Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay: “2020 yılı büyüme hedefimiz yüzde 5 olarak belirlenmiştir”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cari işlemler dengesinin Yeni Ekonomi Programında öngörüldüğü şekliyle 2020 yılında makul düzeylerde bir açık vermesi beklenmektedir. Enflasyondaki gerilemeyle birlikte risk primlerindeki düşüş ve kaliteli sermaye girişleri için ortamın elverişli hale gelmesi dış finansmanın temel belirleyicisi olacaktır. Bu kapsamda cari işlemler açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2020 yılında yüzde -1,2 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay: “2020 yılı büyüme hedefimiz yüzde 5 olarak belirlenmiştir”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cari işlemler dengesinin Yeni Ekonomi Programında öngörüldüğü şekliyle 2020 yılında makul düzeylerde bir açık vermesi beklenmektedir. Enflasyondaki gerilemeyle birlikte risk primlerindeki düşüş ve kaliteli sermaye girişleri için ortamın elverişli hale gelmesi dış finansmanın temel belirleyicisi olacaktır. Bu kapsamda cari işlemler açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2020 yılında yüzde -1,2 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

Üretimdeki dönüşüme bağlı olarak önümüzdeki dönemde yüksek katma değerli ürün ihracatının artırılmasını beklemekteyiz. Bu durum aynı zamanda yerlileştirme yoluyla ithalata olan bağımlılığın azaltılmasıyla da desteklenecektir. Seyahat gelirlerinin de önemli derecede artacağı öngörüsü neticesinde cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşme sağlanacak, dış finansman ihtiyacı azalacak, dengeli ve sürdürülebilir büyüme eğilimi korunacaktır.

Türkiye önümüzdeki dönemde de yeni nesil uygulamalarla hızlı ve kolay ticaretin adresi ve bölgesinde güvenli bir liman olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

“Kadın istihdamı için 2020 yılında da güçlü bir destek paketini uygulamaya koyacağız”

2018 yılında yaklaşık 550 bin kişilik ilave istihdam sağlandığını ve işsizlik oranı yüzde 11 seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Fuat Oktay, “Büyümedeki gelişmeler istihdama da yansımakta, işgücü piyasamız ekonomideki büyümenin yönünden etkilenmektedir. Nitekim, 2018 yılının ikinci yarısında başlayan ekonomik yavaşlama neticesinde, işsizlik oranının, 2019 yıl sonunda yüzde 12,9 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

Diğer taraftan, 2020 yılında hedeflenen yüzde 5’lik büyüme ile birlikte iktisadi faaliyette toparlanma ve bunun sonucunda işgücüne katılım ve istihdam oranlarında iyileşme kaydedilmesi öngörülmektedir. İstihdama yönelik olarak iktisadi güven ortamının güçlenmesi sonucunda ertelenmiş yatırımların hayata geçirilmesi ve üretimdeki artışla birlikte, istihdam teşviklerinin etkili bir biçimde uygulanmaya devam edecektir.

Ayrıca işgücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacaktır. Bu çerçevede, işgücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesi öngörülmektedir.

Kadın istihdamı için 2020 yılında da güçlü bir destek paketini uygulamaya koyacağız. Kadınların çalışma hayatına girişini kolaylaştıracak ve kadın istihdamını yükseltecek esnek çalışma imkanlarının artırılması, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, çocuk bakım hizmetleri ve ihtiyaca göre belirlenmiş mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması için teşvik uygulamalarımızı artırarak sürdüreceğiz.

İstihdam teşviklerinin ihtiyaçlara göre yeniden tasarlanarak hayata geçirilmesi ve gençlerin iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun mesleki eğitim programlarına dâhil edilmesi suretiyle genç işsizliğinin azaltılmasını sağlayacağız.

Bu çerçevede, 2020 yılında 2019 yılına göre istihdamın 1 milyon 52 bin kişi artması, işsizlik oranının ise yüzde 11,8’e gerilemesi beklenmektedir. Yeni Ekonomi Programı’na göre önümüzdeki üç yılda istihdamı 3,2 milyon kişi artırarak 2022 yılında işsizliği yüzde 9,8’e indirmeyi hedefliyoruz” dedi.

