Türk Yurdu Türkistan Medeniyet Coğrafyamız Türküm demek ırkçılık mıdır?

Türk coğrafyasını ve Türk tarihini tanımayı veya konuşmayı ırkçılık olarak yaftaladık! Neden?
Üzülerek ifade etmek isterim ki medeniyetimize sırtımızı döndük. 

Oysa Türkistan bölgesinin ilim, bilim ve medeniyet merkezimiz olduğu dönemde dünyaya uygarlığı hediye etmişiz.

Harezm, Maveraünner, Horasan, Buhara, Semerkant’ın hayatımızdan, kültürümüzden çıkması ile geri kalma sürecimiz başlamıştır.

Afganistan Doğu Türkistan Özbekistan ve diğerlerinden bahasediyoruz. Bugün bu ülkelerin geldiği duruma bakarmısınız!
 
Özümüze, ruh kökümüze dönmeliyiz!

Farabi’yi neden tanımayız tanıtmayız.Farabi’nin Buhara’ya gelmesi ve oradan dünyaya ışık saçması neden bilinmez, neden bilmeyiz! Harezmi’yi Cabir'i neden bilmeyiz! İbni Sina’yı neden bilmeyiz!

Daha önce yazdığım bilim tarihinin öncü isimlerini tekrar yazmakta fayda görüyorum. 
Öncü bilim insanlarımızın bazıları,
Cebiri bulan bilim adamının Harezmi olduğunu,
Astronomi bilgini Uluğ Bey'i
İslam Hukuku alanında Serahsi yi ,
Devlet adamı olmasının yanı sıra, felsefe ve sosyoloji alanında çığır açan İbn'i Haldun'u,
Akşemseddin‘inPasteur’dan 400 sene önce mikrobu bulmuş olduğunu,
Büyük astronomi bilgini Ali Kuşçu'nun  ilk defa ayın şekillerini anlatan kitabı yazdığını,
Trigonometride tanjant, cotanjant, sekant, kosekant’ı bulan büyük alim Ebul-Vefa'yı,
İlk defa dünyanın döndüğünü Biruni'nin ispat etmiş olduğunu,
Avrupa’ya matematiği Ebul Kamil Şü'ca'nın öğrettiğini,
Med-Cezir (Gel-Git) olayını ilk defa bulanın Ebu Ma'şer'in olduğunu,
Dünyanın en büyük kaşifi, trigonometrinin Battani'nin olduğunu,
Atom bombası fikrinin babası ve kimya biliminin atası büyük âlim Cabir Bin Hayyan olduğunu,
Sekiz asır önce otomatik sistemin robotların kurucusu ve bilgisayarın babası Cezeri'nin  olduğunu,
Avrupalılardan 400 sene önce zooloji ansiklopedisini Demiri'nin  yazmış olduğunu,
Farabi‘nin filozof olduğunu, ses olayını ilk defa fiziki yönden açıklamış olduğunu, sesin fiziki izahını ilk defa onun yapmış olduğunu,
Matematikte ondalık kesir sistemini bulanın GıyasüddinCemşid olduğunu,
Cüzzamın sebebini ve tedavisini 900 sene önce İbn-i Cessar  bulduğunu,
Vebanın bulaşıcı bir hastalık olduğunu İbn-i Hatip'in ilmi yoldan açıklamış olduğunu,
Wright kardeşlerden bin sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştirenin İbn-i Firnas olduğunu,
İbn-i Karaka‘nın 900 sene önce harika bir torna tezgahı yaptığını,
İbn-i Türk‘ün cebirin temelini atan bilginlerden olduğunu,
Yedi asır önce güncele çok benzeyen dünya haritasını İdrisi'nin çizmiş olduğunu,
İbn-i Sina‘nın eserleri Avrupa’da üniversitelerde 600 sene ders kitabı olarak okutulduğunu, tıbbın babası olarak anıldığını, Avrupa’da AVICENNA olarak anıldığını,

Bugün Doğu Türkistan olarak bildiğimiz Çin işgalinde olan toprakların medeniyet merkezi olduğunu, İbni Sinan'ın yurdu olduğunu, İbni Sina’dan binlerce yıl öncesine dayanan yazılı tıp kitaplarının ve bilimin merkezi olduğunu, Kaşgarlı Mahmut’un yurdu olduğunu nice bilim ve medeniyet öncülerinin yetiştiği topraklar olduğunu neden bilmeyiz!?

Kadızade Rumi‘nin yaşadığı, asrın en büyük matematik ve astronomi bilgini olduğu ve fizik kurallarını astronomiye uyarlamış olduğunu,
Verem mikrobunu R. Koch’tan 150 sene önce Kambur Vesimi'nin keşfetmiş olduğunu,
İbnünnef’s’inavrupalılardan üç asır önce küçük kan dolaşımını keşfetmiş olduğunu,
400 sene önce güncele en yakın dünya haritasını Piri Reis'in çizmiş olduğunu,
İmamı Buhari ve Tırmizi’nin bu coğrafyanın alimleri olduğunu, bilmez ve bildiklerimizi gelecek nesillere aktarmaz isek vefasızlık ve köksüzlük yapmış olacağımızı, aşağılık kompleksinin kaçınılmaz olarak virüs gibi bulaşacağını bilmemiz gerekir. Onun için dünyada çığır açan bazı bilim adamlarımızı rahmet ve şükranla anmak, hatırlatmak istedim.

Bilim insanlarımızın isimleri üniversitelerimizde verilerek isimleri yaşatılmalıdır.

Medeniyet tarifi ile öncü ilim adamı sosyolog ve devlet adamı İbn-i Haldun‘un kitapları batı üniversitelerinde halen ders kitabı olarak okutulmaktadır.

Öncelikle bilim tarihimizi bilmemiz gerekiyor.
Türk tarhini ve Türkleri tanımaktan korkmayın!

Türk tarihi ve medeniyeti iftihar vesilemiz olarak anılacak övünç kaynaklarımızdan en önemlileridir.
Medeniyetimiz, insan odaklı, insanı yücelten, bilim ve teknoloji yarışında öncü olan ve adaletli olmayı, insan haklarını kul hakkı olarak gören merhameti düstur edinmiş bir geçmişe sahiptir.

Kendimizi başkalarının tarifi ile tanımaya son verip kendimiz olmak ve sorumluluk kuşanmak için hiç zaman kaybetmeden harekete geçmeli bilim nöbetini devralmalıyız!

Unutmayınız müsteşrik batılı tarihçiler Türkler olmasaydı tarih yazılamazdı demektedirler.

Tarih yazan bir milletiz!

Vesselam