Aile ve Gençlik Fonu'na başvurular son hızıyla sürüyor Aile ve Gençlik Fonu'na başvurular son hızıyla sürüyor

Bu kararın gerekçesinde, AYM'nin verdiği ihlal kararının, Anayasa'nın 14. maddesini işlevsiz hale getirdiği ve bu kararların denetlenemeyeceği iddiasının büyük tehlikeler içerdiği vurgulandı.

Atalay'ın Durumu ve Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Gezi Parkı davası kapsamında 18 yıl hapse mahkum edilen ve Türkiye İşçi Partisi'nden Hatay milletvekili seçilen Atalay hakkındaki AYM'nin ikinci ihlal kararını inceledi. Kararın gerekçesinde, Atalay'ın mahkumiyet hükmünün daha önce onandığı ve AYM'nin ihlal kararına rağmen bu hükme uyulmama kararı verildiği belirtildi.

AYM'nin Yetki Sınırlarını Aşması ve Yargıtay'ın Tepkisi

Kararda, bireysel başvurular sonucunda verilen kararların Resmi Gazete'de yayımlanma zorunluluğu olmadığına dikkat çekilerek, AYM'nin yasal yetkilerini aşarak, hukuki değerden yoksun şekilde bazı kararları Resmi Gazete'de yayımladığı öne sürüldü. Bu durumun, AYM'nin Anayasa'dan almadığı bir yetkiyle yargı kurumlarını denetleme süper temyiz merci haline gelmesine neden olduğu savunuldu.

Yargıtay'ın Eleştirisi ve Anayasa Tehlikeleri

Daire, 8 Kasım 2023'te verdiği Şerafettin Can Atalay hakkındaki iş kararıyla, denetimsizlik nedeniyle Anayasa hükümlerini uygulanamaz hale getiren keyfi kararların alındığına dikkat çekti. AYM'nin, Anayasa'yı işlevsiz hale getiren kararlarının denetlenemeyeceği iddiası ve sınırsız yetkilerle donatılması, büyük tehlikelere yol açabilir.

AYM'nin İhlal Kararlarının Olası Sonuçları

Kararda, AYM'nin Can Atalay ve Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki ihlal kararlarının kabul edilmesinin "vahim sonuçların ortaya çıkmasına" neden olabileceği ifade edildi. AYM'nin, Anayasa'yı yorumlama yetkisinin mutlak olduğunu ve bu yorumun herkese bağlayıcı olduğunu belirttiği vurgulanarak, bu kabulün son derece sakıncalı olduğu kaydedildi.

Yargıtay'ın İhlal Kararı ve Anayasa'nın Tehlikesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında, AYM'nin verdiği ihlal kararıyla "bireysel başvuru yolu ile Anayasa'nın 14. maddesinin işlevsiz hale getirildiği" vurgulandı. Ayrıca, Anayasa'nın koruma altına alınan hükümlerinin bu şekilde yorum yoluyla uygulanamaz hale getirilmesi tehlikesine dikkat çekildi.