02.05.2021, 01:10

OKUMUŞLARIN GERÇEK HAYATTAN KOPUŞU

Geçen gün sosyal medyada şu birkaç cümlelik görüşümü paylaştım. Büyük tesir meydan getirdi ve büyük ilgi gördü. Neydi o görüşüm? Şuydu işte:

“Adam sosyolog, toplumu bildiğini iddia eder, kendi komşusundan haberi yok.

Adam psikolog, ruh bilimini bildiğini iddia eder, kendi iç dünyasından haberi yok.

Adam filolog, Dünya dilleri uzmanı olduğunu iddia eder, kendi dilinden haberi yok.

"Şu log, bu log" örnekleri çoğaltmak mümkün.

Hangi log olursa olsun, hayatın içinde yaşamayıp "katalog" içinde yaşayanlar okumuş cehaletini temsil eder.”

Şimdi bu görüşlerim elbette herkesin rahatlıkla gözlemleyeceği hususlar. Bu görüşün özünde de “okumuşların cehaleti fikri” yatar. Ve bu fikri ilk ileri sürülenlerden birisi Alman Filozof Arthur Schopenhaur(1788-1860)’dur. Tabi bu fikri Antik Yunan Filozoflarından da duymaktayız. Hayatta faydası olmayan fikir ve görüşleri hayali bularak tenkit edenler arasında Sokrates, Platon, Aristo da vardır. Zaten Alman Filozof Arthur Schopenhaur kendisinin tüm görüş ve fikirlerinin Platon felsefesinin bir yansıması olduğunu kabul eder. Bizim Ceddimiz, bizim Alimlerimiz diyerek baştacı ettiğimiz Farabi, Gazali, İbn-i Sina, Yusuf Has Hacip, Nizam’ül Mülk ve benzeri Alimler de elbette okumaktan ve bilmekten asıl maksadın toplumun faydası olduğu gerçeğini her fırsatta belirtmişlerdir.

“Okumuş cehaleti” üzerine bu köşe yazımda sizlere sunacağım görüşler esasta Alman Filozof Arthur Schopenhaur’a ait görüş ve düşüncelerdir. Ben de aynı görüşte olduğum için bu yazıda sizlere sunmak istedim.

1-Umumiyetle elinde bir kitapla dolaşan aylak bir adam gerek etrafında olup bitene, gerekse kendi kafasının içinden geçenlere dikkat kesilme gücünden ve isteğinden o ölçüde mahrumdur. Böyle birisinin idrakini kendisiyle birlikte cebinde dolaştırdığı yahut evinde kütüphanesinin raflarında bıraktığı söylenebilir. Herhangi bir konuda özgürce aklını kullanıp bir yargıya varmak ona zor gelir. Okunabilir birtakım şekiller üzerinde gözlerini gezdirirken mekanik bir şekilde nazarı dikkatini celp etmedikçe herhangi bir tespitte/müşahedede bulunmak, neticesini bir mülahaza olarak ortaya atmak ona ağır gelir.

2- Kitap kurdu etrafına kelimelerden örülü basmakalıp hükümlerden bir ağ örer ve etrafındaki eşyayı, sadece başkalarının zihinlerinden yansıyan pırıltılı gölgelerinden görür. Tabiat onu şaşırtır. Kelimelerin ve uzun, basmakalıp tariflerin kisvelerinden sıyrılmış gerçek nesnelerin bıraktığı izlenimler onu sersemleten darbelerdir. Onların çeşitlilikleri dikkatini dağıtır, süratleri onu mecalsiz bırakır. Etrafındaki dünyanın telaşı, gürültüsü, pırıltısı ve baş döndürücü hareketi onu yıldırır ve çaresiz bir şekilde ölü dillerin dünyasının yeknesaklığına ve durgunluğuna, alfabenin harflerinin daha az irkiltici ve daha fazla anlaşılabilir terkiplerine sığınır.

3-“Rahatsız etmeyin de dinleneyim” uyuyanların ve ölülerin özelliğidir. Felçli bir kimsenin altından koltuğunu çekip değneklerini bir tarafa bırakmasını yahut bir mucize olmaksızın, “döşeğini sırtlanıp yürümesini” istemek ne ise, bilginim diye geçinen okurdan kitaplarını bir tarafa bırakıp kendi kendine düşünmesini beklemek de odur. O kitaplarına zihni-fikri dayanak diye sıkı sıkıya sarılır. Kendiyle baş başa kalma korkusu bir boşluktan duyulan ürküntü yahut dehşete benzer, nasıl ki diğer insanlar alelade havayı teneffüs ederlerse, o da ancak bilgi addettiği şeylerin atmosferinde yaşayabilir. Onun aklı ödünç alınmış bir şeydir. Kendine ait fikirleri yoktur ve başka insanların fikirleriyle yaşamak zorundadır.

