18.06.2021, 21:56

Türkçe Ezan ve İbadet Dilinin Türkçeleştirilmesi

Son günlerde kamuoyunda ezanın Türkçe okunması, Kur’an mealinin Kur’an gibi tilâvet edilmesi ve bu bağlamda Türkçe ibadet konularının tartışıldığını görmekteyiz.

   Bu nedenle bu haftaki yazımda, tarihçi kimliğim ile siz değerli okurlarımız için “Türkçe Ezan” ve “Arapça ezan yasağının kaldırılması” konusunu değerlendireceğim.

  Demokrat Parti iktidarının gerçekleştirdiği önemli icraatlarından birisi olma niteliğini taşıyan Arapça ezan yasağının kaldırılması”  kararı, aradan 70 yıl geçmesine rağmen hala tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması amacıyla, “dinde reform” olarak tanımlanan bazı uygulamalara gidilmiştir. Türkçe ezan da bu kapsamda değerlendirilmiş ancak hiçbir zaman kabul görmemiş bir uygulamadır.

 Türkçe ezan konusu Cumhuriyetle birlikte ortaya çıkmış bir konu değildir. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde yaşanan dinin millileştirilmesi ve ibadet dilinin Türkçeleştirilmesi tartışmalarına kadar uzandığı bilinmektedir.

Cumhuriyet’in kurucu kadroları da Türk toplumunun çağdaşlaşması amacıyla özellikle Ziya Gökalp tarafından dile getirilen “ibadet dilinin Türkçeleştirilmesi” konusuna sahip çıkmıştır. Bu amaçla çok radikal diyebileceğimiz düzenlemelere gidilmiştir.

Bu düzenlemelerin amacı, dinin millileştirilmesi ve ulus inşasının hızlandırılmasıdır. Bu yönde yürütülen çalışmalarda Atatürk’ün amacının, Arapça’yı ibadet dili olmaktan çıkarıp, Türkçe’yi camiye hâkim kılmak olduğunu söylemek mümkündür.

İbadet dilinin Türkçeleştirilmesi çerçevesinde bir yandan Kur’an’ın Türkçe okunması çalışmaları sürerken, diğer yandan ezanın Türkçe okunması yönündeki çalışmalara da ağırlık verilmiştir.

 Kamuoyunda bir bilinç oluşturmak amacıyla, ‘‘Halk Türkçe Kur’an Dinlemek istiyor’’ başlığını taşıyan haberlerle gazetelerde bir propaganda faaliyeti başlatılmıştır. Bursalı Hafız Rıfat Bey gibi Kuran’ı Türkçe okumanın yararını savunan pek çok din adamı da bu çalışmanın içinde yer almıştır.

Atatürk’ün bazı din adamlarına Türkçe Kuran hediye etmesiyle de desteklenen kampanyanın büyük sürprizi, 30 Ocak 1932 tarihinde yaşanmıştır. O gün ikindi ezanının Türkçe okunacağını duyanlar, Fatih Camii önünde toplanmıştır. Toplanan bu kalabalığa, Hafız Rifat Bey, ezanı önce Arapça, ardından Türkçe okumuştur:

‘‘Allah büyüktür

Tanrı’dan başka tapacak yoktur

Ben şahidim ki Tanrım büyüktür...’’ sözleriyle ilk kez Fatih camiinden halka duyurulan Türkçe ezan, ertesi gün diğer minarelerden de duyulmaya başlanacaktır. Kampanya, Kadir gecesi, Ayasofya camiinde zirveye ulaşacaktır. 4 Şubat 1932 tarihli Cumhuriyet gazetesine göre, “o gece, Ayasofya’da 40 bin kişi teravih namazı kılmış, 30 bin kişi de cami dışında kalmıştır.”

Daha sonra ise Hafız Burhan, Sadettin Kaynak, Hafız Nuri gibi hafızların bulunduğu bir komisyon kurularak, ezanın Türkçe çevirileri yapılmış ve hangisinin daha uygun olduğu tartışılmıştır.

Sonuçta; 15 Temmuz 1932 tarihinde belirlenen şekli kabul edilerek,  16 Haziran 1950 tarihine kadar camilerde okunmuştur. Bu metin şu şekildedir:

“Tanrı uludur; (4 kez)

Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak, (2 kez)

Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed (2 kez)

Haydin namaza, (2 kez)

Haydin felaha (2 kez)

(Namaz uykudan hayırlıdır)

Tanrı uludur(2 kez)

Tanrı’dan başka yoktur tapacak.”

 Başlangıçta Türkçe ezanın uygulanması için; Adana, Amasya, Ankara, Balıkesir, Çeşme, Edremit, Kayseri, Konya, Kuşadası, İzmir, İzmit, Manisa, Rize, Şebinkarahisar, Trabzon, Van, Yozgat ve Zonguldak illeri uygun görülmüştür.

Ancak, 18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Riyaseti tarafınca yayınlanan “fetva mahiyetinde” 636 sayılı genelgeyle, Arapça ezan ve kametin okunması yasaklanmıştır.

Bu genelgeyle birlikte artık tüm camilerimizde ezan Türkçe okunmaya başlanmıştır. Ezanı Arapça okumakta ısrar eden imam ve müezzinler cezalandırılmıştır.

Belirlenen Türkçe ezan metni 26 Eylül 1932 tarihinde yurdun her yerindeki Evkaf Müdürlüklerine gönderilmiştir. Ezanın yanı sıra salanın ve tekbirin de Arapça okunması resmen yasaklanarak, Türkçe okunması emredilmiştir.

Diyanet İşleri Reisi Rıfat Börekçi imzasıyla, 4 Şubat 1933 tarihinde müftülüklere bir tamim gönderilerek, “Türkçe Ezan ve Kamet suretlerinin memleketin her tarafında bir ahenk, bir siyak dairesinde tatbikinin zaruri olduğunu, Türkçe Ezan’a riayet etmeyenlerin şiddetle cezalandırılacağını” duyurulmuştur.

Bu tamim sonrasında, 7 Şubat 1933 tarihinden itibaren bütün camilerde ezan ve kamet Türkçe okunmaya başlanmıştır.

Görüldüğü üzere; 18 Temmuz 1932’de de Diyanet Reisliği’nin tüm müftülüklere ezan ve kametleri Türkçe okuma talimatı vermesiyle başlayan bu süreç,  2 Haziran 1941 tarihine kadar hiçbir yasal düzenleme olmaksızın sürdürülmüştür.

 2 Haziran 1941 tarihiyle birlikte bu konuda çıkarılan bir yasa ile resmen uygumla alanına konulmuştur. Bu durum, 16 Haziran 1950 tarihine kadar devam etmiştir. 18 yıllık Türkçe ezan uygulamasına, 1950 yılının Ramazan ayında son verilmiştir.

 Ancak, “Ezan Türkçe mi okunsun, Arapça mı?” tartışmasının fırsat buldukça gündeme getirildiği görülmektedir. Bu şekildeki tartışmalar, 1960 yılına kadar devam etmiştir.

1960 Askeri Darbesinden sonra, Milli Birlik Komitesi’nden dinde reform yapmasını ve ezanın tekrar Türkçe okutulmasını talep eden yazılar yayınlanmaya başlanmıştır.

Bu hususta, Cemal Gürsel tarafından Türkçe Ezan ve Kur’an gündeme getirilmiştir. Ancak, Milli Birlik Komitesi’nde yapılan oylamada, ezanın Türkçe okutulmaması kararına varılmıştır. Bu karar bir bildiri ile kamuoyuna duyurulmuştur.

28 Şubat sürecine kadar gündemde olmayan Türkçe Ezan ve ibadet tartışmaları bu tarihten sonra yine kasıtlı bir şekilde gündeme taşınmıştır. Bu dönemde Arapça ezana dönüşün, Atatürk devrimlerinden ve laiklikten uzaklaşmaya neden olduğu değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu tartışmaların günümüzde de yeniden canlandırılmak istendiği görülmektedir.

Bugün hâlâ tek parti döneminin hiçbir zaman halkımızca kabul edilmemiş ve beğenilmemiş bir uygulaması olan Türkçe ezanı savunanların olması, milletin değerlerine yönelik bu sistematik saldırıların devam ettiğinin apaçık göstergesidir.

  Artık herkesin bütün açıklığı ile bilmesi gereklidir ki, sözleri bizzat Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünneti ile sabit olan ezan, İslâm dininin şiarı ve Müslüman varlığının/kimliğinin bir göstergesidir. İslâm inancının temel esaslarını içeren ve İslâm toplumunun ortak değeri olan ezan, aynı zamanda, İslâm birliğinin ve tevhîdin sembolüdür.

Anlam ve içeriği açısından ezan, hem namaz hem de İslâm için bir çağrıdır. İnsanlar bir taraftan namaza çağrılırken, diğer taraftan Allah’ın varlığı, birliği, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) O’nun elçisi olduğu ve asıl kurtuluşun âhiret mutluluğunda bulunduğu gerçeğini dile getirmektedir.

Sonuç olarak; Ezanın özgün şekliyle okunması gerektiği konusunda 15 asırlık bir gelenek ve ittifak söz konusudur. Ezan, İslâm’ın şiarı ve namaza davettir. Bu nedenle, Müslümanların hepsine bu davetin ulaştırılması ancak Arapça olarak okunmasıyla olur.

Bu vesileyle, Merhum Başbakanımız Adnan Menderes ve değerli dava arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum, Yüce Rabbim mekânlarını cennet eylesin inşallah…

Yorumlar (0)
banner331
33
açık
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 29 Temmuz 2021
İmsak 04:02
Güneş 05:49
Öğle 13:16
İkindi 17:11
Akşam 20:32
Yatsı 22:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@