Savunma sanayi alanlarında ülkemiz yerli ve milli projeler ve üretim politikaları ile kendinden emin bir şekilde hızla büyüyor. Güçlü stratejiler ile endüstriyel alanda da büyük adımlar atan ülkemiz her şeyi ile kendine yeten bir Türkiye vizyonu ile yol alıyor. Dünya geneline baktığımızda endüstri 4.0 ve sanayide yenilik politikaları ile şekil alan süreçte mekatronik mühendisliği alanında elde edilecek başarılar sanayi ve savunma sanayi alanında önem teşkil eden bir alandır.

Endüstri 4.0 olarak adlandırılan 4.sanayi devrimi ilk olarak 2011 yılında gündeme geldi. Temel olarak bilişim teknolojileri ve endüstriyi bir araya getirerek üretimde düşük maliyet, az enerji harcayan, yüksek güvenirlikte çalışan ve kazanımı yüksek olacak donanımları dünyaya sunuyor. Gelişen savunma sanayi alanlarında mühendislerin önemi, yetkinlikleri ve sorumlulukları her geçen gün artış göstermektedir. Bu konuda en geniş kapsama sahip olan ve endüstri 4.0’ ı daha hızlı geliştirecek; bilgisayar, mekanik, elektrik, kontrol ve robotik mühendisliklerinin geniş tabanlı bir eğitimini gören ve bu konuda yetkin mekatronik mühendislerinin endüstri 4.0’ ın bel kemiği olduğu önemli bir konudur.

Bu konuda vakit kaybetmeksizin ülkemizde güçlü projeler hazırlayarak mekatronik mühendisliği alanında iyileştirme politikaları uygulamalıyız. Bunun yanı sıra sanayi, iş dünyası, üniversiteler, düşünce kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve kamu yönetimi ortak bir platformda her şeyi ile kendine yeten Türkiye vizyonuna hep birlikte katkı sunmak için çalışılmalıdır.Özellikle Ankara Sanayi Odası Başkanı Sayın Nurettin ÖZDEBİR’ in öncülüğünde kurulan ASOTeknik Koleji örnek model alınarak ülkemizin sanayi üretimi ve potansiyeli yüksek olan bölgelerde uygulamaya alınmalıdır. Genç beyinler ile ülkemizin geleceği açısından güçlü projeler kolej döneminde lise eğitimi ile başlayıp üniversite eğitimi ile taçlanarak mesleki birikim ve uzmanlık alanında büyük kazanımlar elde edebiliriz.

Savunma sanayisinde etkin olan Endüstri 4.0 modeline uygun ve verimli olabilmekiçin ilerleyen süreçlerde endüstri 4.0’ a geçiş yapacak olan fabrikalarda mekatronik mühendisi bulundurma zorunluluğu gündemde olan bir konudur. Devletimiz tarafından mekatronik mühendislerine yönelik güçlü projeler tasarlanarak istihdam edilmeleri hızlandırılmalıdır. Bugün çok geç olmadan adım atıp yarına kazanım odaklı stratejiler ile ulaşmalıyız. İhtiyaçlar zaruri ölçüde gün yüzüne çıkmadan olasılıklar ve istatistikler ile tespit edilip önceden önlemler alındığı takdirde duraklama ve gerileme olmaksızın nihai ilerlemeyi sağlamış oluruz.

Endüstri 4.0 ile Mekatronik Mühendisliği birbirine dayanak olan bu iki kavram ilk ortaya çıktıklarında Endüstri 4.0 yeni bir iş alanı oluşturdu ve bu iş alanının çalışanları olarak da mekatronik mühendisliğini ortaya çıkardı. Dünyada birlikte büyüyen bu ikiliden Türkiye de sadece Endüstri 4.0 büyümeye başlamış ancak mekatronik mühendisliği eş zamanlı büyüyememiştir. Bunun sonucu olarak alanında başarılı ve yetkin mekatronik mühendisleri iş başvurularını yurtdışına yapmaktadır. Bu gibi bir süreçte beyin göçünün oluşmasına neden olmaktadır. Bunun önüne geçmek için adım atmalıyız.

Savunma sanayisinde kurulan fabrikalar Endüstri 4.0 modeliyle kuruluyor. Akıllı fabrikalar olarak sınıflandırılan bu fabrika modelinde endüstriyel otomasyon ve bant sistemiyle üretim gerçekleştiriliyor. Üretimin planlamasını ve kurulan sistemlerin en verimli şekilde kullanılması mekatronik mühendisleri aracılığıyla sağlanıyor. Sistemi kurma, üretim bandını düzenleme, oluşan arızaları giderme, ihtiyaca yönelik elde bulunan sistemleri yeniden şekillendirme ve bunun programlarını yazma becerisini tek elde toplayan mekatronik mühendislerini etkin kullanmak önem arz etmektedir. İzlenen politika sonucunda savunma sanayisinde seri üretimin hızlanmasını, problemlere en hızlı çözümlerle yaklaşılmasını ve üretilecek parçaya en uygun üretim modelinin uygulanmasını sağlayacaktır. Dünya savunma sanayi sahasındaki rekabeti en uygun üretim modeli ve yetkin Mekatronik mühendisleriyle artıracaktır. Her geçen gün gelişen teknolojiye daha hızlı ayak uyduracak vasıflı elemanlar konusunda sorun yaşamamak için erken adım atmalıyız.