Vücutta omega 3 ile omega 6 yağlarının belirli bir denge içerisinde olması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Murat Keklikoğlu, "Omega 6 yağları inflamasyon sürecinde rolü olan yağlardır ve yeterli miktarda omega 3 alımıyla dengelenmesi gerekir” dedi.

Gözden kaçırmayın

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde Ankara ve İstanbul’da tansiyon ve nabız ölçümü yapıldı 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde Ankara ve İstanbul’da tansiyon ve nabız ölçümü yapıldı

Vücutta omega 3 ile omega 6 yağlarının belirli bir denge içerisinde olması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Murat Keklikoğlu, "Omega 6 yağları inflamasyon sürecinde rolü olan yağlardır ve yeterli miktarda omega 3 alımıyla dengelenmesi gerekir” dedi.

Omega 3 yağ asitlerinin vücudun ihtiyaç duyduğu ve sağlık için hayati öneme sahip mikro besinler olduğunu belirten Güven Çayyolu Cerrahi Tıp Merkezi Sağlıklı Yaşam Danışmanı Uzm. Dr. Murat Keklikoğlu, hücrelerin, özellikle de beynin düzgün çalışması için omega 3 yağ asitlerinin gerekli olduğuna dikkat çekti. Omega 3’ün faydalarına ilişkin bilgiler paylaşan Keklikoğlu, “Omega 3’ün faydaları arasında bağışıklığı güçlendirmesi, kalp damar sağlığını korumaya yardımcı olması, kemiklerin zayıflamasını önlemesi, depresyon ve anksiyeteye karşı etkili olması gösterilmektedir. Ayrıca omega 3, anne karnındaki bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için de oldukça önemlidir. Bu nedenle hamileler ve çocuklar başta olmak üzere tüm bireyler, yeterli omega 3 alımına dikkat etmelidir” dedi.

Günlük omega 3 ihtiyacının 1 gram ile 3-4 gram arasında değiştiğini kaydeden Keklikoğlu, her takviye gibi omega 3 alımında da mutlaka hekime danışılması gerektiğine vurgu yaptı. Keklikoğlu, omega 3 yağ asitlerinin inflamasyonu güçlü bir şekilde önlemesinin yanı sıra beyin ve sinir sisteminin yapısı için büyük öneme sahip olduğunu bildirdi. Omega 3’ün yeterli miktarda alınmaması durumunda birçok kronik hastalığın ortaya çıkma riskinin arttığını söyleyen Keklikoğlu, “Omega 3 yağ asitleri, kimyasal olarak uzun zincirli yağ asitleridir. Genel iyilik hali için en önemlileri EPA ve DHA yağ asitleridir. EPA ve DHA’nın anne sütünde, alglerde (su yosunu), balıklarda, otla beslenen mera hayvanlarının etlerinde mevcuttur. EPA ve DHA insan vücudunda ALA’dan (Alfa-Linolenik Asit) yapılabilmektedir. Ancak üretimi yeterli olmayabilir. ALA en fazla keten tohumu, chia, haşhaş, semizotu, kabak çekirdeği ve cevizde bulunur” ifadelerini kullandı.

"Omega 6 miktarı, omega 3’ü aşmamalıdır"

Vücutta omega 3 ile omega 6 yağlarının belirli bir denge içerisinde olması gerektiğini ifade eden Keklikoğlu, "Omega 6 yağları inflamasyon sürecinde rolü olan yağlardır ve yeterli miktarda omega 3 alımıyla dengelenmesi gerekir. Omega 6 miktarı, omega 3’ü aşmamalıdır. Oysa günümüz toplumunda omega 3 ve omega 6 dengesizliği oldukça yaygındır. Modern beslenme tarzında maalesef omega 6 alımı çok yüksek olmasına karşın omega 3 alımı genellikle düşük kalmaktadır. Bu durum kronik inflamasyon ve ona bağlı hastalıklara yol açmaktadır. Omega 3 yağ asitlerinin alımını artırmak inflamasyonu önlemenin önemli bir adımıdır” dedi.

Omega 3’ün faydaları nelerdir?

Yeterli omega 3 alımının bilişsel işlevler, inme riski, beyin kan akımı, DEHB (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu) semptomları, migren, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalık riskinin azalmasında etkili olduğunu söyleyen Keklikoğlu, "Omega 3 yağları hücrelerimizin yapı taşları arasındadır. Hücre zarlarının bir kısmını oluşturan çoklu doymamış yağlar omega 3 yağları EPA ve DHA’dır. Hücrelerin düzgün çalışması için omega 3 yağ asitlerine ihtiyaçları vardır. Vücuttaki her hücre kolesterol, doymuş yağlar ve çoklu doymamış yağların birleşiminden oluşur. Omega 3 yağları hücrelerimizin yapı taşları arasındadır” diye konuştu.

Keklikoğlu, balık yağının uygun koşullarda saklanması gerektiğine de dikkat çekti.