TÜRKİYE’DE ENGELLİLERİN GÜNLÜK YAŞAMDA VE İŞ HAYATINDA KARŞILAŞTIĞI PROBLEMLER

TÜRKİYE’DE ENGELLİLERİN GÜNLÜK YAŞAMDA VE İŞ HAYATINDA KARŞILAŞTIĞI PROBLEMLER

Türkiye’de hiç de azımsanamayacak ve göz ardı edilemeyecek bir sayıdaki engelli camiası “hayatın içinde, eşit bir şekilde, hep birlikte gelecek kaygısı olmadan, güven içinde, rahatça yaşayabilecekleri engelsiz bir yaşam” ortamının sağlanması için onurlu bir mücadele vermektedir.

Engellilerin günlük yaşamlarında ve iş yaşamında karşılaşmış olduğu pek çok probleme rastlamaktayız. Örneğin; bedensel engellilerin ulaşılabilirlik rampalarının ve engelli asansörlerinin okullarda, iş yerlerinde ve diğer resmi dairelerde olmayışı bedensel engellilerimizin hayatını oldukça zorlaştırmaktadır.

Yine bu kapsamda işitme engelli vatandaşlarımızın resmi dairelerde ve özel sektörde işaret dili tercümanı olmaması, görme engelli vatandaşlarımızın sıklıkla karşılaştıkları kaldırımlara arabaların park edilmesi gibi daha pek çok problem onların hayatlarını oldukça zorlaştırmaktadır. Bize basit gibi görünen bütün bu problemler engelli vatandaşlarımız, kardeşlerimiz ve ailemizin birer ferdi olan bu kişiler için son derece önemlidir.

Bizim için son derece önemsiz gibi görünen, fakat toplumsal açıdan yaklaştığımızda son derece önemli olan bu problemler bazen çocuğunu okula götürürken, bazen okulda diğer öğrenci velilerinin ayrımcı bakış ve yaklaşımları nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkmasıyla birlikte bizleri derin bir üzüntüye boğan ve kısa bir süre sonra unutulup giden birçok olayı biliyoruz. En son Aksaray’da yaşanan üzücü hadisede, Merkez Mehmetçik İlkokulu'nda veliler, okulda eğitim gören otizmli öğrencilerin sınıflarının kapatılmasını talep etmiş ve okulun çıkış saatinde bir araya gelerek, otizmli çocukları yuhalamıştır. Kısa sürede ülkemizin gündemine oturan bu konuda gerekli incelemeler başlatılsa da kalpler kırılmıştır. Birçok anne ve babanın üzülmesine neden olmuştur.  Hepimiz şunu unutmamalıyız bu çocuklar bizim çocuklarımız ve ayrımcılık gözetilmeden eğitim ve iş yaşamlarına devam ettirmek zorundalar.

 Aslında hepimizin son derecede duyarlı olması gereken önemli bir konu olan engellilerin eğitimi ve istihdamı konusunda ülkemizde ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ailesinde ve yakın çevresinde engelli bireyi olan insanların her gün yaşadığı bu sorunlara, bir gün bizim de engelli olma ihtimalini göz önünde bulundurarak, aynı hassasiyetle duyarlı olmamız gerekmektedir.

 Yaşanan sorunlar açısından ele alındığında, duyarlı olmamız gereken konuların en başında engelli bireylerin insanî koşullarda yaşamlarını sürdürebilmeleri genel eğitim, mesleki eğitim, iyileştirme ve istihdam hizmetlerinin sağlanması büyük bir önem arz etmektedir.

Ülkemizde engelli bireylerin eğitim hayatından başlayarak iş yaşantısına kadar yaşadığı bu problemleri biz üç başlık altında inceleyebiliriz.

Birincisi hepimizin bildiği genel problemlerdir. Bu genel problemler daha çok iş yaşamı boyutunda karşımıza çıkmaktadır. Bilindiği üzere ülkemizde engellilerin istihdamına yönelik olarak, bir kota sistemi uygulanmaktadır. Bütün yapılan iyileştirici düzenlemelere rağmen, gerek kamu gerekse özel sektör için yasalarla getirilen kotalarda istenilen başarıya ulaşılamamıştır. Türkiye’de engellilerin temel eğitim ve mesleki eğitim olanaklarından yeteri kadar yararlanamadıkları görülmektedir.

İşverenler engellilik durumuna göre, oranları düşük olan engellileri iş alımında tercih etmeleri, engellilik oranı yüksek olanların işe girme şansı çok azalmakta, bu tür ağır engelliler için diğer ülkelerde uygulanan istihdam imkânları (korumalı işyerleri, evde çalıştırma) oldukça yetersiz kalmaktadır. Oysa engelli vatandaşlarımızı çalışabilecekleri ve daha verimli olabilecekleri alanlarda yerleştirilmesi iş verimliliğini artırdığı gibi istihdamı da yükseltir.

