Prof. Dr. Çelebi: “Geçmişten getirilen her şeyin bugün yaşadığını düşünüyorum”

Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Düşünce ve Sanat Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSAM), Sosyoloji Güncesi kapsamında, Arş. Gör. Vefa Kaya ve Arş. Gör. Büşra Nur Topal’ın moderatörlüğünde, Prof. Dr. Nilgün Çelebi’yi ağırladı. Prof. Dr. Çelebi, “Geçmişten getirilen her şeyin bugün yaşadığını düşünüyorum” dedi.

SAMSUN 07.04.2021, 13:55
Prof. Dr. Çelebi: “Geçmişten getirilen her şeyin bugün yaşadığını düşünüyorum”

Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Düşünce ve Sanat Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSAM), Sosyoloji Güncesi kapsamında, Arş. Gör. Vefa Kaya ve Arş. Gör. Büşra Nur Topal’ın moderatörlüğünde, Prof. Dr. Nilgün Çelebi’yi ağırladı. Prof. Dr. Çelebi, “Geçmişten getirilen her şeyin bugün yaşadığını düşünüyorum” dedi.

Online bir platform üzerinden gerçekleşen programda “Türkiye’de Sosyolog Olmak: Mübeccel B. Kıray” başlığı altında yaptığı konuşmayla Çelebi, sosyoloji zanaatı üzerine gerçekleştirdiği önemli değerlendirmelerin ardından Mübeccel B. Kıray’ın Türk sosyoloji tarihindeki yeri ve önemine değinerek Kıray’ın toplumsal önemini izleyenlerin dikkatine sundu.

Konuşmasına insan birliktelikleri olarak tanımlanan socius kavramının uzanımlarını tarif ederek başlayan Çelebi, yalnızca ulus-devletin sivil toplum birlikteliklerinden bahsedilemeyeceğini ifade ederek toplumsal ve toplum üstü birliktelikler üzerinde durdu. Bilimsel sözün ölçütlerini tartışmaya açan Çelebi, bilimsel, teorik ve ampirik bilgi arasındaki denklemin bilimsel sözü oluşturduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Sosyal teori ve sosyal hayatın verilerini birleştirdiğimiz zaman sosyolojik bilgiye ulaşmış oluyoruz. Sosyolojik bilginin kendi içinde böyle bir denklemi var.”

Konuşmasının devamında, devlet örgütlenmesinin ve yaşanılan çağ ile sürdürülebilir ilişkiler kurulmasına yönelik bir çabanın, sosyolojik bilginin elverişli bir araç olarak sahneye çıkmasını sağladığını ifade eden Çelebi, Türk aydınlarının sosyolojiyle kurduğu bağın, zihinsel ve eylemsel olarak mücadele etmenin bir yansıması olduğunu belirtti. Sözlerini “Fakat şöyle bir durum var: Sosyoloji ne de olsa bir bilim dalı. Her ne kadar Auguste Comte da kendi yaşadığı dönemdeki Fransa’nın sorunlarına çözüm üretmek için geliştirmiş bile olsa Comte bir bilim insanı. Çekirdekten bir siyasetçi değil. Bir politikacı değil. Bir militan hiç değil...” değerlendirmesiyle sürdüren Çelebi, toplumsal gerçekliğin kavramsal zemine taşınmasının önemi üzerinde durup, olayları bilgiyle yoğuran bir akıl yürütme yöntemine değindi. Sosyolojik bilginin sosyal hayatın verisiyle işlenmesine değinerek konuşmasını sürdüren Çelebi, bu sayede Mübeccel Kıray’ın yöntemine dair olan bölüme doğru bir köprü kurdu.