4-Okumuşlar insanların yahut eşyanın değil, isimlerin ve tarihlerin bilgisiyle övünürler. Kapı komşularını ne düşünür, ne de onlar için kaygılanırlar. Ama söz Hinduların ve Kalmuk Tatarlarının kabile ve kastlarından açıldı mıydı kılı kırk yararlar. Sokakta yürürken yollarını zar zor bulurlar, ama İstanbul ve Pekin’in coğrafyası hakkında eksiksiz malumata sahiptirler.

5-Müziğin de bir o kadar cahilidir. Çokyönlü usta Mozart’ın ezgilerinden çobanın dağlarda koyun güderken çaldığı kavalın ezgisine kadar “tek bir notasından” bile anlamaz. Onun kulakları kitaplarına mıhlanmıştır. Grek ve Latin dillerinin sesiyle ve okul öğreniminin gürültü patırtısıyla sağırlaşmıştır.

6-Sanki şiirden daha fazla mı anlar? Bir manzumedeki hece adedini, bir oyundaki perdelerin sayısını bilir, ama onun ruhu hakkında hiçbir şey bilmez. Bir Grekçe şarkıyı İngilizceye çevirebilir veya bir Latince taşlamayı nazım olarak Grekçe ifade edebilir. Fakat her ikisinin de bu zahmete değip değmediğini eleştirmenlere bırakır.

7-Hayatın “teorik” yanına göre “pratik” yanını daha mı fazla bilir? Hayır. Serbest ya da mekanik sanatlardan habersizdir. Elinden ne ticaret gelir ne zanaat. Ne hünere ne şansa dayanan oyunlardan anladığı vardır. O ne tababette, ziraatta, inşaatta, ne de ahşap veya demir işlemede bir maharet sahibidir. Kendi el emeğiyle bir alet yapamaz, yapılmış olanı kullanamaz. Onun eli ne sabana küreğe, ne çekice, iskarpelaya yakışır. Ne avcılıktan ne balıkçılıktan anlar, ne atları ne köpekleri tanır, ne eskrimden, ne danstan hoşlanır.

8-Bütün sanatların ve bilimlerin okumuş profesörü bunların hiçbirinde bilfiil bir beceri sahibi değildir, ama her biri hakkında bir Ansiklopedi maddesi kaleme alabilir. O ne ellerinden, ne ayaklarından faydalanır. Ne koşabilir, ne yürüyebilir, ne yüzebilir. Vücut ya da kafa sanatlarının herhangi birinden bilfiil anlayan ve onu icra edebilen herkesi “bayağı”diye yaftalar. Her ne kadar bunlardan birini mükemmelen bilmek, aslen bunlar için uygun güçler ve özellikle bunlara tahsis edilmiş düşünce tarzıyla birlikte, uzun zaman ve uğraşmayı gerekli kılsa da, onların emeklerini küçümser.

Evet, ben 8 maddede Filozof Arthur Schopenhaur’un görüşlerini sundum. Tabi aynı görüşlere ben de iştirak ediyorum.

Yazımın sonunda bir fıkrayla işi en anlaşılabilir şekilde kısaca da izah etmiş olalım.

Bir gün birkaç adam deniz kenarında yürürlerken bir adamın denizde boğulmak üzere çırpındığını görürler. Yürüyen o adamlar hemen denizde boğulmakta olan o adamı kurtarmak için harekete geçeceklerken, o anda denizin kenarında beklemekte olan ve hiçbir şekilde hareket etmeyen bir kişi o kişileri engellemiş ve şöyle demiş: “O adamı kurtarmayın, o adam yüzmenin ve yüzme sporunun profesörüdür. Yüzme hakkında kitapları vardır.”Deniz kenarında beklemekte olan o adamın, o sözünü boğulmakta olan adam duymuş ve kendisini kurtarmak için harekete geçen o adamlara seslenmiş: “Evet, evet, ben yüzmenin kitabını yazdım, ancak, yüzme bilmiyorum.”

Evet, maksadımız anlaşılmıştır. Bir şeyin kitabını yazmak, bir konunun profesörü olmak uygulamaya ait bir bilgi değildir. Uygulama çok ayrı bir yetenektir. Ve şu son sözüm de işin mihenk noktasıdır: “Önemli olan uygulamadır, önemli olan bilginin kendisi değil, toplumda o bilgilerin uygulanmasıdır.”Vesselam.

Yorumlar (1)
Murat Yeşil 7 gün önce
Çok güzel bir yazı olmuş. Tamda değil ülkemizi dünyamızı tarif etmiş. KALEMİNE sağlık. Devamını dilerim.
banner331
15
açık
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 10 Mayıs 2021
İmsak 04:01
Güneş 05:45
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:17
Yatsı 21:53
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 35 37
16. Southampton 34 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 35 52
7. Real Betis 34 51
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 34 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@