 İkincisi ise teknolojik ve altyapısal problemlerdir. Bu problemleri incelediğimizde genelde halkımızın ve işverenlerin engellilik konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını görmekteyiz. Bu durum ise sonucu itibarıyla engellilerin toplumsal alanların dışına daha fazla itilmesine neden olmaktadır. Çünkü istihdam, engellilerin yalnızca maddi anlamda topluma katılımı değil, aynı zamanda sosyal anlamda da toplumla bütünleşmesi demektir.

İşyerlerindeki teknolojik ve fiziki altyapı yetersizlikleri bazen engellilerin çalışma esnasında sorunlarla karşılaşmalarına neden olmaktadır. Bunların başında görme engellileri sıralayabiliriz. Yine aynı kapsamda ortopedik engelliler için de ulaşım ve fiziki çevre düzenleme yetersizlikleri aynı sorunlara neden olmaktadır. Bunun gibi pek çok problemi sıralayabiliriz. Yine bu konuda gösterilmesi gereken toplumsal duyarlılık ile problemler, gerek işverenlerin ve gerekse yerel yönetimlerce yapılacak düzenlemelerle aşılabilecektir.

Üçüncüsü ise ayrımcılık ile ilgili yaşanan problemlerdir. Bunlar engelliler açısından sıklıkla karşılaşılan ve ivedilikle çözülmesi gereken en önemli problemdir.  Bu bakımdan yaklaşıldığında ülkemiz genelinde engellilerin çalışma yaşamına girmeden önce ve çalışma yaşamına girerken ayrımcılıktan kaynaklanan birçok problemle karşı karşıya kaldıkları görülmektedir.

Çalışma yaşamı öncesinde, henüz eğitim aşamasında yaşıtlarıyla aynı koşullarda eğitim alamayan engelliler için yarışa en arka sıralardan başlamak kaçınılmaz olmaktadır. Mesleki eğitim olanaklarının engelliler için oldukça yetersiz olması, engellilerin hem üretkenliğini baltalamakta hem de işverenlerin mesleki eğitim alamamış engellileri tercih etmemesine neden olmaktadır. Buna bir de velilerin duyarsızlıkları eklenince problemler daha da üst seviyelerde kendisini hissettirmektedir.

Çok şükür ki bu konuda duyarlılık gösteren pek çok sivil toplum kuruluşu faaliyet göstermekte engellilerimizin eğitimi ve istihdamı için çalışmaktadır. Bu da engelli camiasını çok mutlu etmektedir. Örneğin Afyonkarahisar Dawn Sendomlular Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin faaliyetleri. Dayanışma Derneği Başkanı Fatma Mert’in hazırladığı sosyal sorumluluk ve istihdam projesi kapsamında down sendromlu 14 gencin işleteceği ´Melike Nur Melek Yüzler Kafe’de aynı zamanda gönüllü öğretmenlerce eğitimler de verilecek.

Bizleri çok mutlu eden bu güzel örneği yakından desteklemesi açısından Kırşehir'de otizmli çocuklarla ilgili çalışmaları başta olmak üzere hazırladığı projelerle Hindistan'da AKS Education tarafından ‘küresel öğretmen’ ödülüne layık görülen Menekşe-Ahmet YALÇINKAYA Anaokulu Müdürü Aynur BAYAZIT’ın faaliyetlerini söyleyebiliriz. Büyük özveri ve vizyonlu projeleri ile otizmli çocuklarımıza hizmet eden Aynur öğretmenlerimiz gibi çalışan pek çok öğretmenimizi sıralayabiliriz. Bunlar bizi mutlu eden örnekler.

  Sivil toplum kuruluşlarının bu çalışmaları yanında,  engellilerin hayatlarını kolaylaştıracak, yaşamlarını daha kaliteli bir şekilde sürdürebilmelerini sağlayacak çok sayıda düzenleme ve proje AK Parti’nin yürütülebilir başarılı çalışmaları sonucunda hayata geçmiştir. Sonuç olarak ben de engelli camiası bir çalışanı ve neferi olarak, Dünya İşitme Engelliler ve Engelliler Federasyonu Onursal Başkanı olarak, tüm halkımızın ve yöneticilerimizin engellilerin dertleri ile dertlenmesini, onların sorunlarını kendi sorunları gibi görmesini diliyor ve daha fazla duyarlı olmalarını bekliyorum.

Dr. Servet AVŞAR

YORUM EKLE

banner308