Osmanlı Ülkü Ocakları Federasyonu tarafından Yunanistan’ın Selanik Şehrinde Türk Bayrağı yakılması olayı, başta Ankara olmak üzere tüm İl ve İlçe temsilciliklerinde eş zamanlı basın açıklaması ile protesto edilecektir.

Osmanlı Ülkü Ocakları Federasyonu tarafından Yunanistan’ın Selanik Şehrinde Türk Bayrağı yakılması olayı, başta Ankara olmak üzere tüm İl ve İlçe temsilciliklerinde eş zamanlı basın açıklaması ile protesto edilecektir.

Osmanlı Ülkü Ocakları Federasyonu tarafından Yunanistan’ın Selanik Şehrinde Türk Bayrağı yakılması olayı, başta Ankara olmak üzere tüm İl ve İlçe temsilciliklerinde eş zamanlı basın açıklaması ile protesto edilecektir.

Kuruluşunun ardından çok kısa bir sürede halkımızın teveccühü ile büyük bir sivil toplum kuruluşu haline gelen Osmanlı Ülkü Ocakları Federasyonu, Genel Başkan Turgut Başdaş’ın önderliğinde 62 İl, 350 ilçe ve 16 ülkede teşkilatlanmasını tamamlamıştır. Yaklaşık 450 bin üyesi ile ülkemizi ilgilendiren millî ve manevî her konuda projeler üreterek, siyasetin destekçisi olmaktadır.

Bugün akşam 18’de gerçekleştirilecek basın açıklamalarında; hem Yunanistan’ın Ayasofya’nın ibadete açılmasından dolayı takındığı uluslararası hukuka uymayan çirkin tavrı hem Yunan hükümetinin ve Parlamento üyelerinin hasmane beyanatlarla halkı kışkırtmaları hem de şanlı bayrağımızın Selanik’te yakılmasına alenen izin verilmesi kınanacaktır.  İstiklal Marşımızın okunması ile başlayacak program, şehitlerimizin anısına saygı duruşu ve basın açıklaması ile son bulacaktır.  

 Son derece dikkat çekici ve titiz hazırlanmış olan basın açıklaması metni tam anlamıyla bir uyarı niteliğindedir. Basın açıklaması metninde şu ifadelere yer verilmektedir:

“Değerli Basın Mensupları

Bugün, bizler Osmanlı Ülkü Ocakları Federasyonu Mensupları olarak hem Yunanistan’ın Ayasofya’nın ibadete açılmasından dolayı takındığı uluslararası hukuka uymayan çirkin tavrını hem Yunan hükümetinin ve Parlamento üyelerinin hasmane beyanatlarla halkı kışkırtmalarını hem de şanlı bayrağımızın Selanik’te yakılmasına alenen izin verilmesini kınamak için toplanmış bulunmaktayız.

Her fırsatta Türkiye’ye karşı düşmanlık dolu sözler sarf eden ve bayrak yakmayı kendilerine adet haline getirmiş olan Yunanlılar, Ayasofya Camiinin ibadete açılmasına, yersiz ve kendilerince, tepki gösterme bahanesi adı altında İslam’a ve Türkiye’ye karşı düşmanlıklarını bir kez daha ortaya koymuşlardır.

Başta Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in "Bugün İstanbul'da gerçekleşen şey güç değil, zayıflık göstergesidir" ifadelerini ve Türkiye'yi “baş belası” olarak nitelendirmesini bir sorumsuzluk olarak görüyor ve şiddetle kınıyoruz.

Yunan Başbakanının bu açıklamalarından sonra Selanik metropoliti Anthimos'un çağrısı üzerine, dün akşam saatlerinde Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesine tepki olarak özel ayin düzenlenen Selanik'teki Agia Sofia kilisesinin avlusunda toplanan "Kutsal Bölük" isimli aşırı sağcı örgüt üyeleri, bizim şanlı Türk bayrağımızı ateşe vermiştir.

Bu örgüt üyeleri, "Vatan, Millet ve Ortodoksluk için" yazılı pankartlar eşliğinde Türkiye karşıtı sloganlar atarak Selanik'teki Türk Konsolosluğuna doğru yürümüştür. Konsolosluğun önünde slogan atmaya devam eden ve Yunan milli marşını söyleyen örgüt üyeleri burada bir kez daha hadlerini aşarak bir Türk bayrağını daha yakmışlardır.

Değerli Basın Mensupları;

Hepimizin de gördüğü ve takip ettiği üzere, Ayasofya'da yeniden secdeyi içlerine sindiremeyen Avrupa'nın şımarık çocukları yine hezeyana kapılmışlardır. Tarihten gereken dersi alamamış bu ırkçı kafaların, şanlı bayrağımıza saygısızlık yapanların Ege'deki akıbetlerini iyi hatırlamaları gerekir. Yunanistan, 567 yıldır uyanamadığı Bizans rüyasından artık uyanmalı ve bunun ezikliğinden kurtulmalıdır.

* Ülkesindeki Müslüman Türk azınlığa yönelik baskıları AİHM kararlarıyla tescil edilen, topraklarındaki tarihi camilerin yıkılmasına göz yuman, Osmanlı mirası birçok camiyi de kapatan ve başkentinde cami bulunmayan tek Avrupa Birliği ülkesi Yunanistan'dır. Milli egemenliğini kullanma konusunda hiçbir ülke Türkiye'ye ders veremez.

* Türk milletinin iradesi doğrultusunda ibadete açılan Ayasofya-ı Kebir Camii-i Şerifi, topraklarımızdaki diğer kültür varlıklarımız gibi Türkiye'ye ait olup, sonsuza kadar mülkiyetimizde ve korumamızda olacaktır.

* Türklerin tüm din, mezhep, hak ve özgürlüklere gösterdiği hoşgörü geleneğini bütün dünya milletleri gibi Osmanlı zamanında yönetimimiz altındaki Yunanistan’ın bugünkü evlatlarının diğer milletlerden daha iyi bildiğini biliyoruz. Ayasofya, Türklerin kılıç hakkıdır ve Türkler bu hakkını, Türk Milletinin iradesi doğrultusunda Ayasofya’yı tekrar camii yapmak için kullanmıştır. Bu durum tüm dinlere kucak açan barış dini İslam'ın mabedi Ayasofya-ı Kebir Camii-i Şerifin herkese açık olmasını engellememektedir.

Değerli Basın Mensupları

Türk Milleti olarak,  her zaman bayrağa saygılı bir milletiz. Bizler ne pahasına olursa olsun tüm milletlerin bayrağına saygı gösteririz. Bu saygının nedeni, onun temsil ettiği millet olmasıdır. İnsanların; ülkelerine, kültürlerine, inançlarına bağımsızlıklarına yani bayrağına saygı göstermek insanlığımızın, inancımızın ve kültürümüzün gereğidir. Bayrak çiğnemek, bayrak yakmak çağdaş ve modern birinsan davranışı değildir.

Vatanlarını, namuslarını ve bayraklarını savunmak için Türk Milleti kanını çekinmeden döktüğü için Türk bayrağının rengi kırmızıdır. Her Türk bu bayrağı korumak için doğduğu andan itibaren canını vermeye hazırdır. Bundan dolayı Türkler her milletin bayrağını kutsal atfeder.  Ve hiçbir zaman da böyle bir yola tevessül etmez. Bunun en bariz örneğini Gazi Mustafa Kemal Paşa vermiştir.

Yunanistan Hükümetine ve Halkına 9 Eylül 1922’de yaşanan tarihi olayı hatırlatarak bir kez daha barıştan ve dostluktan ayrılmadan, hasmane tutumlarından vazgeçmelerini, bizimle iyi komşuluk ilişkileri yürütmelerini temenni ediyoruz.

10 Eylül 1922 Mustafa Kemal İzmir’in Yunan işgalinden kurtarılması sebebi ile İzmir’e gelmiştir. “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” emrini ordusuna verdikten sonra Yunan askeri İzmir’i yakıp yıkarak kaçmıştı.

Atatürk İzmir'e geldiğinde konaklaması için Karşıyaka'daki İplikçizade Köşkü ayrılmıştı. Karşıyakalılar Ata'mızı buraya davet ediyorlardı. İşgal döneminde Yunan Kralı da burada kalmıştı.

Şimdilerde Karşıyaka Evlendirme Dairesinin karşısında, Yalı’daki 380 Numaralı Çağlayan Apartmanının olduğu yerde bulunan bu köşkün güzelliği dillere destandı. Girişte kadınlı, erkekli muazzam bir topluluk birikmişti. ATATÜRK onları selamlayarak köşke yöneldiğinde yüzü asıldı. Kaşlarını çattı.

Çünkü geçeceği yerde boylu boyunca bir Yunan Bayrağı seriliydi. Karşılayıcılara bunun nedenini sordu. Onlar da, “Yunan Kralı Konstantin’in 1921 yılında İzmir’e geldiğinde bu köşkte ağırlandığını; yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek içeri girdiğini” anlattılar.

Atatürk’ün yanıtı kısa ve kesindi: “Yunan Kralı hata etmiş. Çünkü bayrak bir milletin onurudur. Ben bu hatayı tekrarlamam” diyerek, yerdeki bayrağı kaldırttı. Köşkün bembeyaz mermerlerinde ilerleyerek, içeri girdi."

 Yunanistan’ın bu asil olaydan kendisine ders almasını, Türk Bayrağı yakılması gibi tahrik ve tacizlere derhal son vermesini ihtar ediyoruz. Aksi halde, Şanlı Bayrağımıza uzanacak tüm ellerin kırılacağını ilan ediyoruz.

Hepinize saygılarımızı sunuyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2020, 09:40
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan yumru
Hasan yumru - 2 hafta Önce

Biz osmanli. Torunlariyiz Vatan Bayrak sevgimiz ilalebettir Ne mutlu Turkum Diyene

SIRADAKİ HABER

banner320

banner319