24.11.2020, 08:49

Türkiye’nin Askeri Gücünün Artmasından Neden Rahatsızlık Duyuluyor?

Savunma sanayiinde gerçekleştirilen birçok millî proje ile her geçen gün güçlenen ve kendisini yenileyen Türk Silahlı Kuvvetleri başta ABD olmak üzere tüm emperyalist ve sömürgeci ülkelerce yakından takip edilmektedir. 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkemizin güvenliğini sağlamak amacıyla teröre karşı yürütmüş olduğu başarılı operasyonlarından ve ülkemize karşı dayatılmaya çalışılan oldubittilere karşı durmak için her an savaşabilecek durumda hazır bulunuşluğundan büyük bir rahatsızlık duymaktalar.
Geçmişte Türkiye’yi sürekli küçümseyen, önemsiz gören, kararlarında ve icraatlarında hesaba katmayan bu emperyalist ve sömürgeci ülkeler aynı tavrı sürdüremeyeceklerini gördükçe hırçınlaşmaktalar. Her türlü diplomatik ve hukuki belgeyi, teamülü, uygulamayı hiçe sayarak, güç gösterileri ile sonuç almaya çalışmaktalar.
Bu saldırganlıklarında her seferinde karşılarında güçlü bir Türkiye ve güçlü bir Ordu ile karşılaşmaktalar. Doğal olarak bu durumdan büyük bir endişe ve rahatsızlık duymaktalar. 
Bir de buna Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sürekli dile getirmiş olduğu  “dünya beşten büyüktür” ifadesi eklenince duyulan rahatsızlık bir kat daha artmaktadır. 
Ülkemize karşı oldubittiye getirilerek kabul ettirilmek istenen hukuksuz işler karşısında Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ifade edilen “Türkiye kendi göbeğini kendisi keser, Türkiye Türkiye’den yönetilir, hiç kimsenin telkiniyle, baskısıyla geleceğini başkalarına teslim etmez” sözleri büyük tedirginlik ve endişeye neden olmaktadır. 
Bölgemizde dayatılmaya çalışılan sömürü stratejilerine karşı gösterilen bu kararlılıktan ve akılcı direnişten büyük bir rahatsızlık duyulmaktadır. Türkiye’nin kendisine karşı planlanan bütün oyunları bozmasından, ekonomik ve askeri bir güç olarak ilerlemesinden, kendilerine olan bağımlılığının azalmasından büyük bir rahatsızlık duyulmaktadır. 
Son dönemde büyük bir başarı ile yürütülmekte olan “Mavi Vatan” stratejisi ile denizlerimizdeki haklarımıza sahip çıkan mücadelemiz büyük bir endişeye neden olmaktadır. Türkiye ile başlayan bir uyanışın, yaygınlaşarak, küresel sömürü düzenlerine engel teşkil edebileceği düşüncesi ile Türkiye’yi ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı “saldırgan bir dış politika izlemekle” suçlamaktalar. 
Son dönemde adeta ağız birliği içerisinde bu yönde söylemlerde bulunarak, Türkiye’yi uyguladığı bu etkin politikalardan vazgeçirmeye, korkutmaya ve sindirmeye çalışmaktadırlar.
 Bu yöndeki ilk açıklamalar, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un haddini aşan şu ifadeleriyle başlamıştır; “Türkiye, Yunanistan’ın meşru haklarını görmezden gelerek Libya hükümetiyle de kabul edilemez bir anlaşma imzaladı. Türkiye’nin Kıbrıs açıklarındaki faaliyetleri de kabul edilemez. Aynı zamanda büyük bir devlete yakışmayacak provokasyonlar söz konusu. Türk halkı büyük bir halk. Ancak biz Avrupalılar artık Erdoğan hükümetine karşı daha açık olmalıyız.” 
Macron bu ifadeleri ile Türkiye’nin izlemiş olduğu politikalardan ne denli rahatsız olduğunu çok açık bir suretle dile getirirken, düşündüğü tek şey kendi sömürü düzenlerinin devamıdır.  Bu konuda çıkarları açısından büyük bir engel olarak gördüğü Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ana hedefe koymakta ve mücadele edilmesi gereken, baş düşman olarak ilan etmektedir. 
Yine bu yönde benzer bir açıklamaya, Amerika Birleşik Devletleri’nin Seçilmiş Cumhurbaşkanı Joe Biden’ın geçmiş tarihlerde yapmış olduğu bir konuşmasında rastlanmaktadır.  Biden bu konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan ve izlemiş olduğu politikalardan duymuş olduğu rahatsızlığı şu şekilde ifade etmektedir; “Bence Ona çok farklı bir yaklaşım uygulamalıyız. Muhalif liderleri desteklediğimizi açıkça göstermemiz lazım. Parlamento’ya katkı sunmak isteyen Kürt toplumunu entegre etmek için... Bu iş bir süre iyi gidiyordu. Bir yol haritamızın olduğunu açıkça göstermemiz lazım. Düşündüğümüz şeyle ilgili sesimizi yükseltmemiz lazım, bedel ödemeli. Nasıl çalışacaklarını anlamak için çevresinde F-15 savaş uçağı uçurdukları hava savunma sistemi olduğuna göre ona belli silahları satmaya devam edip etmeyeceğimiz konusunda bedel ödemeli.
Yani çok endişeliyim. Ama benim yaptığım gibi onlarla doğrudan temasa geçip Erdoğan’ı yenecek duruma gelmeleri için hala var olan Türk liderliği unsurlarından daha fazla verim almalı ve onları güçlendirmeliyiz. Darbe ile değil, seçim süreci ile... Partisi, İstanbul’dan dışarı atıldı. Peki, biz ne yapıyoruz? Burada oturup boyun eğiyoruz.
