Şule ŞEN: ‘’İSTİKRAR VE DİSİPLİN OLMADAN GÜÇ VE KAZANIM OLMUYOR’’

RÖPORTAJ : Bahadır BULUT

  1. Sevgili Şule öncelikle kariyer yolculuğunuz nasıl başladı? Hangi kurumlarda, hangi pozisyonlarda ne kadar süre ile çalıştınız, şimdi hangi kurumda, ve hangi pozisyonda çalışıyorsunuz?                                                                                                                                       Ben Ankara üniversitesi Hemşirelik mezunuyum. Başlangıçta 4 yıl özel bir hastanede, sonra 1 yıl kadar Aile sağlığı Merkezinde, daha sonrada bir Eğitim Araştırma Hastanesinde 11 yıl görev yaptım. Şu anda Toplum Ruh Sağlığı merkezinde çalışıyorum. 1 yıldır burada psikiyatri hastalarıyla birlikteyim. Anlaşıldığı üzere psikiyatri hemşiresi olarak branşlaştım ve bu alanda yüksek lisans yaptım. Ayrıca Aile danışmanlığı ve pedagojik formasyon sertifikaları da aldım.

  1. Çalışan kadın ne demek, kadınlar neden çalışmalı?Çalışan kadın özgür kadındır. Aslında insanın çalışarak ‘’ben bir işe yarıyorum’’ hissini toplum içinde bulması ve para kazanıyor olması cinsiyet gözetmeksizin önemlidir. Ancak ülkemizde kadınlar bu hususta biraz daha önde tutulmayı hak ediyor. Spor için de böyle. Kadının spor yapması da çalışması ile benzer bir parametrede bence. Zamanla kadının çalışılmasına nasıl aşina olduysak kadınların spor yapmasında da ilerleme olacağını umut ediyorum.

‘’PSİKOLOĞA VERECEĞİMİZ PARAYI SPORA VERELİM’’

