileri uydurmuş. İstiyorlar biz kaçalım, arazilerimize el koysunlar. Ölmek var, kaçmak yok!” Camide yapılan toplantı sonucu, köyün çoğunluğu karşı koymak ve savaşmaktan yana karar almıştı.

Rus yönetimindeki Müslüman tebaa askerlikten muaf tutulduğu için, köyümüzde silah kullanmasını bilen yoktu. Iğdır ve Erivan taraflarından sürekli saldırı ve çatışma haberleri gelince parası olanlar “Berdanga” denilen silahtan aldılar. Geriye kalanlar ağızdan dolmalı çakmak tüfek edinip, hep birlikte cami avlusunda, su seneği ve testileri nişan alarak, atış talimi yapmaya başladık.

Bununla yetinmeyip, Alkamer tarafından gelebilecek saldırıyı önlemek için siper kazdık. Birkaç köylüyü de sipere yakın bekçi koyduk; ayrıca kırlarda hayvan otlatan çocukları tembihleyip, köyümüze doğru yabancıların geldiğini gördükleri an bizi durumdan haberdar etmelerini söyledik.

Xonaxan Arakel’in samimiyetine ve verdiği bilgilerin doğruluğuna inanıyordum. Er geç bu saldırının olacağını düşünüp, bazı tedbirler almaya karar verdim. Ermenilerin elinde son model silahlar olması beni daha da endişelendiriyordu…

 Ben yapılan ihbarı ciddiye aldığım için, gün boyu pusuda saldırıyı bekliyordum. Köylüler; evlerinde, işlerinde sakin sakin yaşamlarını devam ettiriyorlardı.

Sabah ezanı vakti köyümüze yakın silahlar patladı. Köyün erkekleri mevzilere koşturduk. Gelenler, Ermeni komitacılardı! Ellerinde mitralyöz ve son model silahlarla üzerimize kurşun yağdırmaya başladılar. Tüm gücümüzle direndik. Siperdeki köylülerden, 17 tanesi şehit oldu. Geriye kalanlar da bozgun halinde evlerine doğru kaçmaya başladılar. Ben de zor bela kendimi evimizin bahçesine attım…

 Ermeniler, evleri tek tek dolaşıp çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden herkesi zorla köyün tek camisine doğru toplu halde götürdüler. Köy halkını camiye doldurduktan sonra, kapısını kapatıp, etrafını çembere aldılar. Olduğum yerden olup biteni en ince ayrıntısına kadar görebiliyordum. Saldırganlardan iki tanesi ellerinde bidonlar caminin, direklerle örtülü ve çamur sıvalı düz damına çıktılar. İki delik açıp ellerindeki gazyağını caminin içine boşalttılar. Sonra da binayı ateşe verip hızla arkadaşlarının yanına döndüler.

Camiden gelen ağlaşmalar ve feryatlar yeri göğü doldurmuştu. Yüreğim burkuluyor, gözyaşı içinde olup biteni izliyordum. Bir ara caminin içindekiler kapıya yüklendikleri için olsa gerek, Ermeniler kimse çıkmasın diye kapıya kurşun yağdırmaya başladılar. Son kurtuluş umudu da sönünce, içerdekiler yanarak öldüler. Caminin tavanı ve yan duvarları kendi üzerine çöktü.

Birkaç Ermeni kulaklarını duvara dayayıp içeriden gelen seslere kulak verdiler; acaba inilti var mı, hala yaşayan var mı diye son bir kez kontrol ettiler. Herkesin öldüğüne emin olduktan sonra ve bastıran akşam karanlığında Müslüman direnişçilerin pususuna düşmek kaygısıyla çekip gittiler…

Bu gördüğün arsa, üzerinde eski camiinin olduğu yerdir. Şehitlerimiz bu arsada yatmaktadırlar. Biz köyün yeni camisini başka bir yerde inşa ettik ve bu arsaya dokunmama kararı aldık. “Bu kavakların sahipleri kim? diye sormuştun. İşte bu kavakların sahipleri burada yatan şehitlerdir. Allah hepsine rahmet etsin. Yine aynı şekilde vatanımızı kurtaran şehit asker ve Kazım Karabekir Paşa’ya da Allah rahmet etsin”.

Burada verdiğim bu örneklerde olduğu gibi, her fırsatta katliam yapmak ve topraklarımızı işgal etmek için hazırlık yapan, silahlanan bir düşman var. Bu nedenle, bölgemizde ve dünyada barışı, huzuru, güvenliği etkin kılmak için daima güçlü ve savaşa hazır olmamız gerekmektedir.

Ecdadımızın da dediği üzere; “Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-u salah.” “Barış istiyorsak, daima savaşa hazır olmalıyız”. Bu anlayışla, Rabbim birlik ve bütünlüğümüze göz diken tüm düşmanlarımıza karşı bizleri her zaman güçlü ve üstün kılsın inşallah…

Yorumlar (0)
banner331
14
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 18 Nisan 2021
İmsak 04:41
Güneş 06:14
Öğle 13:09
İkindi 16:53
Akşam 19:53
Yatsı 21:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@