“Kamu maliyesinde bugüne kadarki kazanımlar”

Kamu maliyesinde en önemli kazanımlardan birisinin faiz ödemelerinin bütçe içindeki payını azaltmış olmaları olduğunu kaydeden Fuat Oktay, “2002 yılında faiz harcamalarının bütçe giderleri içerisindeki payı yüzde 43,2 iken, 2020 yılı bütçesinde bu oranın yüzde 12,7 seviyesinde kalması öngörülmektedir. Bu çerçevede oluşturduğumuz mali alanla vatandaşlarımıza hizmet olarak ayrılan kaynakların miktarını önemli ölçüde artırdık.

Vergi gelirleriyle faiz giderlerini karşılaştırdığımızda da benzer bir görünüm ortaya çıkmaktadır. 2002 yılında toplanan her 100 liralık verginin 85,7 lirası faiz harcamalarına giderken, 2020 bütçesinde sadece 17,7 lirasının faiz harcamalarına ayrılacağı tahmin edilmektedir. Kamu maliyesinin bir diğer önemli kazanımı ise borç stokunda ciddi oranda bir düşüşün sağlanmasıdır. 2000’li yılların başında Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla içindeki payı yüzde 76,1 seviyesinde bulunan Avrupa Birliği tanımlı borç stoğu seviyesi 2019 yılı ikinci çeyreği itibariyle yüzde 32,2 seviyesindedir. Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre, aynı dönemde 28 AB üyesi ülkenin borç stoğunun Gayri Safi Yurtiçi Hâsılaya oranı yüzde 80,5 düzeyindedir. 2019 Ekim ayı IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporuna göre söz konusu oran gelişmiş ülkeler için yüzde 103,1; gelişmekte olan ülkeler için ise yüzde 53,3 seviyesinde bulunmaktadır.

Yüzde 32,2 ile borç stoğumuzun düşük seviyelerde bulunması maliye politikamızın işlevselliğini önemli ölçüde arttırmıştır. 2019 yılında yüzde 32,8 olması beklenen AB tanımlı genel yönetim borç stokunun Gayri Safi Yurtiçi Hâsılaya oranının 2020 yılı itibarıyla yüzde 33,2 ve Yeni Ekonomi Programı dönemi sonunda ise yüzde 32,3 seviyesine gelmesini hedefliyoruz” diye konuştu.

“11. Kalkınma Planında öngörülen perspektif ve bütçe politikaları”

Planda verimlilik odağında, sanayi sektörünün itici güç rolünü üstlendiği, ihracata dayalı istikrarlı bir büyüme modeli çerçevesinde hedefleri belirlediklerini söyleyen Fuat Oktay, “Belirlediğimiz büyüme modelinde bir taraftan yatırımların üretken alanlara yönlendirilmesi, diğer taraftan da yurtiçi tasarrufların artırılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda plan dönemi sonunda yurtiçi tasarrufların milli gelire oranının yüzde 30’un üzerine çıkarılmasını hedefliyoruz. Kalkınma Planında yurtiçi tasarrufların artırılması için hane halkı ve firmaların tasarrufa özendirilmesinin yanında kamu tasarruflarının artırılması ve bu tasarrufların ekonominin verimli alanlarındaki yatırımlara yönlendirilmesini öngörmekteyiz. Planda öngörülen büyümeyi destekleyici maliye politikalarının hayata geçirilebilmesi için program bütçe sistemine geçilmesinin yanı sıra maliye politikasının etkinliğini artırmak için harcamalar gözden geçirilmektedir. Buna ek olarak vergi adaletini güçlendirecek ve vergi tabanını genişletecek revizyonların yanı sıra yerel yönetimlerin öz gelirlerinin artırılması da öngörülmektedir.

Ayrıca, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi için kayıtlı istihdamın artırılması, sistemin kapsadığı nüfusun genişletilmesi ve prim tahsilatlarının artırılması sağlanarak emeklilik ve sağlık harcamalarının kamu maliyesi üzerindeki baskısının kontrol altında tutulması hedeflenmektedir” şeklinde konuştu.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER