Ünlü jinekolog Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, kadınlarda hormon bozukluğunun erken menopoz ve yumurtalık kanserine neden olabileceğini söyledi.

Gebeliğin ilk üç ayında dikkat edilecek hususlar Gebeliğin ilk üç ayında dikkat edilecek hususlar

Ünlü jinekolog Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, kadınlarda hormon bozukluğunun erken menopoz ve yumurtalık kanserine neden olabileceğini söyledi.

Ünlü Jinekolog Op. Dr. Şen, kadınlarda hormon bozukluğu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, hormonların vücudun habercisi olduğunu belirterek, hormonların üreme ve metabolizma olmak üzere vücuttaki çok önemli süreçleri yönettiğini kaydetti. Op. Dr. Şen, ’’Günümüzde birçok kadının yaşadığı sorun hormon bozukluğudur. Bu hormon bozuklukları, kadınlarda birçok hastalığa neden olmaktadır. Birçok kadın farklı sebeplerden hormon bozukluğu yaşayabilir. Hormon bozukluğunun temel birkaç belirtisi vardır. Bunlar, adet düzensizliği, akne problemleri, uyku problemleri, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, kilo alımı, bağırsak sorunları, memede kistler, göğüslerde hassasiyet, kısırlık, saç dökülmesi, göz kuruluğu, aşırı tüylenme ve kilo almak olarak karşımıza çıkmaktadır’’ dedi.

’’Stres hormonları etkileyen en önemli faktördür’’

Hormon bozukluğunun birçok sebebinin olabileceğine değinen Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, ’’Başlıca birçok hastalığın sebebi olan stres hormonları da etkileyebilen önemli bir faktördür. Vücudumuzda stres hormonu olan kortizolün temel görevi kan basıncını yükseltmek, kan şekerini ve bağışıklık sistemini düzenlemektir. Ancak çok stresli olduğumuz durumlarda stres hormonları bize ciddi sorunlara yol açar. Stres bizi yanlış beslenmeye sürükler ve tatlıya yani şekere olan ihtiyacımızı arttırır. Aynı zamanda bu durum östrojen, insülin ile ilgili önemli sorunları beraberinde getirir. Bu da hormonal bir bozukluk olarak ortaya çıkar. Bir diğer hormon bozukluğunun sebebi olabilecek durum ise vücudumuza dışardan giren toksin maddeler. Dışardan vücudumuza giren birçok toksin madde vardır. Bu aldığımız toksinler hormonların doğal sistemini bozarak dengesizliklere yol açarlar. Üstelik bu toksinlerden kaçmamız neredeyse imkansızdır. Çünkü her gün kullandığımız diş macununda yemek yediğimiz tabakta tuttuğumuz bardakta, sıktığımız parfümde bulunurlar. Bütün günlük hayatımızın içindedirler. Bunlardan biri olan ksenoöstrojenler, tıpkı östrojen hormonuna benzer ve gerçek hormonların kaçmasına yol açar. Üreme sistemini bozan ksenoöstrojenler, üreme ve gelişim problemine yol açarlar. Ve bunların hepsi birer hormonal bozukluktur. İlerleyen yaş da hormon bozukluğuna sebep olabilir. Kadınların yaşı ilerledikçe hormonlarında ciddi değişimler meydana gelir. Vücutlarında bulunun testesteron seviyesi azalmaya başlar. Aynı şekilde östrojen seviyesinde düşüş yaşanır. Bu durum cinsel isteksizliğe, metabolizmanın yavaşlamasına, saç dökülmelerine, vücut sıcaklığının düşmesine, kalp hastalıklarına neden olabilir. Ve bu durumlarda hormonal bozukluk sıkıntısıdır. Bunların beraberinde hormonal bozukluğun yol açtığı hastalıklar vardır. Bunlar polikistik over sendromu, erken menopoz, yumurtalık kanseri ve birincil yumurta yetmezliğidir. Hormon tedavisi hormondan hormona değişiklik göstermektedir. Genel olarak çeşitli ilaç tedavileri tercih edilir. Tedaviye başlanmadan önce çeşitli kontroller fiziki muayeneler, ultrason görüntüleri ve laboratuvar testleriyle hormon dengesine neden olan faktörler belirlenir. Daha sonra ise uygun ilaç tedavisine başlanır. Östrojen ve progesteron formları hormon bozukluğunun tedavisi, bozukluğun ortaya çıkma nedenine göre değişiklik göstermektedir. Gerekli ilaç tedavisine ek olarak ise sağlıklı beslenme, egzersiz yapma, düzenli uyumak gibi doğal çözümlerde önerilmektedir. Bunun yanı sıra hormon yenileme ilaçları ve çeşitli kremler kullanılarak hormonların dengelenmesi sağlanır’’ diye onuştu.