Anksiyete ruh ve sağlık bilimleri açısından kaygılarla ilgili durum olarak ele alınmaktadır. Bu durum kaygı bozukluğu olarak ifade edilmektedir. Normal bir yaşam içerisinde bazen endişe ve stres evrelerini kontrol edemediğimiz zaman bu rahatsızlık evresine farkında olmadan girebiliriz.

Bunun için toplumsal olarak halk salığı açısından anksiyete rahatsızlığına yönelik bilgilendirme çalışmalarının tertip edilmesi önem teşkil ediyor.

Anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler günlük hayatında ve iş hayatında malesef negatif bir duygu atmosferi içinde zaman zaman yoğun kaygılar hissetmektedirler. Bu kaygılar nedeniyle çevrelerine de olumsuz etki oluşturacak davranış ve durumlar sergileyebilirler.

Anksiyete krizlerinde kişi kendisini ifade edemez, telaşlı, kavgacı ve yüksek sesle hareket ederek normal bir iletişim ağının oluşmasına engel olabilir. Bu kriz sürecini yaşayanlara yakınlarının sabır ile yaklaşması ve önce sükûnet ile hastanın rahatlatılarak konunun istişare edilmesi en doru adım olacaktır.

Anksiyete bozukluğu tespiti ardından kısa sürede programlı bir psikolojik danışmanlık süreci ile tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Burada önemli husus sürecin farkına varıldığında geç kalınmadan bir klinik uzmanına başvurulması da fayda vardır. Erken tedbir almak ve ertelememek kişinin hayat kalitesi açısından faydalar sunacaktır.

Anksiyete bozukluğu olan kişilerde panik atak durumlarının da olması muhtemel bir süreçtir. Ansızın korkmak, telaşlanmak, küçük olayları büyütüp çözülmez hale getirmek vb. haller anksiyete bozukluğu sürecinde görünen önemli hususlardır.

Büyüklü küçüklü, eğitimli veya eğitimsiz herkesin yakalanacağı bir rahatsızlık türüdür. Çünkü temelinde stres vardır. Bu yüzden davranışlarında farklılık sezen her kim olursa olsun mutlaka bu süreci ciddiye alması gerekmektedir.

Bilimsel olarak konuyu ele aldığımızda kaygı, normal ve çoğu zaman da sağlıklı bir duygudur. Ancak düzenli olarak normalin dışında bir kaygı duyuluyorsa bu artık bir tıbbi hastalık haline gelebilir.Öncelikli olarak düşünceleri, duyguları, fiziksel durumu olumsuz bir şekilde etkiler. Başlıca atak belirtileri, endişeli ya da gergin olduğumuzda veya korktuğumuz durumlarda ki özellikle de gelecekte olabilecek durumlar hakkında endişeler duyduğumuzda ansızın ortaya çıkar.

İlk olarak uzmanlar eşliğinde anksiyete nedenleri tespit edilip sorunun nedenleri ve çözüm önerileri üzerine bir rehberlik programı oluşturulmalıdır. Kazanma, kaybetme, hırs, endişe, üzüntü ve ani kazalar sonrası oluşabilecek bir rahatsız süreci olan anksiyete Covid-19 ile birlikte sosyal hayatın zorlanması ardından hızlı bir şekilde arttığı düşünülüyor.

Toplumsal olarak bu konuda duyarlı olmak zorundayız. Trafikte ani tartışmaların artması, kişilerin birbirini yanlış anlayarak sürecin kavgalara dönüşmesi, sosyolojik ve ekonomik zorluklar ve zorunlu sağlık uygulamaları ile artan stres atmosferi bizleri farkında olmadan anksiyete rahatsızlığı içerisine sevk edebilir.