Bence bölgedeki müttefiklerimizle bir araya gelerek, onun bölgedeki faaliyetlerini nasıl izole edeceğimizle ilgilenmek bizim için son derece fazla iş olacak.” 
Joe Biden’in bu açıklamalarına benzer bir ifadeye İsarail merkezli JISS düşünce kuruluşu tarafından hazırlanan “21. yüzyılda İsrail için en büyük en büyük engel Türkiye” başlıklı raporda rastlanmaktadır. 
Bu raporda; Türkiye’nin iç ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere dış siyasetine yönelik çıkarımları ve İsrail’in Türkiye’ye karşı atması gereken adımların önerildiği, “İsrail politikası için tavsiyeler” ve “İsrail politikası için genel anlamda tavsiyeler” başlıklı bölümleri son derece önemli bilgileri içermektedir.
Rapor, “Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye, bölgenin ve İsrail’in istikrarını tehdit ediyor” ifadeleriyle başlamakta ve Türkiye’nin, Irak, Suriye, Katar ve Somali’de kurduğu askeri üsler ve Balkanlardaki faaliyetleri bölgesel istikrara bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. 
Yine Türkiye ve Libya arasında imzalanan MEB anlaşmasının Yunanistan’a meydan okumanın yanı sıra İsrail, Mısır ve Güney Kıbrıs’ın Akdeniz gazını Avrupa’ya taşıma planlarına da bir engel olarak görülmektedir. 
Ayrıca, “Türkiye’deki siyasi değişim ve dış politikasındaki yeni yönelimin Erdoğan dönemi sona erdiğinde bile ortadan kalkmayacak uzun vadeli eğilimleri yansıttığı” endişesi dile getirilmekte ve bütün bu duruma neden olan etkenler ayrıntılı bir şekilde ele alınarak, Türkiye’nin kendi istikrarları için bir tehlike oluşturduğu fikri işlenmektedir.
Yine bu yönde benzer bir ifadelere, Amerika Birleşik Devletleri’nin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, Türkiye ziyareti öncesi Fransız gazetesi Le Figaro’ya yapmış olduğu açıklamalarda rastlamaktayız. 
Burada Türkiye’nin Libya ile Doğu Akdeniz’deki politikalarına ve Karabağ’da Azerbaycan’ı desteklemesine ilişkin konuşan Pompeo, “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, Türkiye’nin son zamanlarda attığı adımların son derece saldırgan olduğu konusunda mutabık kaldık” ifadelerini kullanarak, ABD ve AB’nin Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini özellikle vurgulamıştır. Konuşmasının devamında ise; “Avrupa ve ABD, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı bu tür eylemlerin halkının çıkarına olmadığı konusunda ikna etmek için birlikte çalışmalı” diyerek, Türkiye’ye karşı eylem birliği içinde olma ikazında bulunmuştur. Ayrıca Türkiye’nin askeri gücünü de “Türkiye’nin giderek artan askeri kabiliyetleri bir endişe kaynağı” şeklinde değerlendirmiştir. 
Görüldüğü üzere, emperyalist ve sömürgeci düşünceye sahip tüm ülkeler, Türkiye’nin güçlenmesinden ve bölgesel bir güç olarak varlık göstermesinden büyük bir rahatsızlık duymaktalar. Biran önce de bu yükselişe engel olmanın çaresini aramaktadırlar. Birlikte hareket etme karar ve anlayışında birleşmekteler.
Sanırım yaklaşan dönemin en öncelikli konularından birisi bu olacaktır. ABD ve müttefiklerince Türkiye’yi politika değiştirmeye zorlayıcı bazı dışlamacı yaptırımlarla, bir güç birliğine gidilecektir. 
 Böyle bir durumda yapılması gereken tek şey ise, birlik ve beraberlik içerisinde, her alanda güçlü ve kalkınmış bir Türkiye hedefi ile hareket eden Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğindeki yerli ve millî bir stratejilere sahip çıkmaktır. 
Bu stratejiler çerçevesinde, ülkemizin çıkarlarını merkeze alan, bölgesel ve uluslararası barışa katkı sağlayan politikaları kararlı bir şekilde desteklemektir. Ülkemize yönelik olarak gelebilecek her türlü tehdit ve baskı karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte hareket etme azim ve kararlığını çok açık bir şekilde göstermektir.

Yorumlar (0)
banner331
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Yenilenen Logomuzu beğendiniz mi ?
Namaz Vakti 27 Ocak 2021
İmsak 06:44
Güneş 08:12
Öğle 13:22
İkindi 15:57
Akşam 18:21
Yatsı 19:44
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. Man City 19 41
2. M. United 19 40
3. Leicester City 19 38
4. West Ham 20 35
5. Liverpool 19 34
6. Tottenham 18 33
7. Everton 17 32
8. Arsenal 20 30
9. Aston Villa 17 29
10. Chelsea 19 29
11. Southampton 19 29
12. Leeds United 19 26
13. Crystal Palace 20 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 20 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 20 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@