  1. Bir kadın olarak çalışma hayatında hangi sorunlar veya engellerle karşılaştınız.                                                                                                     Kadın erkek karma çalışılan ortamda ahlaksız tekliflerle karşılaştığım çok oldu. Bu özgürlüğü sınırlayan bir şey. Kalıplara bağlı davranış geliştiriyorsunuz.
  2. Klasik ama önemli bir soruyla başlayalım mı? İlk olarak sporla tanışmandan biraz bahseder misin? Mesela tenis sporuyla ilk tanışman nasıl oldu? Fitness ve dart hobileriniz arasında birazda bunlardan bahsedelim mi?                                                      Fitnes salonumda bir arkadaşım tenis oyuncusuydu. Onun önermesi olmuştu. Çok yakın arkadaşımın da tenis kıyafetleriyle fotoğrafları vardı. Arkadaş ortamımızda ilgimizi çekiyor ve konuşuyorduk. Ben salondan arkadaşımdan iletişim bilgilerini alıp tesise gider sorarım dedim arkadaşlarıma. Sormaya gitmişken de başlamış bulundum. İsteyen arkadaşlarımın aylar sonra başlaması manidar oldu. O zamandan beri de oynuyorum. Dartla ise iş yerinde iş uğraş öğretmeninin hastalarla yaptığı etkinliklerinde tanıştım. Fitness15 yıl önce ‘’psikoloğa vereceğimiz parayı spora verelim’’ diye arkadaşımla birlikte başladık. Ama benim hep aklımda olan bir şeydi. Ben lise 2 de iki ayda 17 kilo verdim. Çabuk verilen kiloların kolay alınacağı söylentisi bende endişe kaynağıydı. Ayrıca sıkılaşmak gerekiyordu. Metabolizmam hızlıyken kilo verdiğim için sarkma vs yoktu ama yaşa bağlı kilo almaya müsaitliğim sebebiyle gevşeklikten kurtulmam gerekiyordu. O dönemler Madonna hayranıydım ve pilates kelimesini ilk onunla duymuştum. Ben üniversitedeyken kadınların spor yapması da yaygın değildi ve koşullarda yetersizdi. Şimdiki gibi her mahallede spor salonu yoktu. Olanlarda da erkek popülasyonu yoğundu. İstanbul’a gelince içinde bulunduğumuz duygusal boşluğunda etkisi gibi sebeplerle spora başladım. İstanbul’da kimsesi olmayan bir kadın için yapmış olduğum ve kendime kazandırdığım bu başlangıçla gurur duyuyorum. Başka yönelimlerde tercihim olabilirdi. İmkanı olan herkese vaktinden feragat edip spora yönelmesini her manada tavsiye ediyorum. Ben spora zaman ayrılamayacağına asla inanmıyorum. Tek sorun tercih etmemek. Yani tembellik.Dolayısıyla istikrar ve disiplin olmadan güç ve kazanım olmuyor.
  3. Gün geçmiyor ki kadına yönelik bir şiddet haberi gündemde olmasın. Böyle bir dönemde, Türkiye’nin dört bir yanından kadınların bir araya geldiği Süslü Kadınlar Bisiklet Turu’nun önemini nasıl değerlendirirsiniz?Geçen sene düzenlenmedi pandemi sebebiyle. Ama ben İstanbul’da’ Tarihi yarım ada bisiklet turu’na katıldım. İnanılmaz keyifli, inanılmaz eğlenceli ve aktif bir spordu. Eğlenerek ter atmak dışında sporu seven bu kadar kalabalık bir ortamda yer almanın sevincini tarif edemem. Ve bu popülasyonun kadınlardan oluşturulan bir aktiviteye dönüşmesi taşıdığı sosyal mesaj bakımından elbette çok önemli olacaktır. Bugün bizim ülkemizde kadınlar hala motosikletle de trafikte zorluk yaşıyorlar ki bunun içinde anlamlı bir gönderme olabilir. Bu sene yapılırsa mutlaka orada yer alacağım. Yeri gelmişken bisiklet yollarının ülkemize kazandırılmasına da dikkat çekmek isterim. Bir anda kullanımı yaygınlaşan scooterların ayrı bir yol gerektirmesi ve bu yolun bisiklet içinde kullanılabilecek olması temennisi ile bisiklet kullanımın yaygınlaşması umudu taşıyorum.
  4. Tenis, Fitness ve dart mesai gibi vakit harcıyorsun. Neden? Bir insan kendini bu kadar yorar? Tersine uyumak insanı yorar. Spor dinç yapar. Bu biraz da şuna benziyor. Oruç tutamıyorum, çünkü acıkıyorum.  İşten çıkıp eve gidip tv başında dizi izlemenin kime ne faydası olmuş? Kendi hayatımızın kahramanıyız ve sporu şiddetle her yaşa tavsiye ediyorum. Yoruluyorum, vaktim yok ya da bırakınca sarkarım düşünceleriyle ertelenmemeli. Zaten neden bırakayım ki? Hayatımızın geri kalanına empoze edilecek bir şey varsa o da spordur. Psikososyal gelişim için hastalarımıza öneriyorsak sağlıklı bireylerin var olanı koruması kadar net bir durum. Tembelliğe gerekçe kolay bulunur.
  5. Şule Şen güne nasıl başlıyor, nasıl devam ediyor? Ne yiyor?

Sabah erken kalkıyorum. Çalışıyorum çünkü. Her gün kahvaltıda mutlaka iki yumurta yiyorum. Sabah 07:00’ de iş başı yaptığım zamanlarda bile bir poğaçayla kahvaltı yapmadım. Sağlıklı ve sağlıksız beslenme oranımı dengeliyorum. 6 gün sağlıklı tüketiciysem 1 gün sağlıksız tercih hakkı sunabilirim. Aşırıya kaçtığım da oluyor tabi. O zaman ertesi gün kendimi cezalandırıyorum. Ya yarım saat daha fazla koşuyorum ya daha az yiyorum veya detox yapıyorum…

  1. Ülkemizde spor yapanların gittikçe artmasını neye bağlıyorsun?

Sosyal paylaşımlara. Birçok ünlü de model olabiliyor. Aynı zamanda eğitim düzeyi ve spora ulaşım da etken. Belediyeler çok güzel imkanlar sunuyor.

  1. Sporcu kimliğin yanı sıra hemşiresin. Aktif lisanslı tenis yapıyorsun hiç meslek hayatın İLE sporcu kimliğinin çatıştığı oluyor mu? Ve bürgün seçim yapmak zorunda kalsan hemşireliği mi yoksa profesyonel spor hayatını mı tercih edersin?Sağlık ve spor birbirinin parçası olduğu için çatışmıyorum. Ben hep hastanelerde grup sporlarının mesai çıkışına eklenmesi hayalini kurdum. Düşünsenize hastanede spor salonu var. Hafta da iki-üç gün pilates dersi veriliyor. Ya da etrafta koşu yolu var. Takım sporlarını organize eden bir birim var… Hayal mi? Sanırım sporun işim değil tercihim olmasını isterdim. Mesleğimi çok sevmenin dışında sporun kendime ayırdığım özel alan olarak kalmasını yeğlerim.
  2. Elinde, sihirli bir değnek olsa ve tek dokunuşla, dilediğin şeyi değiştirebilme gücün olsa Türkiye’de spor dünyası İçin neyi değiştirirdin? Neden?Ben doğuda doğdum ve büyüdüm. Beden derslerini boş ders gibi severdik. Ama voleybol topumuz bile yoktu. Çocuklara ilkokuldan itibaren spora tercihine göre seçebilsinler diye, her okula spor kompleksi yapmak isterdim. Gelişmiş ülkelerde insanlar yüzmeyi okullarda öğreniyorlar. Ben 23 yaşımda yüzmeyi öğrendim.
  3. Spora başlayıp bırakanlarımız çoktur. Çok istekli ve istikrarlı olmayı başaramıyoruz yada hemen sonuç almak istiyoruz. Sizi spor için motivasyon eden bir söz var mı?                                                                                                    Benim 15 yıllık süre içinde birçok arkadaşım benimle motive oldu. Ama motivasyonu kişiye değil nedene bağlamak gerekir. Dolayısıyla arkadaşlarımda da spor kalıcı olmadı. Benim motivasyonum öncelikle ayna. Asla tartılmam. İkincisi sağlık. Diyabet ile birlikte birçok hastalık ertelenebilir. Bunun için spor, beslenme ve uykuyu bir nizama oturtmanız gerekir. Bir kez ipin ucunu bırakırsanız kaçar gider, hastalanırsınız. Sürekli spor yapan birisi zaten bırakamıyor. Mutluluk ile de ilişkisi var çünkü. Stresörlerden uzakta ve deşarj oluyorsunuz. Dolayısıyla sabırla karakterize istikrar size güç kazandırır. Güçlü insanların motivasyonu sağlam olur. Bir de utanarak söylüyorum; yaşıtlarıma bakıyorum. Benim gibi değiller.
  4. Sporda kadın olmak sizin için neyi ifade ediyor?

Dengeyi. Biz her yerde ortamı nötrleştirebiliriz. Örneğin erkeklerle karakterize kaba unsurları zarafetle dengeleriz. Aslında şöyle erkeğin olduğu yerde kadın, kadının olduğu yerde erkek bir denge unsurudur.

  1. Spor yapan Kadinlar iş hayatında neden daha başarılı oluyor? Şu an hayatınızdaki ilk 5 önceliği sıralayın?

Özgüven, başarma güdüsü, cesaret, rekabet bilinci ve istikrar. Bunlar başarı unsuru olabilir.

  1. Neden spor yapmak konusunda bu kadar tutkulusunuz?

İçimdeki enerji beni tutkulu bir insan yapıyor. Allah herkese yaşama arzusu ve yaşam enerjisi nasip etsin. Amin J

  1. Zayıf yönleriniz olduğuna inanıyorsunuz ve onları geliştirmek için ne yapıyorsunuz?

Elbette var. Hayır demekte çok zorlanıyorum. Ve beni heyecanlandıran bir konuyu herkesle paylaşma özürüm var. Bu konuda ne yapabilirim? Kendimi tanıma yolundayım hala. ‘’Neden böyleyim’’ dediğimiz her özellik üzerine düşünmeliyiz. Çünkü farkındalık olmadan değişim olmaz.

Bahadır BULUT: Öncelikle bu hoş sohbetin için çok teşekkür ederim. Daha çok spor dolu ,mutlu  ve sağlıklı günler seninle olsun.