Çelebi, Türk sosyal bilimcilerinden Mehmet Ali Şevki’nin araştırma yönteminin, memleketi kurtarmaktan çok incelediği nesnenin gerçekliğini ortaya çıkarmaya yönelik olduğunu fakat Ziya Gökalp ve Prens Sabahattin kadar sosyoloji tarihinde adına yer verilmediğini ifade ettikten sonra Hitler etkisiyle Almanya’dan Türkiye’ye gelen Gerhard Kessler’in Türk sosyolojisinin gelişimindeki etkisine değindi. Türkiye’de Sosyoloji bölümlerinin ilk gelişim aşamalarına yönelik özgün bir ayrımda bulunan Çelebi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ziya Gökalp’in çizgisi idea yönelimli ve polity merkezli, polity ifadesini devlet anlamında kullanıyorum, devlet merkezli bir sosyoloji anlayışı var. Devleti yüceltmek isteyen ve bir ideal uğruna, yüce bir kavram uğruna gidiyor. Prens Sabahattin ise veri yönelimli. Veri topluyor ve benim socius dediğim, her türlü insan birlikteliklerinin, ki devlet örgütlenmesi içerisine girmesi şart değil, tanınmasını sağlayan bir anlayış. Prens böyle bir çizgiyi sürdürüyor. Kessler’in etkisi ise ilk kez toplum merkezli, sorun çözmeye yönelik, veri toplayıcı ve araştırma yapıcı, veri yönelimli bir sosyoloji anlayışı geliştiriyor. Fahri Fındıkoğlu’yla da bu noktada iyi bir işbirliği içerisinde oluyorlar. Ve hemen arkasından da işte Behice Boran ve Mübeccel Kıray geliyor.”

Bu sözleriyle Çelebi, Mübeccel Kıray’ın toplum merkezli ve hayata yönelik sosyoloji anlayışının öncüllerini tanıttıktan sonra Mübeccel Kıray’ın Kessler’e yakın anlayışını şu sözlerle ifade etti: “Artık devleti kurtarmak, devleti yönetmek, Kessler ile birlikte yavaş yavaş sosyologların misyonu olmaktan çıkıyor. Ne oluyor? Toplum merkezli, içerisinde yaşadığımız toplumun sorunlarının, yapılanmasının tespitiyle bir kavram geliştirme ve sorunları çözmeye geçiliyor. Ama bu içerisinde yaşanılan devletin insan topluluğu. Toplum dediğimiz bu, devletin içerisindeki insan birlikteliği. Behice Boran, Mübeccel Kıray, Emre Kongar, Birsen Gökçe o çizgide bunu izliyor.”

Mübeccel Kıray’ın Kessler etkisiyle veri yönelimli sosyoloji anlayışını sürdürdüğünü ve toplum merkezli bir sosyal bilimci olduğunu ifade eden Çelebi, Kıray’ın Kessler’den farkını sorun çözmeye yönelik bir anlayışı benimsememesi olarak ortaya koydu. Kıray’ın olayları kavramsal zemine taşımaya yönelik bir çabası olduğunu belirterek konuşmasını sürdüren Çelebi, toplum merkezli sosyoloji yapmanın eksiğinin ise, toplumu 1923 ile başlatmak olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Nilgün Çelebi, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Emre Kongar’ın kitabında çok açık belirtilen bir şey var: Toplumu Cumhuriyetin kuruluşuyla başlatma… Toplum merkezli olmak bu demek deniliyor; toplum Cumhuriyet ile başlar. Oysa o gün doğmadı bu toplum. Ben o kuşağın tüm sosyologlarında bu eksikliği görüyorum. Ben geçmişten getirilen her şeyin bugün yaşadığını düşünüyorum. Bugün zaten yaşamıyorsa müzelik demektir. Dün, bugünün içerisindedir. Derin bir bakış, dünü bugünde görür. Dünü yaşatmak ancak böyle olur. Bugünün içerisinde dünü görebilmekte; dünü bugüne monte etmekle değil.”

Aynı zamanda DÜSAM Youtube kanalında kaydı yayınlanan “Türkiye’de Sosyolog Olmak: Mübeccel B. Kıray” başlıklı konuşma, dinleyenlerin aktif katılımı, soru ve katkılarıyla sona erdi.
Yorumlar (0)
banner331
12
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 18 Nisan 2021
İmsak 04:41
Güneş 06:14
Öğle 13:09
İkindi 16:53
Akşam 19:53
Yatsı 21:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 30 34
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Real Sociedad 31 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Athletic Bilbao 30 37
11. Celta de Vigo 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 30 35
14. Valencia 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 31 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@