Türkiye Cumhuriyeti Devleti üç kıtada dünyaya huzur ve adalet sunmuş olan Osmanlı ve Selçuklu mirasçısı olan güçlü bir devlettir.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında belirlenen sınırlar ile bağları koparılan ülkeler şuan muhalif partiler tarafından seçmen kitlelerine bu ülkelerdeki vatandaşları yabancı ve istenmeyen nüfus kitlesi olarak göstermeye gayret ediyor. Oysa bin yıllık bir birliktelik ile yaşayan bu insanlar aynı soydan veya dost ve akraba toplulukları olarak bir arada barış içinde yaşanmıştır.

Özellikle Afganistan’dan Türkiye’ye gelen Özbek ve Türkmen sığınmacılar ata toprağına sığınma gayesi ile yola çıktılar. Üstelik bu yeni karşılaşılan bir durum da değildir. Türkiye ilk mülteci konusunu ikinci Beyazıt döneminde İspanya’dan kaçan Yahudiler olarak ele almıştır. Sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün balkanlardan gelen Bulgar Türklerine kapıları açması koruyucu ve örnek bir davranış olmuştur.

Ayrıca Kenan Evren cumhurbaşkanı olduğu dönemde Afganistan’dan gelen sığınmacılar için Hatay ve Tokat ilinde mahaller kurulup yerleşik hayata uyum sağlamak için imkanlar sunulmuştur. Her iki ilde sığınmacı olan Afganistan vatandaşlarına balık ikram etmek yerine balık tutma imkanı sunulup çalışıp hayatları devam ederken devletimize katkı sunmaları fırsatı verilmiştir.

Muhalif partilerin insanlık namına konuya odaklanmak ve ırkçı söylemlerden vaz geçmesi için konuya hassas bir şekilde yaklaşması gerekiyor.

Türkiye güçlü bir devlettir. Sığınmacı olarak gelen dost ve akraba topluluklarını eğitip Türk kültürü ve ahilik şuuru ile rehabilite ederek gelecek zamanda ülkelerine döndüklerinde muasır medeniyetin zihin kodlarını yaymak için çaba sarf ederken muhalif partilerin milliyetçi ve devletçi bir düşüncede vatan şuuru ile konuya hassas bir şekilde yaklaşması en doğru adım olacaktır.

Zorunlu göçün yaşandığı ve savaş süreçlerinin devam ettiği ülkelerde barış ve düzenin korunması için gayret eden cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a destek olmalıyız. Mart ayında gerçekleşen NATO zirvesinde bu konulara değinerek diğer devlet başkanlarına örnek teşkil eden gayretlerine ana muhalefet partisinin de destek olması cumhuriyetciliğin bir gereğidir.