Beden çalıştıkça sağlıklı ve doğal bir halde dinçleşir, dinçleştikçe daha fazla çalışma yeteneğine ulaşır. O yetenek, başarılı bir yönetimle hem sahibi bireye, hem de mensubu olduğu topluma kısa, orta ve uzun vadeli kazanımlar sağlar. Tek bir unsurun dahi küçümsenmemesinin sebebi budur.

Birbirine eklenen zincirlerin temel halkası bireyin bedenidir. Her türlü büyük hamlelerin bütün zamanlarda küçücük bir adımla başlıyor olmasının izahı da bu olmalıdır. O bedenin mutlak surette sağlıklı beslenmesi, doğal güzergahında çalıştırılması, elde edilenlerin başarılı bir şekilde yönetilmesi, özelde aidiyet taşınan cemiyet ile evrensellik ifade eden dünyanın da çekim merkezi etrafında sistematik yolculuğunu sürdüren uyduluğa dönüştürür. Aksi halde uydulaşan bireylerden mürekkep toplum aslında başka çekim merkezlerinin etrafında dönüp durmaktadır. Yerinin sürekli farklılaşması, durumu kesinlikledeğiştirmemektedir. Başkaları için üretmekte ve de tüketmektedir.

Böylesine bir manzara, bahsedildiği üzere bedenin çalışması ve beynen çalıştırılmasının genel akışıyla bağlantılıdır. Tek bir bedenin yılın üç yüz atmış beş gününde, memleketin yedi bölgesinde, dünyanın beş kıtasında ya da iki yüz civarındaki ülkesinde hep aynı döngüye bağlı gelişimi mümkün değildir elbette.

Bulunduğu mıntıkanın haricine çıkıldığında zaten farklı bir çalışma temposuna odaklanan, oranın şartlarına ayak uydurmaya gayret eden, kendi yeteneğini yansıtmaya çalışan bedenin rahatsızlığının en belirgin göstergesi terlemeye başlaması, onunla baş ederken durumu kontrol edemediği takdirde çok daha fazla ter akıtması söz konusu olmaktadır. Konu, artık sadece bedenle de ilgili olmaktan çoktan uzaklaşır. Bedeni dışarıya karşı muhafaza eden, bakım durumunu yansıtan kıyafetleri de bundan nasiplenir. Aşırı noktaya geldiğinde eğer çare bulunmadığı takdirde sağlık tehlikeye girer. Tedavi için müdahale gerekebilir. Yani seyir halindeki taşıtta olduğu gibi yerine göre fren, yerine gör gaz sıklet noktası haline gelir yoksa hedefe ulaşabilmesi yanı sıra bedenin ayakta kalması da mümkün olamaz.

Bedenin yönetilmesi, kazandığı yeteneklerin idaresi kadar dışarıya aktarılanlardan kurtulmasıyla da doğrudan bağlantılıdır. Yalnızca çalışma ve çalıştırılma hususlarında ısrar edilmesi bir yönetimden ziyade debelenme ve debelendikçe daha fazla terleme, ondan da şımşırık olarak asli durumunu kaybetme olur. Beden ile kıyafet arasındaki uyumu sağlama beynin görevidir. Her türlü kıpırdanmada etkin bir görev üstlenen beyin vücuttaki olumlu ve olumsuz farklılaşma karşısında da kendiliğinden harekete geçmektedir.

Böyle olmakla beraber şımşırık olmadan elde edilen mevki, güç, başarının çok fazla bir anlamının olmayacağının da altı çizilmelidir. Başarı bir sonuç değildir, bir tercihtir. Öyle bir tercihtir ki terleme boyutu sonucun ölçüsünü yansıtır. Kazanımı, emeği simgeler. Hakkın karşılanma sürecinin özelliğini kaybetme ve soğuma zamanı kadar olduğunun ısrarla vurgulanması da muhtemelen bu yüzdendir. Bedenden çıkanın karşılığı elbisesindeki cebine konulabilmesi yeteneğin doğallaşmasını sağlayacak, yenileri ile tekrarlanarak kendini muhafaza edecektir.

Her bedenin şımşırık bir halde çalışma yeteneğine kavuşması şarttır ancak bütün zamanlarda böyle kalması ve sürdürmesi mümkün olamamaktadır. Oluşumu için ayrı, sonrası içinde ayrı bir yol haritası bulunmaktadır.