Akdeniz Üniversitesi’nde mimarlık eğitiminin 10. yılı çerçevesinde düzenlenen etkinlikte konuşan Rektör Özkan, katılımcılığın etkin olduğu bir kent için üniversitenin akademisyenleri ve bilimsel çalışmaları ile aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi’nde mimarlık eğitiminin 10. yılı çerçevesinde düzenlenen etkinlikte konuşan Rektör Özkan, katılımcılığın etkin olduğu bir kent için üniversitenin akademisyenleri ve bilimsel çalışmaları ile aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Gözden kaçırmayın

Kaş Belediyesi 1.Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan İsmail Balaban oldu Kaş Belediyesi 1.Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan İsmail Balaban oldu

Akdeniz Üniversitesi’nde mimarlık eğitiminin başlamasının 10. yıl dönümünü kutlamak üzere düzenlenen etkinlikler büyesinde “Katılımcılık ve Kent Kimliği” başlıklı seminer düzenlendi. Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt’un konuşmacı olarak yer aldığı seminer akademisyenler ve öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Mimarlık Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt’un yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Reha Kavas ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

“Gelecek kuşaklara bırakacağımız en değerli miras”

Üniversite şehir bütünleşmesinin bir örneği olarak düzenlenen Katılımcılık ve Kent Kimliği etkinliğinin kent için kritik önem taşıyan bir konu olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Kent kimliğinin oluşmasında hatıraları geçmişten günümüze taşıyan tarihi yapıların, şehirdeki eski eserlerin korunması, yeni yapıların da bunlara uyumlu karakterde olması, bu kimliğin yaşaması için çok önemlidir. Antalya ne yazık ki bu anlamda hafızasının bir bölümü son 50-60 yılda yitirdi. Şehrimizde 50 yıl önce Yat Limanı’ndan Lara sahiline kadar uzanan falezlerden 29 şelalenin denize döküldüğü biliniyor. Düden Şelalesi hariç diğerleri ne yazık ki betonlaşmanın kurbanı oldu. Ancak hala elimizde Helenistik dönemden, Roma ve Selçuklu’ya kadar birçok çağın izlerini taşıyan ve gelecek kuşaklara bırakacağımız en değerli miras olan tarihsel bir doku var. Bu mirasın geleceğe taşınması kendimize olduğu kadar insanlığa karşı da ortak sorumluluğumuzdur. Bunun için sadece genel ve yerel yönetimlerin kent politikaları yeterli değildir. İnsanların da kentlerine, tarihsel değerlerine sahip çıkması, duyarlılık göstermesi gereklidir” dedi.

“Kent Konseyi Antalya için büyük şans”

İnsanları yaşadıkları şehirle bütünleştirecek en önemli faktörlerin başında yerel yönetimde katılımcılığın sağlanması olduğunun altını çizen Rektör Özkan, “Kent politikalarına katılma hakkı verilen insanlar, tarihine, kültürüne, kentine ve değerlerine sahip çıkarak kent kültürünün korunması ve gelişmesi için çaba gösterecektir. Bu konuda en büyük gücümüz başarılı çalışmalar yürüten ve hiçbir siyasi amaç gütmeden sadece şehrin kalkınması ve güzelleşmesi için çalışan Kent Konseyi’mizdir. Bu nedenle yerel yönetimlerin Kent Konseyi’mize kulak vermesi, dinlemesi, ortak projeler yürütmesi sağlıklı gelişmenin anahtarı ve sürekliliğinin güvencesidir” şeklinde konuştu. Rektör Özkan, katılımcılığın etkin olduğu bir kent için üniversitenin akademisyenleri ile bilimsel çalışmaları ile aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

“Tüm insanlığın ortak mirası”

Hafta sonu üniversitenin Adrasan’daki tesislerini denetlemek için bölgeye gittiğini ve gördüklerinin kendisini çok üzdüğünü ifade eden Rektör Özkan, “Elimizde bir elmas var ama bunun kıymetini bilmiyoruz, kirletiyoruz, yok ediyoruz. Bu sadece bugünün değil, yıllardır devam eden bir sorun. Maalesef biz çok kısa süreli düşünüyoruz. Yıllık, hatta sezonluk planlar yapıyoruz. Yapmamız gereken sadece korumak ve gelecek nesillere bırakmaktı ama ne yazık ki bunu yapamamışız. Dünyada Monte Carlo gibi Nice gibi doğru örnekler var. Bu şehirlere 30 yıl sonra da gitsek aynı tabloyla karşılaşırız. Bizim de bu bilinç seviyesine ulaşmamız gerekiyor. Bu değerlerin sadece orada yaşayan insanların değil, tüm insanlığın ortak mirası olduğunu unutmamalıyız. Bunun için öncelikle halkımız değerlerine sahip çıkmalı. Yoksa sadece hukuki yaptırımlarla değerlerimizi korumakta başarılı olamayız.” şeklinde konuştu. Antalya’nın Mustafa Kemal Atatürk’ün Erenkuş mevkisinden 6 Mart 1930’da seyrettiği ve “Şüphesiz dünyanın en güzel yeri” diye tarif ettiği halinden uzak olduğunun altını çizen Rektör Özkan, Ancak hala dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesi ve atacağımız adımlarla çok daha güzel olabilir. Bunun için ilk adım kentlilik bilincinin gelişmesi olmalı” dedi.

“Öğrencilere mesleki açısından katkı sağlayacak”

Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Reha Kavas ise Antalya Kent Konseyi’nin faaliyetleri ile kent kültürünün, kentlilik bilincinin, katılımcılığın ve yerel demokrasinin gelişimi açısından çok başarılı bir örnek oluşturduğunu söyledi. Sosyal ve çevresel sorunlara duyarlı, mesleki yeterlik ve etik sorumlulukları kazanmış, toplum ve kamu yararlarını gözeten, bilinçli meslek insanları yetiştirme hedefleri çerçevesinde bu etkinliğin büyük değer taşıdığını söyleyen Dekan Kavas, “Kent Konseyi Üniversitemizin büyük önem verdiği kent ile bütünleşme hedefi açısından çok değerli bir paydaşımızdır. Üniversitemizin bu vizyonu çerçevesinde, Fakültemiz farklı kurullarda görev alan öğretim üyeleri ile Üniversitemizi Kent Konseyi’nde temsil ederek kentimizin geleceğine ilişkin bilimsel görüşlerin oluşumuna katkı sağlamaktadır ” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından “Katılımcılık ve Kent Kimliği” başlıklı sunumunu gerçekleştiren Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt konuşmasında Kent Konseyi’nin çalışmalarından, katılımcılık ve kent kimliğine yaklaşımlarından bahsetti.

“Şehrin şekillenmesinde katılımcılık önemli”

Semanur Kurt, 25. yılını dolduran Antalya Kent Konseyi’nin kentin tüm dinamiklerini bir araya getiren, kentin tüm karar süreçlerine katılım sağlayan geleceğe sorunsuz bir kent taşıma gibi bir çok amacı bulanan bir yapı olduğunu belirtti. Şehrin şekillenmesinde katılımcılığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Kurt, geleceğin kurgulanmasında katılım olmadan aldatmaca katılım olmamalı. Bir toplantı yapılıp bilgilendirme yapılması katılım değildir. Katılım işin en başından uygulama sürecine kadar denetlenebilen, her aşamasında her görüşün alınabildiği bir süreçtir”dedi. Merkezi yönetim, yerel yönetim, sivil tolum üçgeninde kent yönetiminde paydaşlık temelinde katılım sağlayan bir yönetim anlayışında olunması gerektiğini söyleyen Kurt, bu yapıların temel işlevlerinden birisi de yönetişim modeli olduğunu ve süreci yönetişim anlayışıyla yürütmeleri gerektiğinin altını çizdi.

“Öğrencilere şehrin sorunlarına duyarlı olma çağrısı”

Katılımın yüksek olduğu soru cevap bölümünde öğretim üyesinin öğrenciler Kent Konseyi’nde neler yapabilir, gençlerden beklentimiz ne olmalı sorusuna Başkan Semanur Kurt, “Gençlik meclisine katılarak sorunlarını ifade edecekler, yönetimlerden ne bekliyorlar öngörülerini oluşturacaklar. Şehirde ne oluyor, ne bitiyor diye bakmalılar. Bugünkü yaşamda ne gibi bir sorunla karşılaştılarsa fikirlerini ortaya koyacaklar. Biz de geniş kamuoyu kitlesi oluşturup onların önerilerinin, düşüncelerinin arkasında duracağız. Yaşam alanımıza yönelik çok çeşitli alanlarda çalışma grubumuz var. Sadece gençlik meclisi değil Kent Konseyi’nde tüm çalışma gruplarına katılabilirler. Sosyal medya üzerinden, internet üzerinden Kent Konseyi’ni takip edebilirler. Daha çok katılırlarsa Z kuşağı olarak ifade edilen kuşağın düşüncelerini bizler de öğrenmiş oluruz. Kuşaklar arası tabii ki algılar, yaşam biçimi, bakış açıları aynı değil, dünyanın gidişatına, önümüzdeki sürece göre onların düşünceleri hayalleri çok önemli” ifadelerini kullandı. Etkinliğin sonunda Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, Fakülte binasında yer alan “Cengiz Bektaş’ı Olbia Çarşısından Anlamak” başlıklı sergiyi gezdi.